Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
4899
 

Subniminal telkin verme yöntemi.

Hipnoz, bilinci devre dışı bırakılarak bilinçaltına ulaşıldıktan sonra beş duyuya etki edilerek yaratılan farklı bir bilinç halidir, şeklinde tanımlanabilir. Hipnoz, tanrısal bir güç olmayıp, tamamen bilimsel temele dayalı bir uygulamadır. Hipnoz sırasında, beş duyuyu etkileyerek insanların bilinçaltına yerleştirilen telkinlerle insanların davranış ve alışkanlıklarını değiştirmek mümkün olmaktadır.
Bu amaçla, yıllardır yapılan hipnoz uygulamaları gelişerek ve çeşitlenerek günümüzde bir çok alana yayılmıştır. Konuyu birkaç örnek vererek açmak gerekirse; Eğitim alanında, öğrencilerin sınav korkusunun geçirilmesi ve performanslarının arttırılması için hipnozdan yararlanılmaktadır, Tıp alanında, özellikle psikiyatride fobilerin ve bir çok hastalıkların tedavisinde, cerrahi branşlarda hipno-anestezi olarak, diş hekimliğinde diş gıcırdatmalarının önlenmesinde, diş çekimi gibi daha bir çok uygulamada, kadın doğum ve daha bir çok alanda, hipnoz ve telkin yöntemleri kullanılmaktadır.
Hipnozun uygulama şekillerinden biri de ‘Subliminal Telkin Verme Yöntemi’ dir. Bu yöntemde değişik şekillerde telkinler verilebilmektedir. Bu yöntemler zaman zaman sanat çalışmalarında, müzik alanında, sinema filmlerinde, reklamcılık, siyaset ve daha bir çok alanda kullanılmaya başlanmıştır.
Bu yöntemin tarihsel gelişimine kısaca bir bakacak olursak;1920 li yıllarda BBC, ilk olarak radyo yayına başladığı zaman halk, radyonun kötü bir şey olduğu görüşündeydi. Onun şeytanın sesi olduğunu kabul ediyorlardı. BBC radyoda bu kanıyı değiştirmek için girişimde bulundu. Toplumu etkilemek ve bu düşünce sistemini temelden değiştirmek için nasıl bir bilinçaltına yönelik (subliminal) mesaj kullanılabileceğini araştırdı. Bunun için bulunan teknikte, duyulan normal radyo seslerinin geri planında gerçek amaca yönelik telkinler kullanıldı. Bu kelimeler öndeki seslere sanki incecik bağlarla bağlanmış gibi zayıftı. Yokmuş gibiydi, fakat net olarak işitilebiliyordu. BBC normal bir konuşmada geri plandaki bu mesajların bilinçaltı tarafından kabul edildiğine inanıyordu.
İkinci cihan harbinde, pilotların ve ateş etmekle görevli kişilerin havada uzak mesafeden gelen uçakların dost uçak mı, yoksa düşman uçakları mı olduğunun ayırt edilmesinde zorluklar olduğu ve bu nedenle birçok uçak pilotunun ve ateş eden personelin dost uçakları vurduğu belirlendi. Bu problemi ortadan kaldırabilmek için, Hava Kuvvetlerine ait psikologlar ‘Tachistoscope’ adı verilen bir cihazı kullanarak pilotları eğitime aldılar.
Bu basit çalışan cihaz, görme ekranında belli zaman aralıklarında, belli sayıda sözcük veya görüntüyü şimşek çakar tarzda ortaya çıkarıyordu. ‘Tachistoscope’ bir projeksiyonda resim gösterilmesine benzer bir teknikle çalışır. Verilen görüntülerle, görüntüleri tanıma hızını arttırıcı özelliğe sahiptir. Bilinç düzeyinde fark edilmesi çok zor olan bir hızda geçen görüntülerin verilmesi veya yakalanmasında kullanılır. Gerçekte bu cihaz slayt veya alışılagelmiş kamera sistemine sahip bir projeksiyon gibi çalışır.
Bu cihaz ilk olarak 1859 da Alman Fizyolog A.W.Volkman tarafından geliştirilmiştir. İkinci Dünya Savaşında pilotların eğitiminde kullanılmış ve verilen telkinlerde büyük başarı kazanılmasıyla popüler hale gelmiştir. Bu uygulamayla Amerikan pilotlarının hata yapma payının en aza indirildiği görülmüştür.
Bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla 'Tachistoscope Cihazı' özelliğini kaybetmeye başlamıştır. Buna rağmen zamanımızda, pazar araştırmalarında, ürünlerin göze hitap etmesi için verilen reklamlarda, ürünlerin isminin hatırlanmasında, paket desenlerinin hatırlanmasında ve bilgisayara göre daha büyük boyda, gerçek boyutlarda resimlerin elde edilmesinde kullanılmaktadır.
Daha sonra Indiana Üniversitesinden C.F.Damron, tachistoscopic teknikleri futbolda kullanmaya başladı. Tekniğin başarılı olmasıyla, bu kullanım zamanımızda da devam etmektedir.
1957 yılında ABD de yapılan bir araştırmada aynı sinemaya gelen seyirciler üzerinde ve aynı filmde, filmin kareleri arasına, gözün algılayamayacağı şekilde, saniyenin üç binde biri kadar sürede geçecek şekilde ‘kola içiniz’ ve bir diğerinin film kareleri arasına aynı şekilde ‘patlamış mısır ye’ yazıları yerleştirilmiştir, Altı hafta süresince, Kim Novak’ ın Piknik filmi oynatılmış ve bu uygulama devam etmiştir. Daha sonra filmi normal seyredenlere göre bu subliminal reklam uygulanan sinemalarda mısır satışlarında % 18 lik bir artış olduğu, kola satışlarında ise % 58 lik bir artış olduğu saptanmıştır. Burada reklam yazıları ve görüntüleri gözle görülememekte, fakat bilinçaltı tarafından algılanabilmektedir. Bilinçaltının bu özelliğinden faydalanılarak, toplumun bilinçaltına bir takım telkinler enjekte edilebilmektedir.
Bu amaçla ABD de 1960 lı yıllarda ‘takistoskop’ adı verilen bir cihaz daha da geliştirilerek, saniyenin üç binde biri gibi bir zamanda bilinçaltına görüntü ve telkin yükleyerek, bilinçaltına yönelme işlemi hızlanmış ve böylece bazı reklamların etkinliğini arttırılmıştır. Bu reklamlardaki etkinliğin artması sonucu ‘bana soğuk bir içecek ver’ yerine ‘bana bir (x marka) kola ver’ veya ‘bana bir (y marka) kağıt mendili ver’ ifadeleri ortaya çıkmıştır. Çünkü bu şekilde belli markalar toplumun bilinçaltına yerleştirilmiştir.
Tachistoscope cihazının saniyenin yüzde biri hızda flaş görüntü vermesi normal olarak bilinçaltına yönelik kabul edilmektedir. Farkına varılamayan ve doğrudan bilinçaltına yöneltilen bu görüntü, ses ve diğer telkinlerle kişilerin belli davranışlarında değişiklik sağlamak mümkün olmuştur.
Subliminal Telkin Verme Yöntemi, tedavide kullanılabildiği gibi kötü amaçlarla da kullanılabilmektedir.
1971 de yapılan bir uygulamada, bir içki şişesinin üzerindeki içinde buzlar olan bardak resminde buzların üzerine gizli bir şekilde ‘sex’ kelimesi yazılmıştır. Aynı içki şişelerinin satışında, bu gizli mesajı içermeyen kontrol grubuna göre milyon dolarlarla ifade edilen artış olduğu saptanmıştır.
1979 da ABD de yapılan bir araştırmada, subliminal telkinlerle, hırsızlığın kötü bir şey olduğu, ve ‘hırsızlık yapmayacağım’ şeklinde ses mesajlarıyla, mağaza içi hırsızlıklarda % 37 azalma saptanmıştır. Bunun dokuz aylık sürede mağaza sahiplerine karı ise 600 000 dolar olmuştur.
1980 yılında Oimpiyatlarda, Rus’lar kendi oyuncularının odalarını kırmızı renkle ışıklandırırken, diğer oyuncuların odalarını mavi ışıkla aydınlatmışlardır. Çünkü kırmızı, canlandırıcı ve hareket vericidir. Oysa mavi sakinleştirir. Aynı şekilde İngiliz milli takımı daha çok beyaz formayı tercih eder, rakip takımın ise uygun olduğu zaman kırmızı forma ile sahaya çıkması için teklifte bulunur. Çünkü beyaz saflığı temsil eder sükünet verir. Kırmızı canlandırır. Böylece, karşı takımın sükünet içinde kalması ve kırmızı formaları gören İngiliz oyuncularının da aksine daha canlı olması sağlanmaktadır.
Bunlar renk ve şekillerle bilinçaltına verilen subliminal telkin örnekleridir. Zamanımızda, milyonlarca çocuğun seyrettiği bazı çizgi filmlerinde, küçük çocukları pornoya teşvik eden ‘subliminal telkinlerin olduğu ileri sürülmektedir. Milyonlarca çocuğun seyrettiği oyuncak tanıtımına yönelik filmlerde de oyuncaklarının satışını arttırıcı subliminal telkinler vardır. Bu filmleri seyredenler, o oyuncakları almaya yönelmektedir. Bazı şarkı ve CD lerin de bu şekilde subliminal telkin içerdiği ileri sürülmektedir.
Bazı ülkelerde, bu tip telkin enjeksiyonları, siyasi alanda da kullanılmaya başlanmıştır. ABD başkanlık seçimlerinde tarafların televizyon programları dahil her konuşma ortamlarında bu yöntemleri fazlasıyla kullandıkları belirtilmektedir.
Zamanımızda bu teknikler geliştirilerek resim içinde verilen yazılar ve başka resimlerle bu tip telkinler verilebilmektedir. Aynı şekilde radyo, televizyon, kaset ve CD' lerde çalınan müzik içersine kulağın duyamayacağı frekanslarda söylenen telkinler de bilinçaltına ulaşabilmektedir. Televizyonda, bir çok film ve programda alt yazılarda ‘bu programda sanal reklam uygulanmıştır ‘ ibaresini görmektesiniz, ancak size hangi telkinin ve ne şekilde yüklendiğini bilmiyorsunuz. Belki yeni bir ürün satışı, belki bir siyasi partiye oy vermeniz, belki de yapmanızı istedikleri çok daha başka şeyler bilinç altınıza yüklenmektedir.
İşte bu nedenle, bugün bu reklamların geçerliliği, gerçeklik payı ve etik değerleri üzerinde tartışmalar başlamıştır. Bu gün ABD, İngiltere ve Rusya gibi bir çok ülkede ‘Subliminal Telkin Yöntemleri’ yasaklanmıştır. Ancak bu ülkelere ait birçok kuruluş ürünlerini pazarladığı ülkelerde bu yöntemlere başvurmaktadır.
Ülkemizde de önceki yıllarda AKP milletvekili Sn Atilla Başoğlu tüketiciyi korumak amacıyla bu reklamların yasaklanması yönünde bir yasa teklifi vermiştir.
Ancak kişisel kanım şu dur ki ; ‘Subliminal Telkin Verme Yöntemi’ önümüzdeki yıllarda gelişerek birçok alanda daha da ön plana çıkacaktır.
Bu yöntem, ülke çocuklarının iyi yönde eğitilebilmesinde kullanılabileceği gibi, ülkeler arasında ekonomik etkiye sahip, ahlaki değerler üzerine etkili olabilen bir savaş silahı olarak da gelişebilecek niteliktedir.
Yurdaer KILIÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar, bu aralar bilinçaltı yöntemiyle ilgili araştıma yapmaktayım . Bu yöntemi okul ortamında çocuklarımıza doğru etik ve kendi özümüze ait bilgi ve davranışları vermek adına nasıl kullanabiliriz? Bu konuda gerçekten fikre ihtiyacım var. Yardımcı olursanız sevinirim. fatmatopcu@hotmail.com

missra 
 11.11.2009 12:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 13.02.09
 
 

1953 Denizli doğumlu, evli ve iki çocuk babası. Doktor dişhekimi, şimdiye kadar yayınlanmış yedi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster