Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
288
 

Suçlu biziz!

Suçlu biziz!
 

Hayatı sıradanlaştıran biz miyiz? Yoksa kadere atıp tüm yükü kenara çekilmek daha mı kolay? Sıradan hayatlarımızda mutlu olan bizler değil miyiz? Doğup büyüdüğümüz ve belki her köşesini adımız gibi bildiğimiz kentlerde yaşayıp; hep tanıdığımız ve bizi tanıyan dostlarla bir ömür geçirip; her düştüğümüzde bizi yerden kaldıracak birisi mutlaka olsun diye ailemizi yakınımızda tutup o hiç eksilmesini istemediğimiz kusursuz güven duygusunun alışkanlığı içinde kaybolmuş olan biz değil miyiz? Çok mu ürkütücü engebeli patikalar? Biz insanlar neden hep en kısa yoldan hedefe ulaşmak isteriz ki? Neden korkarız sonu görünmeyen, uzun yollara düşmekten?

Korkuyoruz. Tanımadığımız bir kente misafir olmaktan korkuyoruz. Daha önce görmediğimiz dar bir sokağa bakan cumbalı bir evin balkonunda oturup günbatımını izlemeliyiz belki. Ya da tanıdık olmayan dalga sesleriyle kulaklarımızı doldurup serin, köpüklü sularla kavuşturmalıyız tenimizi. Yeni hayatlardan geçmesine izin vermeliyiz ruhumuzun. Günbatımını izlediğimiz o cumbadan da zamanı gelince ayrılacağımızı bilerek, alışkanlık duygusundan beyaz köpüklü sularla arındırdığımız ruhumuzu yeni yollara sürüklemeliyiz. Yeni güneşler keşfetmekten korkmadan, ufka doğru yürümeliyiz yalnız. Kendi yaptığımız ve adına hayat dediğimiz bu çoktan belirli, dört duvar içinde örgülü düzenden kurtulup, yeni düzenler bulmalıyız kendimize.

Korkuyoruz. Yeni insanlar tanımaktan korkuyoruz. Öyle ya, ya dost görünüp hiç beklemediğimiz bir anda itiverirlerse bizi, çok önceden kazdıkları o farkedemediğimiz çukura? Ya çıkamazsak o çukurdan; çıkmaya çalışırken sağımızı solumuzu çarpıp kanatırsak kendimizi? Sırrımızı ele verirlerse ya? En kötü günümüzde yanımızda olamaz, mutluluğumuzu paylaşamaz, yüreğimize dokunamazlarsa tam istediğimiz yerden? Korkuyoruz çünkü yüreğimizin yeni yüreklerle kaynaşırken yaralanması inicitecek bizi.

Korkuyoruz. Aşık olmaktan korkuyoruz. Aşkın özgür coğrafyasında kendimize eş o ruhun peşi sıra sürüklenmekten korkuyoruz. Öyle ya, geride bıraktığımız ve yıllar boyu büyük bir özenle biriktirdiğimiz o tekdüze anılarımızı katlayıp yanımızda taşıyamayız ya! Alışmışlığımız aşkın doğasına zıt. Aşkın alışmamışlık olduğunu anlayana kadar, onun insanı çarpan ferahlığından bir yudum alma şansını da kaybediyoruz. Yerleşik hayata geçtiğimizden bu yana göçebeliğe öyle düşman olmuşuz ki, bir bilinmezin peşinden adımlamayı cesaret sanıyoruz!

Korkuyoruz dostlar! Hayallerimizin peşi sıra bilmediğimiz yönlere, tanımadığımız rüzgarlarla sürüklenmekten korkuyoruz. Hayal nedir onu bile unutmuşuz! Bize sunulan paket program gibi yaşamlar içinde hapsolmuşuz ama farkında değiliz ne yazık! Hayallarimizin kuyruğundan bile yakalayamıyoruz..

Suçlu biziz! Güvenli sandığımız yaşamlarımızda, korkularımız olmadan sıradan yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Oysa görecek ne çok gökyüzü, bilmediğimiz ne çok renk var.. Ama onları görmekten korkuyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunları kurgulayıp yazan ve okuyan için problem yok. Bir anektod:Bakanlıklardan birinde bir şube müdürünü telefonla aradım, aradığınız kişi ayrıldı ben atandım dedi. Hayırlı olsun dedim. Daha yeni geldim acemiyim dedi.Ben de kendisine: "hiç gerek yok çekinmeye, odalarda oturup fiskos edenler de sizin gibi. samimi duran usta görünüşlerine bakma dedim.Hepsi sizin gibi taşradan gelmiş yabancı,acemi. siz yeterki işinize hakim olun yeter." haklısınız deyip teşekkür etti. yazınız güzel olmuş.sevgi ve saygılar.

Nariçi 
 19.07.2007 0:10
Cevap :
Teşekkür ederim. Bu konuda duyarlı insanlar arttıkça durumda düzelme ulabileceği umudundayım. Sevgiyle kalın..  19.07.2007 12:31
 

gerçekten katılıyorum size..harika bir anlatım olmuş yüreğinize sağlık.

roji 
 05.07.2007 14:38
Cevap :
Teşekkür ederim, okuyup benimle aynı duyguları paylaştığınız için. Genç bir yürek ayrıldı malsef aramızdan. Allah sevenlerine sabır versin.  05.07.2007 15:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 12.06.07
 
 

Doğma büyüme Ankaralı, tiyatro, sinema, spor, olmadan yaşayamayan, tasarıma meraklı, fanatik bir Fen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster