Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2031
 

Suda erbane

Suda erbane
 

Bu gece çok özledim seni…

Ay suya değdiğinde özledim.

Yel estiğinde, yıldız parladığında. Tille’de bir höyüğün başına oturmuş Fırat’a bakıyorum. Kırmızıya dönüyor nehir. Yer, gök, dağlar, ağaçlar gelincik tarlası gibi ışıyor. Nar renginde usulca geliyor gece.

Seni özledim. Bu gece çok özledim seni… Seni özlemek kor ateş gibi yakıyor yüreğimi.

Az ötemde köhne bir dergah… Gülsuyu ve tütsü kokuyor. Terlemiş sırtlarıyla zikir yapıyor sofiler. Erbane[1] çalıyorlar, gerçek aşkı arıyorlar. Ruhları hafifliyor, hissediyorum. Yedi kat yükseğine yükseliyorlar göğün. Seni özlemek göğe yükselmek gibi bir şey biliyor musun?

Çünkü kırmızıya dönüyorum her özlediğimde, çünkü güneşin her batışında gökle bütünleşiyorum. Coşuyorum. Oysa içimde anlamsız bir hüzün, nedenini bilmiyorum, sorma. Yüklemsiz bir cümle gibi bir yanım hep eksik.

Bir sofi anlattı geçen gün; gerçek aşka inanan insanların önünde hiçbir güç duramazmış. Bir dervişten bahsetti, Fırat’ın en hırçın anında erbanesine binip öte yakaya geçmiş. Uzun uzadıya bahsetti dervişin kerametinden. Demek, sevince, gönülden bağlanınca bir insan keramet sahibi de olabilirmiş. Düşünsene erbane ve üstüne binmiş ak sakallı bir derviş… Sonra aşk… Gerçek aşk. İmanla bağlanan aşk… Aşkı bulan insan bir tüyden hafif oluyor. Aşk güç veriyor insana…

Şimdi ay suya değdiğinde ve kırmızıyla dolduğunda her yan, suda yüzen erbaneyi ve üzerindeki dervişi görür gibiyim.

Bu gece çok özledim seni. Bu sessiz ve ıssız nehir kenarından ışıltılı şehir bulvarlarını düşünüyorum. Hızlı adımlarla yürüyen insanları, korna seslerini, ambulans sirenlerini. Bir de aşkı. Aşkın yüceliğini. Sudaki erbane gibi hafifliyor yüreğim düşününce seni. Ruhum hafifliyor ay suya değdiğinde. Sessizlik mistik bir ezgi oluyor içimde. Tanrısal bir güçle deviniyor ruhum. Tüm dertler, kederler uçup gidiyor, gözlerimde doğaüstü bir ışıltı.

Ay suya değdiğinden beri trans halindeyim, durmadan içiyorum doğadaki kırmızıyı. Suda bir kırmızı erbane, üstündeki bir derviş…

O derviş ne kadar çok benziyor bana.

[1] Ceylan ya da kuzu derisinden yapılan, daha çok zikirlerde çalınan tefe benzer bir mistik çalgı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aşık olan anlıyor gerçekten ne demek istediğini ve sen bu yazında bambaşka bir yanını daha göstermişsin aşkın ! Özlemek beğendim demek az çok az kalır çok sevdim. teşekkürler

ESRA AKDAGCIK 
 30.09.2009 23:00
Cevap :
Merhaba... Yürek ruhun ozanıdır. Kapalı, karanlık yanlarında saklı kalmış duyguları bir dengbej gibi ilahi ezgilerle haykırır. Ses ve söz onun yaratıcı gücünde saklıdır. Yürek ruhun ozanıysa, dediğin gibi ancak yüreği ozan olanlar anlar birbirinden... Bu güzel yorumun için çok teşekkür ediyorum. Yüreğin hep aydınlık olsun. Sevgiyle.  01.10.2009 8:21
 

Yine masalsı diyarlara, bin bir renkle süslü düşler alemine gidip geldim satırlarınızla Rıfat Bey.. Mistik, tılsımlı bir anlatımınız var; çok seviyorum. Keyifle okuyorum yazılarınızı.. Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 02.09.2009 13:26
Cevap :
Teşekkürler sevgili arkadaşım... bu güzel yorumunuza layık olmaya çalışacağım... Yaşam tecrübelerinin toplamıdır insan düşüncesi, yaşadıklarımızı yazarız. Sevgiyle kal.  02.09.2009 15:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 98
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1497
Kayıt tarihi
: 01.11.06
 
 

1970 yılında Siverek'te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım. İstanbul Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster