Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '20

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
76
 

Suç ve Kaygı

Günah işlemekten duyulan kaygı günaha yol açar, diyor Kierkegaard. Aynı şekilde suç işlemekten duyulan kaygı da suça teşvik eder. Genellikle suça karışmış kişiler aile ve toplum tarafından erken yaşlarda suçluluk duygusu empoze edilmiş kişilerdir. Bu kişiler genellikle erken yaşlarda suça maruz kalmış, koruyacak kimseleri olmadığı için sessiz kalmış fakat içinde suçluluk ve intikam hissini büyütmüş olabilirler.

Bir çocuğu suçluluk duygusu ile yetiştirirsek (okul başarısız olmak, kabul görmeme, ceza, azarlanma vb) o çocuğun içinde bir suç işleme potansiyeli de yaratmış oluyoruz. Bu kişi herhangi bir suç işlemediği halde kendisini belirsiz bir suçtan sorumlu hissederek büyür, bu duyguyu bastırır ve zamanla taşıdığı potansiyelden korkmaya başlar. Eğer kişi bunu sağlıklı şekilde bastırabilirse ya da yardım alıp farkındalıkla üzerinde çalışırsa, bununla baş edebilir. Aksi takdirde suçluluk duygusu nevrotik rahatsızlıklara ve ilerlediği takdirde psikotik bozukluklara yol açabilir.

Suçluluk duygusunun ilerlemiş vakalarında kişi edilgen tepkiyi eyleme tercih edebilir. Yani belki de gerçekten suç işlemek yerine, kendisini interpol tarafından aranan bir kriminal olduğuna inandırmayı seçer. Gerçekten çoğu şizoid bozukluklarda benzer "seçilmiş kişi" durumları gözlenir.

Kişi içinde hakikat olduğunu düşündüğü şeyi yani aile ve toplumun içinde yarattığı suç potansiyelini kullanmayı seçerek suç işleyebilir. Bunun illa adam yaralama, öldürme şeklinde gerçekleşmesi de gerekmez. Okulda arkadaşlarını oyun adı altında darp etmek, ufak tefek şeyler çalmak, yalan söylemek vb ile de bu süreç başlayabilir.

Adler'e göre okul bireyin toplumsal gelişiminin aileden sonraki ikinci basamağıdır. Bu nedenle gelişimin ilk 6-7 yılında ailenin yol açtığı gelişimsel hataların ilk kez su yüzüne çıktığı ve sonuçlarının yaşandığı yerdir. Bir yetişkin herhangi bir suçtan dolayı tutuklanmışsa bu potansiyelin ilk belirtilerini mutlaka okulun ilk yıllarında verdiğini söyleyebiliriz. Hatta şizofreni gibi ağır ruhsal bozukluklar dahi ilk semptomlarını okul öncesi ve ya erken okul döneminde verebilir.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 108
Kayıt tarihi
: 11.07.07
 
 

İngilizce öğretmeni, astroloji öğrencisi, INTJ-A ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster