Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
321
 

Suç ve suçla mücadele

Suç ve suçla mücadele
 

Suç, yanlış ya da zararlı olduğu için yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılan davranış. Hukuki anlamda suç, bir toplumdaki hukuki kurumlar tarafından ceza veya güvenlik tedbiri yaptırımına bağlanmış fiildir. Suçu gerçekleştiren kişiye suçlu denir. Hukukî anlamda bir kimsenin suçlu kabul edilebilmesi için suçun o kimse tarafından işlendiğinin hukukî süreçler sonucunda ispatlanması gerekir. Suçlu olabileceği düşünülen kişi "şüpheli" (zanlı), bir suçlama ile mahkemeye sevk edilen kişi "sanık" sıfatını taşır. Yargıç kararı ile tutuklar evine alına kişiye "tutuklu", yargılama süreci sonunda suçlu olduğu hükmüne varılarak cezalandırılan kimseye ise "hükümlü" (mahkûm) denir.

Suç: 1. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
2. huk. Yasalara aykırı davranış, cürüm.
a. 1. Bir toplumda haksız sayılıp, yazılı-yazısız kurallarla yasaklanan ve yaptırımlara bağlanan davranış ve eylem. 2. Devletçe yasalarla tanımlanıp yaptırıma bağlanmış olan kurallara aykırı davranış
Suçlu: sf. Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim. Elde edilen kanıtlara göre, ceza türesi yönünden, hakkında kovuşturma yapılması gereken kişi.

TCK’da Suç Türleri:

Malvarlığına karşı suçlar
Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar
Hürriyete karşı suçlar
Şerefe karşı suçlar
Kamunun sağlığına karşı suçlar
Kamu güvenine karşı suçlar
Kamu idaresinin güvenliği ve işlerliğine karşı suçlar
Adliyeye karşı suçlar
Genel tehlike yaratan suçlar
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
Kamu barışına karşı suçlar
Hayata karşı suçlar
Çevreye karşı suçlar
Genel ahlaka karşı suçlar
Aile düzenine karşı suçlar
Bilişim alanında suçlar
Ekonomi sanayi ve ticarete ilişkin suçlar
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar
İşkence ve eziyet
Devletin egemenliği ve organlarının saygınlığına karşı suçlar
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk
Koruma gözetim yardım veya bildirim yükümlü. İhlali
Ulaşım araç. Veya sabit platformlara karşı suçlar
Çocuk düşürtme, düşürme veya kısırlaştırma
Devletin güvenliğine karşı suçlar
Milli savunmaya karşı suçlar
Yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlar
Soykırım ve insanlığa karşı suçlar
Müsadere talepler

 &&&&

Suç, cezai yaptırım gerektirir.

“Kasıtlı” ve “taksirli”, istemli, bilinçli olarak işlenmiş olması ya da istem dışı, hata ile kazaen işlenmiş olması ayrımı ile suç failine cezai yaptırım öngörülür. Yani işlenmiş olan suçta “niyet” asıldır. Kuşkusuz hangi maksatla işlenmiş olunursa olunsun cezai yaptırım söz konusudur. Doğru olanı da budur.

Her ne kadar sebep – sonuç ilişkisi içerisinde adli kovuşturmalarla ve mahkemelerin gerekçeli kararları ile belirtilmekte olunsa da fiiller, adli bir vaka haline gelmezden önce, kişi ve kişilerin suç işlemelerine sebep olan etkenlerin incelenmesi söz konusudur. Yani, suça iten gerekçeler irdelenmelidir. Ceza öngörülürken suç failinin bu gerekçelerdeki haklılık payı göz önünde bulundurulmaktadır. Ancak benim anlatmaya çalıştığım, bireyin suç fiilini işlemesine sebep olan haklı haksız gerekçelerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalara öncelik tanınması gerekliliğidir.


&&&&

Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı olmak üzere birçok bakanlık ve sorumlu belediyecilik hizmetleri sunmakta olan birçok mahalli idarelerin sosyal hizmetlere yönelik reel çalışmaları bulunmaktadır. Ankara’da ikamet etmekte olduğumdan dolayı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu kapsamdaki örnek teşkil eden kurumsallaşmış hizmetlerine tanık olmaktayım. Aile Yaşam Merkezleri, Çocuk Hizmetleri, Gençlik Hizmetleri, Hanım Lokalleri, Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri, işgücü istihdamına yönelik BELTEK ve BELMEK ve sanatsal (tiyatro, müzik vb.) faaliyetler yapmakta olan kuruluşlar.

Ne var ki, tüm bu oluşumlarla birlikte, ülke genelinde suç oranlarında kayda değer azalmalar olması gerekirken aksine artışlar olmaktadır.

2010 TCK Toplamı (Türkiye Geneli) Dava sayısı: 2.224.905 Sanık Sayısı: 2.224.905

2012 Toplam (Türkiye Geneli) Sanık Sayısı: 4 774 560. Nüfusta Her 100 000 Kişideki Sanık Sayısı: 6313

Türkiye'de 2010 yılında 3 milyon 32 bin olan suç sayısı yüzde 8,35 artarak 2012'de 3 milyon 285 bine ulaştı.

Hayat Boyu Eğitim ve Şiddetle Mücadele Derneği (HEGEM), Türkiye'nin yeni suç haritasını çıkardı. 2012 yılında Türkiye genelinde yüzde 8.35 artışla 3 milyon 285 bin 925 suç olayı meydana gelirken, bu olaylarda fail olarak 4.5 milyon kişi kayıtlarda yer aldı.

Türkiye'nin yeni suç haritasını çıkarıldı. 2012 yılında Türkiye genelinde yüzde 8.35 artışla 3 milyon 285 bin 925 suç olayı meydana gelirken, bu olaylarda fail olarak 4.5 milyon kişi kayıtlarda yer aldı.

 &&&&

Son bir yıldır süregelen toplumsal olaylardaki artış da göz önünde bulundurulursa ülke genelinde ne yazıktır ki gerçek bir suç patlaması yaşanmaktadır. Her ne kadar toplumsal eylemler dış destekli politik toplumsal kalkışmalar olarak nitelendirilse de sonuçta yönetimin sunmakta olduğu ekonomik, sosyal ve güvenlik hizmetlerini sıfırlamaktadır. Kuşkusuz bu verilerin uzun vadede hükümetin hanesine ve ülke geleceğine negatif yansımaları kaçınılmaz olacaktır.

Tüm bu değerlendirmelerden sonra yapılması gerekenler;

Öncelikle yönetimlerin tabanın sesine kulak verilmeleri kaçınılmazdır. Ne kadar çok bilinse de daha çok bilen birileri vardır gerçeği unutulmamalıdır.

‘Benim seçmenim her durumda beni desteklemektedir’ algı ve söylemlerinden vazgeçilmelidir. Tüm ulusu kucaklayan bir yönetim anlayışı ile hareket edilmelidir.

Ekonomik ve sosyal dağılımda hakkaniyete özen gösterilmelidir.

T.C.’nin aleyhine çalışmalar yürütmekte olan dış kaynaklı güçlerin her türlü yıkıcı bölücü faaliyetlerinin ilk olmadığı, son da olmayacağı gerçeğinin kabullenilmesiyle aşırı hamasetten kaçınılmalıdır.

Asayişi sağlamak amaçlı yürütülmekte olan güvenlik hizmetlerinde toplumun potansiyel bir suçlu olmadığı bilinmeli ve böyle bir izlenim bırakılmamalıdır.

Suça meyilli olan bireylere yönelik psikolojik hizmetlere ağırlık verilmelidir. Suç işleme dürtüsünün aynı zamanda bir hastalık semptomu olduğu göz ardı edilmemelidir.

Polis Merkezlerinin (karakolların) önleyici hizmet görevlerine ağırlık verebilmeleri için mahalli polis sayılarının artırılması ile bu personelin öncelikli görevinin görevli oldukları bölge vatandaşı ile birebir iletişim içerisinde olmaları sağlanmalı ve süreklilik kazanmalıdır

Polis adaylarının yetiştirilmelerinde yatılı okul anlayışından bir an önce vaz geçilmelidir. Diğer tüm ön lisans ve lisans öğrencileri ile birlikte aynı ortamda benzer koşullarda eğitim - öğrenim görmeleri sağlanmalıdır. Fiziki ve silahlı eğitimlerine yönelik çalışmalar ayrıca belirlenecek mekanlarda yapılabilir. En çok tartışılacak maddelerin başında bu konu gelecektir. ancak unutulmamalıdır ki, hakim, savcı, kaymakam, vali vs. her biri aynı çatı altında lisanslarını tamamlamaktadırlar. Bu açıdan disiplin kaygıları yersizdir.

Özetle: Suç ve suçlu ile mücadelede, eğitim kurumları, sağlık, güvenlik, adli, sosyal, ekonomi, sivil toplum kuruluşları, sanat çevreleri, medya (sosyal medya dâhil) olmak üzere toplumun tüm katmanlarının ortaklaşa hizmet sunabilecekleri bir çalışma ortamı oluşturulmalıdır. Ortak akıl, ileri demokrasi söylemleri de bunu gerektirmektedir.

 Kaynaklar:
 1.)http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/istatistik_2010/ceza/ceza7.pdf
 2.) http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/istatistik_2012/31.pdf
 3.) http://www.memurlar.net/haber/363715/
 4.) http://www.metropolaydin.com/turkiye-nin-yeni-suc-haritasi-hazirlandi
 5.) Vikipedi Özgür Ansiklopedi
 6.) TDK Güncel Sözlük


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 620
Toplam yorum
: 178
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 07.09.13
 
 

Şiiri, yazmayı seviyorum..hepsi bu kadar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster