Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
408
 

Sultanahmet tehlikede!

Sultanahmet tehlikede!
 

Sağ Arkada ki Minare devrilmek üzere..


İstanbul Kültür Parkı Olmalı, Sanayi Şehri Değil

Bir kaç günlüğüne geldim İstanbul'a ve geldiğimde en sevdiğim yerlerden olan Sultanahmet meydanı ve tarihi mekanları yeniden gezdim. Tıpkı sevdiğim bir filmi izler gibi gülümsemeye çalışan bu şehri seyrettim. Fakat Sultanahmet Camii'nin Turistlerin yoğun olarak giriş çıkış yaptığı kapıdan dışarı çıktıktan sonra bahçe çıkış kapısına yaklaşık 40-50 metre uzaktan, Turistlerinde oturup camiyi seyrettiği yerden tekrar seyrettim. Caminin sağ taraftaki arka minaresi üst şerefeden itibaren eğrilmiş.

Gözüm beni yanıltabilir yada gölge oyunudur diye yanımdaki arkadaşa "Minareyi işaret ettim ve bir tuhaflık var mı dedim?" o da aynı şeyi gördü. Sonra emin olmak için bir turiste'de minareye bakmasını söylediğimizde o da eğrili keşfetti.

Acaba o eğriliği yetkililer keşfetmiyorlar mı? Resimde kırmızı daire içine aldığımız minare eğrilmiş durumda sadece Ayasofya ve Sultan Ahmet Cami arasından izlesinler ve bence caminin minarelerini kontrol etsinler. Zira tonlarca ağırlıkta tramvayların rayların üzerinden zemini titreterek geçtiği bu bölgede milyon defa titremeler o eserlere zarar vermiyor demek tam bir körlüktür.

İstanbul halkı tüm gelirini bu şehrin cazibesine borçludur. İstanbul ise cazibesini sadece boğaza değil üzerinde taşıdığı tarihi, sanatsal, kültürel ve arkeolojik zenginliğe borçludur.

Peki, yetkililer neyi bekliyorlar?

İstanbul içinde onarılmayı bekleyen ama çivi bile çakılması yasak olan kendi kendine yıkılmayı bekleyen tahihi ahşap İstanbul evlerinin yıkılmasını bekler gibi tüm eserlerin dökülmesini mi bekleyeceğiz.

Değil tramvay geçmesini yakınından araba bile geçmemesi gereken bir çok tarihi mekan şehrin 20 milyonluk kalabalığı içinde İMDAT diyor ve SOS veriyor artık. Kimse eserlerin çığlığını duymuyor, duymakta istemiyor. Çoğunluk cebinin peşine düşmüş.

Topkapının yanında bulunan kentin eski arkeolojik kalıntılarını gördüm, kazılar devam edemiyor. nereye etsinki? Tarihi eserin üzerine bir tarihi eser daha inşa edilmiş.

İstanbul kesinlikle yeni bir İstanbul inşa edilerek taşınmalı.

Yeni İstanbul'un sınırları Boğazdan 50-60 km dışarlarda olmalı. Eski İstanbul kültür ve tarih parkı ve açık hava müzesi olmalı. Önce Fatih boşaltılmalı, burada ki tüm tarihi eserler gerçek bir koruma altına alınmalı ve Eski İstanbul Kültür Parkı olmalı. Yerleri deprem gibi sallayan o Tramvaylar bilimsel testler yapılıp kesinlikle kalkmalı.  Zemini kötü ve sağlam olmayan tüm modern(!) binalar boşaltılıp yeni inşa edilecek KANALLI İSTANBUL'a taşınmalı.

Eğer yetkililer bunu yapmazsa DEPREM mutlaka bunu eninde sonunda yapacaktır. Bilim adamları deprem olacağını söylüyorlar ama şimdiden önlem alınmalı.

İstanbul'un muhafazakar kesimleri Fatih'te ki Deprem konusunda evliyalara güvenirken, Tinercilere, yetimlere, yoksullara sahip çıkma ve zekat verme infak etme söz konusu olduğunda bunları es geçip seküler kesimi bile sollayarak cebini doldurmakta, kentten bolca faydalanmaktalar. Dönercisinden mağazacısına kadar İstanbul kıysıya ve hınçla sömürülmekte ama İstanbul'da deprem olduğunda artık kıyamette gelmiş olacak Türkiye'ye zira Türkiye ekonomik, kültürel, sanatsal, sosyal ve siyasal depremlerin altında kalacaktır. 

Peki buna göz göre göre, bile bile, uzmanlardan duya duya görmezden gelinilebilir mi?

Bence İstanbullular ve Yetkililer şu soruyu kendilerine sormalı.

Van'da ki depremde bir kaç bin insan öldü ya İstanbul'da 7'2 şiddetinde bir deprem olsa ne olacak? Hele bu depremin merkezi Fatih'te olursa ne olacak?

10 yıldır toplanan deprem vergileriyle 40 milyar TL ile bile Van'a sahip çıkamadık.  İstanbul'un en az 5-6 milyon ölümlü büyük depreminden mi bu enkazdan kalkılacak?

Hangi ÖTV hangi Bedelli Askerlik parası İstanbul'u ve Türkiye'yi kurtaracak o zaman? 

Milyonlarca insanın canı önce Allah'a emanet, fakat Hükümet tedbirleri şimdiden ve hemen almalı. Yoksa bu enkazın altında ilk önce Hükümet kalır.

Kanal Projesini her türlü eleştiriye hemen rağmen başlatılmalı ve tüm eski köhne binalar boşaltılmalı. Bu konuda ki tüm eleştirilere kulak tıkamalı.

Bununla beraber yıllarca o meskenlerde oturmuş insanların haklarının verilmesinde adil davranılmalı.

Eminim Sultanahmet ve Ayasofya gibi Yüzlerce yıl yaşamış binalar Tramvayların hergünkü sarsıntısına direndiği gibi depreme yinede direnir ama modern binalar çoktan secdeye kapanır.

Bu yüzden Kanal Projesi bekleyemez. İnsanlarımızın hayatını ve İstanbul'un eserlerinin sağlamlaştırılarak kurtulması için bu proje gerçekleşmeli.

Her geçen gün İstanbul halkının ve Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediğine inanıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3681
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster