Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
12136
 

Sular yükselince balıklar karıncaları, çekilince karıncalar balıkları yer

Sular yükselince balıklar karıncaları, çekilince karıncalar balıkları yer
 

Yazımın başlığında da belirttiğim gibi; "Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları yer."

Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir. Evet değerli dostlarım yazıma böyle bir deyimle başladım; çünkü bugün bulunduğumuz ortamı ifade eden en güzel deyim. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan (!) olmadı, yakışmadı; başörtüsü ile Tekel’in özelleştirilmesini şehitlerimizin kanının arkasına gizlemek yakışmadı. Neden kara harekâtıyla aynı güne denk getirildi. Biraz daha bekleyemez miydi? Bu kadar fırsatçılık niye?

Bugün için sular yükseldi, balıklar karıncaları yiyor ama şunu asla unutmamanızı tavsiye ederim. Bir gün sular çekilirse, işte o zaman karıncaların balıkları yemesine nasıl engel olacaksınız? Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanım; şu anda gücünüzün zirvesindesiniz. İsterseniz hilafeti bile getirirsiniz (!) Etrafınızı çıkar grupları sarmış. Gerçekleri perdeleyip, çıkar ve menfaat sağlamakla meşguller. Ülkenin gerçek gündemi türban değil bunu siz de en az benim kadar biliyorsunuz. Cari açık 100 milyar doları aştı, işsizlik 12 milyonun üstünde, borç 400 milyar doları aştı. Milyonlarca vatandaş artık kredi kartlarıyla yaşar oldu. İflaslar çoğaldı, esnaf teker teker kepenk kapatıyor. Memleketin gerçek gündemindeki sorunları çözmek yerine kurumları ve çalışanlarını, toplumu karşı karşıya getirerek gerilimi yükseltmek, ülkeye ne menfaat sağlayacak? Biran önce etrafınızdaki çıkar gruplarının perdelemesini aralayın kendinize gelin ülkeyi germeyin tarih sayfaları şımaran liderlerin enkazlarıyla doludur. Bu halkın yarısı size destek verdi şundan eminim birçoğu şu anda pişman olmuşlardır. Osmanlının son dönemi hasta adam konumuna düştük. Bütün stratejik kurumlarımız yabancıların eline geçti. Biz özelleştirme adı altında ekonomik kalelerimizi yabancılara satarken onlar ne yapmış beraberce bir bakalım.

Diyorlar ki gelişmiş ülkelerde devlet kamudan elini çeksin. Çeksin tamam olur. Ama onlarda devletin kamudaki payına baktığımız zaman gelişmiş ülkelerde hala ekonomide kamunun payının çok olduğunu görüyoruz. OECD rakamlarına göre; İsveç’te %49, Belçika %49, Japonya %48, Hollanda %47, Norveç %47, Kanada %41, İngiltere %41… Türkiye’de %24’e düşmüş. Hala “düşürün” diyor. Burada bir oyun var! Diyorlar ki bize; “Halk Bankasını” sat, “Ziraat Bankasını sat”. Niye satayım kardeşim? “Devlet bankacılık yapmaz.” Peki… Almanya’daki bankaların %89’u kamu bankası, Fransa’da %60’ı… Fransa’nın belli başlı kurumları, Air France devlet Teşekkülü. Satmıyor Air France’i. Bize “THY’yi sat” deniyor. Franca Telecom, hala kamunun elinde. Japonya’da kamu bankalarının payı %40 civarında. İtalya’nın en büyük 2. bankası Banca Di Roma, bir devlet bankası. İtalya’nın en büyük holdinglerinden IRI bir devlet kurumu. Norveç’in en büyük bankası Den Norske Bank, devlet bankası İspanya’nın elektrik kurumu Endesa bir kamu kurumu. İspanya’daki havaalanı, uçak ve savunma kamunun elinde. Çelik, alüminyum kamunun elinde. Devlet bankalarının en büyüğü olan Yunan Ulusal Bankası’nın bankacılık sektöründeki payı %42. Bir tek bankanın payı %42. Yunanistan’daki kamu bankalarının payı %72. Biz de özel bankalara verdik işi, işte gördük özel bankaların yaptığını, battı. Kamu bankalarını siyasetçiye alet ettik biz. Kamu bankalarını adam gibi yönetemedik. Başbakan değişti, kamu bankalarının genel müdürü değişti. Ne değiştiriyorsun kardeşim? Ne yaptı bu adam? Bul yolsuzluğunu, bul hırsızlığını, götür cezaevine at. Bakın, dengeyi çok iyi kurmak lazım. İsviçre’de, Almanya’da ekonomideki kamu payı %50’nin üzerinde ve ekonomilerini görüyorsunuz. 25 bin dolar milli gelir. Güney Afrika, Kenya, Bangladeş, Honolulu, Kongo’da kamunun ekonomide payı hiç yok. Hepsi sürünüyor. Biz %24’e düşmüşüz ve daha da düşürüyorlar.

Tekel niye özelleştiriliyor kardeşim? Zarar mı ediyor bu kurum? Tekel’in dosyasını açıp baktığınız zaman dünyanın 5. büyük sigara üreticisi. Tekel niye ucuza gidiyor? Fas’ın Tekel’i özelleştirildi. 15 milyar tane sigara yapıyor. %80 payı 1 milyar 530 milyon dolara satıldı. Bizim sigara adedimiz 70 milyar. 5 misli büyüğüz. Bu hesaba göre, bizim Tekel’imizin 9 milyar dolar etmesi lazım bugünün parasıyla. Kaça satıldı Tekel’in sigara bölümü? 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. İçki bölümünü, 19 yeri, 292 milyon dolara sattılar. Bu fabrika yapılırken kaça mal oldu? Türkiye’nin 8. büyük firması Tekel, 2 katrilyon devlete vergi ödemiş. Dünyanın 5. büyük sigara fabrikası. 180 bin kişi çalıştırıyor. Ne oluyor da Milli Piyango satılıyor? Zarar mı ediyor bu kurum?

Tekel’den gelecek para bizim 13 günlük faizimiz! Tekel satıldı şimdi, sosyal dengeleri düşünün, çiftçiyi düşünün, vatandaşı düşünün, toplanan vergileri düşünün. Bu işler çok uluslu şirketlerin eline geçiyor. İşte değerli arkadaşlarım yaşanan gerçekler bunlar biz Türk toplumu olarak hafızası nankör insanlarız her şeyi çok çabuk unuturuz. Bırakın Türbanla uğraşmayı şimdi memleket ne halde lütfen gerçekleri görün. Yazıktır emperyalizmin ve küresel sermayenin oyununa gelmeyin yazık etmeyin bize...

www.itpttv.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize sağlık,çok güzel anlatmışsınız... Görünen köy,insanlarımız kör olduğu için kılavuz istiyor maalesef.Bu kadar cehalet,bu kadar kaderine razılık ,bu kadar vurdum duymazlık ,insana dehşete düşürüyor ne yazık ki... Bu kadar gerçeklerden kaçan,bu kadar kör bir millet dünya tarihine yazılmamıştır. Fakat unutmamak gerekir ki;emperyalizm insan oğlunun zaaflarından ortaya çıkartılmış bir rejimdir.İnsanları sonunda emperyalizm yok etmeyecektir,insan oğlu kendi zaaflarında boğulacaktır.Emperyalizm ile ilgili yazılarımı okursanzı sevinirim. saygılarımla

aysun alp 
 05.03.2008 12:59
 

Sizin de söylediğiniz gibi kendi bünyemizde özelleşsek işin samimiyetine ve iyi niyetine inanacağız. Ama "özelleşme" adı altında satılan tüm kaynaklarımız yabancıların eline teslim ediliyor. Eğer böyle giderse ( ki ben bunları görmek bile istemiyorum) kendi ülkemizin topraklarında bir "el gibi" olacağız!! Sevgiyle

Tülay TERZİOĞLU 
 29.02.2008 15:41
 

cevabınızdan dolayı teşekkür ederim.Ama kusura bakmayın verdiğiniz cevap beni hiç şaşırtmadı.Asla şunu unutmayalımki teknolojinin gelişebilmesinin tek yolu vardır oda savaşlardır.Eğer 1.ve 2.Dünya savaşları olmasa idi bugün çoğunluğumuz başkaların toprağını süren birer köylü bazılarımızda toprak ağaları olurduk. Soğuk savaş olmasa idi uzaya çıkılabilirmiydi.Özgürlük sadece bir aldatmacadır aynı esaret gibi.Beyin olarak birşeyler üretmeye ve düşünmeye zaman ayırmıyor isek seni kimse esaret altına bile almak istemez. Tekrar şunu söyleyeyim siz eğer beraber çalıştığınız insanlardan bir tanesinde bile gayret görseydiniz eleştiren tarafta değil eleştirilen safta ve en önde olurdunuz. Çünkü her şey bir ile başlar.Ben şuna inanırım "İnsan yanlız doğar,yanlız ölür ve yanlız hesaba çekilir.Yanlız doğdum yanlız öleceğim hesapta herkese kolay gelsin" Saygılar ve sevgiler.

vahap keskek 
 28.02.2008 20:19
 

Yapılan her işten sonra insanlar neden bir beğenmemezlik içine girer? Bir ülkenin vatan olması demek çok parası olması demek değildir.Hürriyetin manasını bilmediğimiz aman hür oluruz. Bizim şu an esaret ile hürriyet ile işimiz yok. Hükümette olan insanlar günün şartlarına uygun işler yapmak için çalışıyor.Doğru veya yanlış ama birşeyler yapıyorlar. Şu an ülkemizde işsiz sayısı çok diyoruz. Ama o kadar az yetişmiş kalifiye elamanımız varki iş yapsın diye yurt dışından işgücü ithal ediyoruz. Bunda devletin payı büyük eğitim vs. eksikliği.Peki vatandaşımızda memurumuzda işçimizde işsizimizde hiç mi kusur yok. Kendini geliştirmek adına hiç bir şey yapmayan bir insana şahı merdan olsan ne yapabilirsin.Size soruyorum:50 den fazla televizyon kanalı kurdunuz bir çok insanla çalıştınız bana diyebilir misiniz çalıştığım insanlar işini hakkıyla bilgisi ve becerisi ile yapan insanlardı. İşi yapabilmek için kanıyla canıyla mücadele ederdi. O insanları bulsaydınız şu an sizes sayın başbakanım derdim

vahap keskek 
 28.02.2008 10:00
Cevap :
Sayın Keskek Yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim. Kusura bakmayın ama İnanın hayretler içerisindeyim. Şu anda hürriyet ve esaretle işimiz yok diyorsunuz anlaşılan siz ümmet olmayı birilerin boyunduruğunda yaşamayı kabul etmişsiniz. Özgürlüğün olmadığı bir yerde bilim teknoloji üretemezsiniz. Hükümetin Yanlış doğru bir şeyler yapmaya çalıştığını ifade etmişsiniz doğrulara evet ama yanlış yapma haklarının olduğunu düşünmüyorum. Evet çalıştığım insanlar bilgisiyle becerisiyle işlerini hakkıyla yapmışlardır yapıyorlarda yoksa onlarla çalışmam. Devlet olmanın üç temel görevi vardır değerli arkadaşım 1- Vatandaşının can ve mal emniyetini sağlamak. 2- Vatandaşının eğitimini sağlamak. 3-Vatandaşının sağlık şartlarını iyileştirmek ve sağlamak bu üç temel şey devletin asli görevidir ve devlet bunları siyasi otorite eliyle yapar eğer bunları yapamıyorlarsa o koltuklar boş yere işgal edilmemelidir yapacak olanlara fırsat verilmelidir. son bir şey siyasetçi olmayı asla düşünmedim.Saygı ve sevgiler.  28.02.2008 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1492
Kayıt tarihi
: 08.02.08
 
 

Ben Ankara'nın Polatlı ilçesinde 1962 yılında doğdum. Tahsil hayatımı Ankara'da tamamladıktan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster