Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '18

 
Kategori
Kent Tarihi
Okunma Sayısı
564
 

Sultanahmet Meydanı: Bilmediklerimiz, Bölüm 2

Sultanahmet Meydanı: Bilmediklerimiz, Bölüm 2
 

Sultanahmet Meydanı


Dün nerede kalmıştık...
 
"Bu havuzun yerinde daha önce ne vardı?"
 
Bugün ikinci bölümle devam ediyoruz.
 
Hadi bi tarihçe yapalım mı?
Osmanlı döneminde havuzun olduğu bu meydan aslında idam alanıymış. Ve malesef Cumhuriyet ilan edildikten sonra da bu uygulama devam etmiş. (Hem de 1965 yılına kadar. 1965 sonrası ise idamlar cezaevlerinde, geceleri gizlice, halka duyurulmadan yapılmış, ne yazik ki 2000 yılına kadar da yasal olarak sürmüş.)
 
Bu meydana darağaçları kurulur, halka çağrısı yapılır, seyircisi sağlanır ve idamlar öyle gerçekleşirmiş.
İdam infazları bitince de cesetler hemen kaldırılmaz, boyunlarına asılan bir künye ile ibret-i aleme teşhir edilirmiş. 
İbrahim Paşa’nın öldürülmesinden sonra, 1548 yılında Yeniçeriler ve Sipahiler arasında çok büyük bir çatışma çıkmış, 200’den fazla sipahi ölmüş. Ve bu meydan kan gölüne dönmüş.1826’da yine bir ayaklanma çıkmış yüzlerce kişi bu meydan da boğdurulmuş.
 
Ve bir de ne olmuş biliyor musunuz? Ah çok fena… Osmanlı’nın ilk recm, yani taşlanarak öldürme cezası gerçekleşmiş tam havuzun olduğu noktada!!! Bir saray görevlisinin eşi, Yahudi bir kasap çırağı ile zina yaptığı için havuzun olduğu meydan da taşlanarak infaz edilmiş!
 
Ahhh ne meydan ama !!! Kara yazılı meydan.
 
Roma ve Bizans döneminde ise, burada bir Hipodrom varmış. Hipodrom bildiğiniz gibi atların yarıştırıldıkları ve seyircilerin at yarışlarını bahislerle izlediği yer. Tam çevirisi ile At Meydanı.
 
Bizans İmparatoru atlara çok düşkünmüş. Atlı Meydan’a isminin hakkını vermesi için at heykelleri yaptırmayı düşünmüş. Yaptırmakla vakit harcamak, beklemek de istememiş. Büyük İskender’in ünlü heykeltıraşının Sakız Adası’ndaki saraya yaptırdığı dört adet altın kaplama bronz at heykellerini söktürmüş, atlar gelince de Ayasofya’nın girişine koydurmuş. 1204 yılında şehir Latin istilasına uğrayınca, bu atlar çalınıp Venedik’e götürülmüş. Venedik’e gidenler St Marco Kathedrali’nin içinde mutlaka görmüştür bizden çalınan o altın kaplama dört at heykellerini.
 
Hipodrom öncesi ise, burada çok büyük bir katliam yaşanmış. Nika Ayaklanması’nda 30 bin kişi, imparatorun emriyle bir kalemde öldürülmüş. Cesetler nereye gömülmüş dersiniz? Havuzun olduğu alandan Sultanahmet Camisi ve Külliyesi’ne kadar olan bölüme.
Çok fazla kanlı olaylar olmuş baksanıza… Daha fazlasına devam etmeyeyim. 
 
Dilerseniz bu meydanda yapılmış kutlamalara bakalım biraz :
 
Hatice Sultan, İbrahim Paşa’yla bu meydanda evlenmiş. Düğünleri iki hafta geceli gündüzlü sürmüş.
 
Kanuni Sultan Süleyman’ın üç oğlunun da sünnet düğünleri yine bu meydanda gerçekleşmiş.
Osmanlı’nın ilk sanayi fuarı bu meydanda açılmış.
 
İstanbul’un işgalinde, yine bu meydanda Halide Edip Adıvar tarafından büyük bir miting düzenlenmiş.
Cumhuriyet dönemine gelirsek, 1960 ve 1970 arası çoğu İngiltere’den gelen Hippiler (çiçek çocuklar) Sultanahmet Meydanı’nda canlı müzik yapmış.
 
Günümüzde ise, Ramazan ayında düzenlenen kutlamalarla kontrolsüz ve yıldırıcı bir kalabalığı oluyor bu meydanın.
 
Gördüğünüz gibi, Sultanahmet Meydanı, yüzyıllarca imparatorluklar da kilit noktası olmuş.
 
İstanbul’u ziyaret etmiş veya edecek herkesin ilk uğradığı yer…
 
Önemli bir tarih yatıyor, hem altında hem üstünde.
 
İşte bu yüzden, yerli-yabancı turistlerin, gezginlerin ve kentseverlerin, İstanbul’a kavuştum noktasıdır, Sultanahmet Meydanı.
 
Ve ben, çok seviyorum burayı.
 
Güzel bir gün dileğiyle,
Zuhal x
 
Bana instagram sayfamdan da ulaşabilirsiniz @banabiyersoyle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 295
Kayıt tarihi
: 28.03.18
 
 

Hazine her zaman altın pırlantayla olmuyor. Gezerken araştırırken, okurken öğrendiklerin, bugün d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster