Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
18
 

SUBAY SİLAHI

 

Bir aralar  yakın tarihimizde hiçbir silah üretemeyişimiz bana garip gelmişti. Özellikle Abdülhamit’ten sonra bir silah geliştiremeyişimiz, devam eden Balkanlar ve ilk dünya savaşında toptan silah alışımız dikkat çekiciydi. Halkımızın en sevdiği ve üzerine türküler yakılmış Mauser piyade tüfeğinin hakları 1932 yılında Almanlardan satın alınarak Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğünce  (sonra MKE) üretilmişti. Bu tüfekle askerlik yaparken tanışma fırsatım olmuştu. Daha sonra Alman Walter marka tabancanın hakları satın alınarak Kırıkkale ismiyle üretilmişti.

Bir doğa yürüyüşü sırasında kendime yakın gördüğüm emekli ast subay Recep YAVUZ’ a,

-Kaleşnikof bir Rus subay, uzi İsrail ordusundan bir binbaşı tarafından yapılmış. Neden bizim bir silahımız yok diye şikayet etmiştim. Bir kaç gün sonra elektronik posta gönderdiğini görmüş, açınca Bora-12 keskin nişancı tüfeğini görmüştüm. Recep bey,

-Bunu bir jandarma ast subay yapmış diyordu. Sevindim ama benim arayışım sona ermemişti, böylesine zeki bir milletin bir piyade tüfeği yada milli bir tabanca yapamayışını kabul edemiyordum. Evet, Özallı yıllarda Giresun’da bir tabanca fabrikası açıldığını duymuştum. Daha sonra MPT projesi de yüz güldürücü sonuçlar vermişti. Ancak zincirin halkalarında bir kopukluk olduğuna inanıyordum. Bir gün internette gezerken Nuri Kılligil paşayı ve kendi ürettiği tabancasını görünce eski bir dostumu görmüş kadar sevinmiştim.

Enver paşanın akrabası olan bu yiğit insan 1925 yılında askeriyeden emekli olunca önce kardeşiyle birlikte çinicilik fabrikası kurmuşlar ancak kardeşi vefat edince onu kapatıp, Zeytinburnu’nda metal eşya (tencere-soba)yapan bir fabrikayı satın alıp, savunma sanayinin çekirdeği sayılacak üretimler yapmaya başlamıştı. Aslında bu konuya uzak da sayılmazdı, Milli mücadele yıllarında Erzurum’daki depolarda bulunan ele geçirilmiş yada kullanılamayan silah ve bombaları tamir ederek kullanıma sunmuştu. Ordumuzun ihtiyacı olan top mermileri, uçak bombaları yapan Nuri Paşa bizzat kendisinin çizip, Polonya Patent Enstitüsünden beratını aldığı tabanca ve havan topunun üretimine başlamıştı.

Tabanca ve havan toplarını MSB tarafından satın alındığı gibi çevremizdeki devletlere de satılır olmuştu. Daha sonra fabrikasını daha müsait olan Sütlüceye taşımıştı. Paşanın yaptığı işler yani otadoğuya silah satılması malum ülkelerin hoşuna gitmiyordu.2 Mart 1949 günü fabrikada yangın çıktığı haber verilince müdahale etmek için atelyeye koşmuştu, ancak yirmi yedi arkadaşıyla birlikte havaya uçtu. Bunun üzerine 23 Mart 1949 günü meclis kapalı oturumunda olay konuşulmuş, ancak devlet sırrı mazeretiyle dışarıya bilgi verilmemişti. Ne gariptir ki on dört gün sonra hükümet İsraili tanıyan ilk Müslüman ülke oluyordu.

Patlamayla birlikte bütün projeleri yüz üstü kalan Nuri Kılligili hayırla anıyorum. Onun başlattığı savunma sanayi çalışmalarının yüzümüzü güldürecek çalışmalara imza atacağına inanıyorum.

Birgül EKİM bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 24
Kayıt tarihi
: 25.07.20
 
 

herkese iyi günler dilerim,Isparta doğumluyum,  teknik öğretmenim.TDF Dağcılık eğitimi aldım.Doğayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster