Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1001
 

Suda balık yan gider

Suda balık yan gider
 

Görsel alıntı


Ülkemizde Kuzen ve Kuzin sözcüklerini çok seven insanlarımızın en az Fransızlar kadar güvenli, huzurlu, umutlu ve mutlu olmalarını diliyoruz.

Fransızların da ülkemizin vazgeçilmez Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ali ve Veli isimlerini  kendi ülkelerine ithal etmelerini bekliyoruz.  

Artık isimleri anılmayacak olan amcalara, halalara, dayılara, ve teyzelere saygılarımızı iletiyoruz.

Onlara üzülmemelerini, zaman değişmedi, insanlar değişti diyoruz.

- Anne kuzin geldi.

+ Kızım söyle kuzineyi geri götürsünler kışın getirsinler, bu sıcakta kuzineyi ne yapalım.

- Anne kuzine değil kuzin geldi kuzin.

+ Kuzin nedir kızım.

-  Dayım Mustafa’nın, kızı kuzin.

+  Allah’ım sen aklıma mukayyit ol

+ Mustafa dayının, kızı Gülsüm ne zaman kuzin oldu?

-  Çoktan oldu anne artık dayı, teyze, amca ve halanın erkek çocuklarına kuzen, kız çocuklarına kuzin diyorlar.

+ Peki, kızım kuzen, kuzin dediğimizde ülkemize barış, huzur, güven ve mutlulukta gelecek mi?

- Öf be anne kuzen ve kuzin kelimelerinin huzurla ne ilgisi var.

Farklı, entelektüel ve daha çok üst- sosyoekonomik sınıfın kuzen, kuzin.

Orta sınıfın yeğen.

Alt sınıfın dayıoğlu/ teyze kızı, emmioğlu/ hala kızı diye hitap etmeyi tercih ettikleri akrabalık, arkadaşlık ve sırdaşlık hitabı böyle.  

Artık anne ve babanın yarısı olan dayı, teyze, amca, hala isimlerini koyduk siyah bir torbaya, ağzını Fransa’dan ithal ettiğimiz Cousin, cousine iplikleriyle sıkıca bağladık attık bir kenara.

Bundan böyle kimse “ Amcamın oğlu, halamın kızıyla birlikte, dayımın ve teyzemin çocuklarını alıp yeğenlerimizle yaylaya gittik” demeyecek.

Yukarıdaki cümlenin yerine” Kuzenim, kuzinimle birlikte, kuzenleri ve kuzinleri alıp kuzenlerle beraber yaylaya gittik”diyecekler.

Kuzen ve kuzin isimlerini kullanmak ilericiliktir. Dayı, teyze, amca ve hala isimlerini kullanmak gericiliktir.

Özümüzle, Türkçemizle yakından uzaktan hiç ilgisi olmayan, yabancı, ahenksiz, manasız, kulağa hoş gelmeyen ve dilde yara açan Fransa’dan ithal kuzen ve kuzin Türkçemize girdi ve çokta değerlendi.

Yeni nesil kısa yoldan yakın akrabalarını böyle tanıyor, böyle hitap etmek istiyor. Zaman değişti falan, fistan demeyin, İnanın zamanın hiç bir suçu yok. Bütün suç ithalin izinsiz olmasında. 

Türkçemize ( Bağ ve bahçemize ) bu ve benzer kelimelerin girmesine izin veren Türk Dil Kurumu büyük bir vebalden kurtuldu, çok büyük bir sevap kazandı!

Bizim özümüz bize yeterdi artardı bile. Ne gerek vardı elin tohumunu getirip tarlamıza ekiyoruz yararlı ve faydalı mahsul yerine böyle yara açan dikenler biçiyoruz.

Neden biz hep böyle elin hayranı oluyoruz?

Yurt dışına çalışmaya veya gezmeye gidenlerimiz dönüşlerinde bize hello, yes, kuzen ve kuzin gibi ithal kelimeler getiriyorlar.

Biz böyle elin hayranlarıyız ama neden el gibi doğru, huzurlu, güvenli, umutlu ve mutlu değiliz?

Kuzen ve kuzin isimleri telaffuz edildiğinde “ amcanın mı, halanın mı, dayının mı, yoksa teyzenin mi çocukları “ diye “ Hangi kuzen, hangi kuzin “ sorusunu da beraberinde getirmez mi?

Yahya Kemal’in ifadesi” Annemizin ağzımızdaki sütü kadar temiz dilimiz”

Peyami Sefa’nın ifadesi “ Dili gidenlerin ne kendileri kaldı, nede vatanları”

Suda balık yan gider/ Açma yaram kan gider/ Yaralıyım bana değme/ Sargı kabul etmez yaram/ Buna tabip neylesin/ Hallerim yaman oldu/ Bana dert veren güzel/ Gitti ele derman oldu. ( Hınıs yöresi Türküden alıntı )

Kuzen veya kuzin kelimeleri Türkçemizin ( Bağ ve bahçemizin ) içinde dikenli çalılar gibi ayağımıza dolaşmaya başladı. Dilimizde de sakız oldu çiğniyoruz.

Bizim Türkçemiz anlam ve kullanım bakımından çeşitlilik gösterir, özellikle anlam ilişkileri bakımından çok kapsamlıdır.  

Biliyorum, öyle ileri zekâlılarımız var ki onlar, amca, hala, dayı, teyze demekten utanırlar. 

Ne kuzen derim, nede kuzin derim. Ben özümü, anamın, babamın yarısını nasıl inkâr ederim.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Osmanlı-Fransız dostlukları zamanında fransızca kelimeler benimsenmiş ve literatürümüze girmiştir. Genel hatlarıyla dilimiz, Fransız-Osmanlı ve farsça karması olup öz Türkçe kelimeler adeta azınlıkta kalmıştır maalesef. Selamlar kardeşime, sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Yurdagül Alkan 
 18.09.2015 21:33
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan: Aynen yazdığınız gibi Türkçemizin genelindeki sözler, Fransız, Osmanlı ve Farsça karışımıdır.Tahmin edersem bizde kelime, söz üretecek bilgili bilimi adamları yokmuş.Yazık hemde çok yazık.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   19.09.2015 20:27
 

Merhabalar Sayın Yazarım Mehmet Bey. Dil tek tek fertleri değil bütün bir milleti ilgilendirir. Millet olmanın da birinci vasfı aynı dili konuşmaktır. Milletin sahip olduğu değerler içerisinde dil birinci sırayı almaktadır. İnsanın, milletin sosyalliği kadar dil de sosyaldir. Demek ki, millet olmanın birinci vasfı aynı dili konuşmaktır. O halde dilimize sahip çıkalım. Dışarıda güzellik aramayalım, kendimize yetecek kadar zengin olan kendi güzelliğimizin farkına varalım. Bu güzel ve yararlı makaleyi emek verip hazırlayarak bizlerle paylaşan kalemi ve yüreği kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim. Selam ve dualarımla birlikte yılanı deliğinden çıkaran şu tatlı ve güzel dilimize sahip çıkalım.

Recep Altun 
 15.09.2015 8:54
Cevap :
Kıymetli ELLİBEŞLİ: İnanın ben ellibeşli diyemem otuz beşli desem yerinde.Evet sayın Altun biz her yönümüzle sınıfta kalmış bir toplum olduk. Ben Kuzen veya Kuzin demem.Diyenlere de en azında sizde Fransızlar kadar doğru,güvenli, huzurlu ve mutlu olun ki inanayım. Kendi ülkemdeki insanlarıma değer veririm lakin hiç bir zaman yabancı ülke insanına özenmem.Amca, dayı, hala, teyze diye hitap etmekten de onur duyarım.Bu konu aslını inkarın ta kendisidir.Türk Dil Kurumu sevap kazanmış, günahtan arınmıştır. Neredeyse bütün benliğimiz ithale uğradı.Allah inancımızı korusun.Evet, bütün lisanlar ( diller ) güzeldir bilmek gerekir.Lakin benim ülkemin dili Türkçesi güzelin en güzelidir. ELLİBEŞLİ saygılarımı sunuyorum.Zahmet,zaman ve yorumunuz için teşekkür ediyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   15.09.2015 16:49
 

Haklısınız sayın Burakgazi. Kuzen denilince, insanın birden çok amca, hala, dayı çocukları olunca hangisinden söz edildiği anlaşılmıyor. Ya ismini söyleyeceksiniz veya artık kimin oğlu veya kızıysa o terimi kullanacaksınız. Ama dilimize yabancı bir kelime girdiğinde zaman içerisinde alışkanlık yapıyor, böyle olunca da kökeni araştırılmıyor. Daha buna benzer dilimize yerleşmiş çok yabancı kelime var.
Bu arada geçenlerde MB yönetimine yazdım. Facebook'dan yapılan düzeysiz yorumlara neden müdahale etmiyorsunuz? dedim. Hiçbir cevap gelmedi. Sonra araştırdım. Blog girerken, resim alt yazı kısmın altında "Facebook'dan yorum yapılsın mı?" diye bir bölüm var. O bölüme hayır şıkkını işaretleyin. Böylece ruh hastalarının yorumlarını engellemiş olursunuz. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 13.09.2015 8:45
Cevap :
Kıymetli Erol Işık ; Bildiğiniz gibi bu isimler kullanılınca dayı, teyze, amca ve hala isimleri ortadan kalkıyor.Köken yok oluyor.Türkçe'mize yerleşmiş öyle dal budaklı, dikenli yabancı kelimeler var ki insan onları ağzına almak istemiyor.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  13.09.2015 12:44
 

Değişim dönüşüm her şeyde olur,ama ileriye doğru ve kendi özünden kaynaklı olmalı,yoksa aşağılık komplekslerini giderici özenti duygularla kendi benliğimizi aşağılayarak bir arada bulunma nedenlerimizi zedelemiş oluruz...Farklı bir konuydu.Elinize sağlık Burakgazi bey dostum.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 12.09.2015 22:56
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın, Abbas Oğuz<: Özenti,yabancı hayranlığı bizi bizden aldı, nereye gittiğimiz meçhul.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  13.09.2015 12:45
 
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7050
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1792
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster