Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
565
 

Suç ve Ceza

Suç ve Ceza
 

Hani derler de kızarız ya “Bir kitap okudum hayatım değişti” şimdi siz de bana kızacaksınız ama işte böyle birkaç kitapta bende var.
Bunlardan en önemlisi ise şüphesiz “suç ve ceza”dır.

Bu kitabı okuduğumda henüz ilk gençlik yıllarımdaydım. Kafamın beş karış havada olduğu bu dönem pek çok zaafım da vardı. Mesela okuduğum her kitaba gerçek gibi inanırdım. Bu yüzden sık sık okuduklarımla, yaşadığım hayat birbirine karışır bunun sonucunda bazen komik, bazen trajik olaylar yaşardım. Şimdi düşünün o dönemde, böyle büyük bir eserin üzerimdeki etkisini. İşte bu ruh haliyle “yaşadığım” bu roman, çocukluğumdan kurtulup ilk gençlik yıllarıma dal verip serpilmemde bana eşsiz bir kaynak olmuştu; bu nedenle karakterimde bu romandan yıllarca izler taşıdım.

Kitabın kapağını aralayıp da ilk sayfalarını açtığımda hemen kitabın kahramanı Raskolnikov’la tanışıyor ve onun aklındaki sorgulara ortak olup romana dalıyordum. Bu romanla beraber benim içinde yeni bir hayat başlıyordu sanki. Raskolnikov’un aklındaki soru basitti; hayatı boyunca onun bunun kanını emerek yaşamış, tefecilikle insanların parasını çalan, kimseye yardımı dokunmayan, sürekli hile hurdayla etrafındaki muhtaçları kandıran bir koca karıyı öldürüp onun paralarıyla yarım bıraktığı hukuk eğitimine devam etmek ve etrafındaki muhtaç insanlara yardımcı olmak. Hem bu ne kadar günah olabilirdi. Toplumu bir soyguncudan kurtarmanın neresi kötüydü. Hatta bunu iyice düşündüğünde kendinin haklı olduğunu, kadını öldürdüğünde maddi manevi mükâfatlandırılabileceğini bile düşünüyordu. Bunu tereyağından kıl çeker gibi yapabilir ve kıvrak zekâsıyla da bu işin içinden hiç yara almadan çıkabilirdi…

Öyle oldu da her şey tastamamdı ama her şeyden kurtulduktan sonra hesapta olmayan bir şey çıktı “vicdan” işte onun azabından bir türlü kurtulamıyordu. Vicdan sancıları onu sıtma nöbetlerine sokuyor, yüksek ateşlerinde yakıp işkenceden işkenceye atıyordu. Belki de çektiği bu manevi azap; kocakarıyı öldürmekten, yakalanmaktan, hatta yıllarca hapis yatmaktan bile bin beterdi…

Bu kitabın psikolojisine girdiğimde inanın bende ilkin kocakarıyı öldürme düşüncesine ortak olmuştum, haklı diyordum kendi kendime. sonra iş işten geçtikçe çekilen vicdan azabı beni de iyiden iyiye sarmış sanki cidden bende suça ortak olmuş gibi bunalımlara girmiştim. Binlerce sayfa kitap oku oku bitmiyor, canım acıyordu. Neyse ki kitabın sonunu zar zor bulup kitabın kahramanıyla beraber ruhumu ıslah etmiş, kendimi bu psikozdan zorda olsa kurtarabilmiştim...

İnanın bir adam öldürmüş gibi vicdan azabı çektim bu kitabı okurken. Ve hayatım boyunca unutamayacağım birçok ders aldım sayesinde. Her şey insanoğlu içindi ve insan her türlü hataya düşebilir, düşürülebilir, bin bir türlü olayla karşı karşıya kalabilirdi. Bu durumlarda doğru yanlış önüne eşsiz fırsatlarda çıkabilirdi. Ne olursa olsun insan hangi hatayı işlerse işlesin, önemli olan kendine vereceği iç hesaptı ve her şeyden önce bundan sorumluydu , bu hesabı doğru veremediği sürece; hep eksik, mutsuz ve çaresiz kalacaktı.

Ben bu durumu kavradığımda geriye dönüp bir hayat muhasebesi çıkarmıştım; yüzlerce hatalar yaptığımı, o hataların beni yorduğunu, kalbimde yüklerinin biriktiğini, vicdanın sorgusunun yaratanın da hesabı olduğunu, ondan kaçılmayacağını ve başkalarının hakkını yediğimde, güvenlerini harcadığımda, bunu insanların iyiliği için bile yapmış olsam, bedelini kesinlikle ödemek zorunda olacağımı anladım. Hiçbir iş bedelsiz değildi bu hayatta. Ve o günden bu yana kimseyi aldatmamaya çalıştım. Hatta kendimi bile. Vicdanımın el vermeyeceği hiçbir işe girmedim. Kimsenin haberi olmasa da, çok basit olsa da, köşeyi dönecek olsam da, bu fırsatları tepmekle aptallık etmiş olsam da; bildiğim gibi inandığım gibi yaşadım. Ağır ağır arındım, içimdeki kara delikler zamanla kapandı. Yaralar kabuk bağladı. Şimdi sorgulardan uzakta, vicdan yükü en azda, kendi içimde mutlu mesut yaşıyorsam, inanın birazda bu kitaptan dolayıdır. Şimdi söyleyin bana bir kitap okudum hayatım değişti sözü benim için geçerlimidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir romanın bir insanın hayatını nasıl değiştirdiği. keşke bu kitap 3. sayfa cinayetlerini yapanlara, yapmadan evvel tavsiye edilse, belki bir kaçı vazgeçer. Bu fikir geldi aklıma yazınızla. Okumak hayattır.

SEMA KILIÇ 
 04.02.2009 2:31
Cevap :
Teşekkür ederim. Yorumunuz da bana bir uygulamayı hatırlattı. Bu kitap Rusya da ortaokul ögrencilerine ders olarak veriliyor. Dersin içerigi olarak öğrenciler bu kitabı okuyup yorumluyorlar. Bence de çok önemli bir konuya değindiniz. keşke bizim ülkemizde de buna benzer uygulamalar yapılsa.  04.02.2009 11:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1285
Kayıt tarihi
: 04.05.07
 
 

Önce kendinle geçinmeyi dene, ve eğer kendini anlamıyorsan başkalarını üzmeye kalkma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster