Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

25 Eylül '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
1649
 

Sultanımızı Üzmeyelim !..

Sultanımızı Üzmeyelim !..
 


Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid, Niğbolu Savaşı'nda kazanılan zafer vesilesiyle ele geçirilen ganimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak istemektedir... Mimarlar bugünkü Ulucâmi'nin bulunduğu mevkiide karar kılarlar...


Söz konusu arazi üzerinde evi, bahçesi olanlara, bir başka yerden muadil yer verilir. Lâkin, yaşlı bir kadıncağız vardır ki, "Evim de evim" diyerek inat ve feryad etmektedir. Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere olumsuz yanıt verir...


Önce vezirler gider netice alamazlar; sonra Sultan Bayezid bizzat kadının ayağına gider, ikna etmeye çalışır lâkin, kırılmaz inadıyla kadın halâ direnmektedir...


Sultan Yıldırım Bayezid, câminin yerini çok beğenmiştir... Hiç hesapta olmayan bu pürüzle canı hayli sıkılmıştır ki, aklına damadı gelir. Emir Sultan'ı bulur ve meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder ve "Acele etme!" der, "Bir gecede neler değişmez?"


Yaşlı kadın o gece rüyasında mahşer meydanını görür!.. İnsanlar peygamberimizin yanına koşarlar... Şefaate kavuşan kavuşana... Kadıncağız da niyetlenir, lâkin ayakları vücudunu taşıyamaz, ıstırapla yerleri tırmalar durur...


Elinden kaçan bu çok büyük fırsat ciğerini dağlar, feryad figan ağlamaya başlar... Tam o esnada Emir Sultan'ı görür, "Herkes Cennet'e gitti" der, "Ben de bir başıma kaldım burada!"


Mübarek o gönül ferahlatan tatlı sesiyle kadına sorar...


"Kurtulmak istiyor musun?"


Yaşlı kadın nefes nefese cevap verir...


"Hiç istemez olur muyum?"


Mübarek devam eder...


"Öyleyse sultanımızı üzme!"


Ertesi gün kadın kendi ayağı ile gelir, evini teslim eder... Üstelik önüne konulan ücreti de câmiye bağışlar.



Kaynakça: Menkıbelerden

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkes bir rüya ile melek olabilseydi. :)Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 25.09.2008 17:30
Cevap :
Mümkün değil, günümüz insanı doymak bilmiyor, istisnalar hariç... Sevgiler...  28.09.2008 0:37
 

Merhaba..Bu tarz hikayeler Edirne de Kırklarelinde Varna da Burgaz da Balkanlar da ve Batı Trakyanın tümün de anlatılır..Her fetihten sonra camii yapılan araziler üzerinde muhakkak bir Kadının evi vardır ve arıza çıkartır ardından hak-vaki olur, bir nişane veya rüya karşılığında arazisini verir..Hatta Batı Trakya da Balkanlar da ve Trakya da bu tarz yakıştırma hikayeler yöresel farklılıklar olsa da temel de aynıdır..İlginç olan Gaziantep ve Urfa da bu tarz hikayelerin olması..1. gerçek; Kuzeybatı ve Batı ya yapılan her fetihte ele geçirilen yerler de müslümanlar yoktu.Osmanlı lağvettiği Beyliklerden insanları fethedilen yerlere göç ettirip arkadaki güç birliğini kırarak yeni yerleşimdeki yeni halk ile kaynaşmayı hedefledi..2. Gerçek; bugün büyüklüğü ve tarihi eser olarak övündüğümüz camiiler imza niteliği de taşır.İnşa edildikleri yerler de ya bir kilise ya da başka bir ibadet yeri vardır.Tabii kısas daha sonra tersine gerçekleşmiş bu kez camiiler kilise oldu veya yıkıldı.. Esenkal..

HAKAN TUNA 
 25.09.2008 16:10
Cevap :
Hoşgeldiniz Hakan Bey... Geçmişten günümüze anlatılagelen öyküler işte ama ders çıkarılacak incelikler var elbet... Yorumunuza ve verdiğiniz ekstra bilgilere teşekkürler ediyorum, saygılar...  26.09.2008 0:31
 

Göremez tabi! İşi bitti!!!!

Ahmet Balcı 
 25.09.2008 1:26
Cevap :
Yok aabii, nerdeee... Pembe dizi mi bu allasen her gün yok öyle :-)) Sevgiler...  26.09.2008 0:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3240
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster