Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
253
 

Şükürler olsun ki, ben artık bir kararsız değilim

Seçimlerde oy kullanacak bir insan olarak mevcut partiler arasında bir tercihimin olmaması, kararsızlık, bu partinin başa gelmemesi için şu partiye bari oyumu vereyim halleri, kötünün iyisini seçme telaşları beni hep yiyip bitirmiştir. Bir seçimde de sorgusuz sualsiz oyumu atayım da gitsin diyemedim. Tam olarak beni temsil eden bir parti olmadığı için, hep bir partiye karşı "diğer bir partiye" oy verdim. Ama o "diğer bir partiyi" seçmek de öyle kolay olmadı hiçbir zaman. Kendi demokrat anlayışım çerçevesinde, belediye seçimleri de dahil bugüne kadar 4 ayrı parti lehine oy kullandım. Bunlar ANAP, DYP, DSP ve CHP’dir. Benim sabit bir partiye oyum yok ve takım tutar gibi her seçimde tek bir partiye oy verme olayına karşıyım. Zaten sabit bir partiye oy verme zihniyetini de anlamıyorum. Yani, aynı partinin başına veya içine, Atatürk gibi birileri geçse de oy vereceğiz, Derviş Mehmet gibi birileri geçse de, öyle mi? Bana göre hiç de öyle değil.

Neyse. Şu anda ben, o büyük kararsızlar denizinin içinde küçük bir damla değilim artık. Ben kararımı verdim ve inanın çok rahatladım. Kararsız kalmak bir kabus gibi sanki. Şu anda bir kabustan uyandım ve kendi adıma mutluyum.

Peki ne oldu da bu seçimlerde kıymetli oyumu bir parti lehine kullanmak için çabucak karar verebildim?

Yeni, güven ve umut veren bir lider mi çıktı?

Hayır.

Birileri "ben çok değiştim valla, bildiğiniz gibi değil?" mi dedi?

Hayır.

"Bak biz senin için birleştik" diyenlere mi kandım?

Hayır.

Elbette hiçbiri. Ne yeni ve güven veren bir lider var ortalıkta, ne de geçmişteki gibi "ben çok değiştim" diye oyumuzu isteyen birileri. Birleşenler de bizim için değil, kendileri için birleştiler tabi ki. Yoksa, barajı aşıp nasıl meclise girecekler?

Beni cezbeden, şu andaki hükümetten öyle ya da böyle bir şekilde rahatsızlığı olanların tek bir çatı altında birleşme inatlarıdır. Her ne kadar soldaki partiler ayak sürüseler de, görülen o ki, millet sandıkta gerekli birleşmeyi yapacaktır. Ve ben de bu birleşmeye katkıda bulunacağım.

Düşündüm ki, nice isimler hükümet koltuğuna oturdu, sonra da kalktı gitti. Bu denenmemiş, tamam deneyelim dedik, iktidarı teslim ettik. Olur olmaz vaatlerde bulundular, inandık, oyumuzu verdik. Ama bütün bunların yanında bir kişiye hiç hak tanımadık. Onun hakkında çok konuştuk, geçmişteki bloglarımda da görüleceği üzere ben de dahil olmak üzere çok şey yazdık, çizdik. Bazen sevdik, bazen nefret ettik ama, ona hiç şans vermedik. Her ne olursa olsun, o bu kadarını hak etmedi diye düşündüm ve bir arkadaşımın can alıcı sözleri ile kararsızlığımı tamamen yendim:

"Bu seçimleri normal bir seçim gibi görüp ince hesaplar yapıp durma. Bu seçimlerden çıkan sonuçlar, Türkiye’nin gelecekteki yolunu belirleyecek. Mevcut hükümet aynı güçle devam ederse, bu ülkenin insanları ve bu devletin kurumları arasında çatışmalar kaçınılmaz olabilir. Ve uzak bir ihtimal de olsa dönüşü olmayan bir yola girebiliriz. Ama, diğer partilerin hatalarını daha sonra da telafi edebiliriz. Hükümet partisinden ayrı fakat, güçlü partilerde yoğunlaşmak gerekiyor. Sağda gerekli birleşmeyi partiler kendileri yaptı. Ama solda millet birleşmesi gerekiyor. Onun içindir ki:

Zaman, CHP’yi sorgulama zamanı değil, ona oy verme zamanıdır."

Başka bir zaman olsa bu söze karşılık çok şeyler söyleyebilirdim ama, bu defalık sessiz kalmam gerektiğini düşündüm ve üzerine başka bir söz söyleyemedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 11.02.07
 
 

1972 doğumluyum ve bir bankacıyım. Hayatım boyunca en büyük hayalim bir yazar olmaktı. Ama, Türkiye'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster