Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '21

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
5
 

Sümerolog - Sümeroloji

Sümerolog - Sümeroloji

 

“Benim Sümerolog olduğumu biliyorsunuz. Bizler Sümer dili ve eserleri ile uğraşan bilim adamlarıyız... Yani en azından ben öyleyim. Sümeroloji programında M.Ö. 4000 yılının ortalarından İsa'nın doğumuna kadar uzanan sürede Ön Asya'da oturmuş ve çivi yazısını kullanmış kavimlerin dil, tarih ve kültür tarihleri gibi konularda çalışma yaparız… Benim seçilmemin de bir sebebi olduğunu tahmin ediyorum. Gördüklerim ve göreceklerimden anlıyorum ki, bizleri bilerek yaptığımız işlere göre seçtiniz.”

“Doğru. Biz bunları sizlere söyledik zaten. Bir tek fark var. Sizler burada başka bir âlemde ya da son zamanlarda sizlerin çok kullandığı bir tanımla anlatabilirim. Başka bir boyuta geçtiniz. Sizler öyle düşünüyorsunuz. Bakalım göreceğiz.”

Timuçin Akyol:

“Benim uzun anlatı ile zaman kaybettirmeye niyetim yok. Jeoloji yani Jeologum, yani yer bilimci… Yer yuvarlağının yapısını, birleşimini evrimini inceleyen bilim… Buraya geldiğimiz andan itibaren devamlı incelemeler halindeyim. Arkadaşlarım da aynı durumda. Herkes kendi dalında yoğun birikim içinde! Bu bizler için çok iyi bir deneyim. Ben bunun bilincindeyim. Anlamadığım; bizleri bilgilendirmek için böyle maceraya sürüklemiş olamayacağınız! Bunun altından başka bir şeylerin çıkacağı…”

“Doğru… Konfüçyüs der ki:

"Eğitimli insanların dokuz düşüncesi vardır; baktıklarında, berrak görmeyi düşünürler... Dinlediklerinde, iyi duymayı düşünürler... Görünüşleri, bakımından sıcak olmayı düşünürler... Davranışlarında, saygılı olmayı düşünürler... Konuşmaların da doğru olmayı düşünürler... İşlerinde, ciddi olmayı düşünürler...
Kuşkuya düştüklerinde, soruları nasıl soracaklarını düşünürler... Öfkelendiklerinde, sorunları düşünürler... Kazancı gördüklerinde, adaleti düşünürler...”

 

Hepsine baktı, sonra kraliçeye baktı. Kraliçe Rhoksane:

“Sizleri dinlemek istiyoruz. Sizlerin kendinizi anlatmanızı ve dinlemeyi de istiyoruz. Fakat hakkınızda tahmin edemeyeceğiniz kadar çok bilgi sahibiyiz. Bizler sizlerle bazı şeyleri konuşmak istiyoruz. Mesela Din konusu.”

Çağman Babüroğlu:

“Din mi?”

“Evet… Bu bizler için çok önemli. Bizler sizin yazdıklarınızdan esinlenerek, hatta okuyarak din ile ilgili birçok bilgi edindik. Bilmediklerimizi de sizden öğrenmek istiyoruz.”

Suna Baydaroğlu:

“Bizler cevaplamaya hazırız.” Rhoksane:

“Din, Allah tarafından Peygamberler aracılığı ile insanlara ulaştırılan ilahi bir kanundur. Dinin kurucusu Allah, muhatabı insanlardır.” Rüçhan:

“Evet, bilimsel açıklaması bu şekildedir.”

“Dinin amacı insanlara iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini bildirmektir; onları dünya ve ahret mutluluğuna kavuşturmaktır.” Suna Baydaroğlu:

“Konuşmalarınızdan anladığım kadarı ile siz bu felsefeleri kendinize düstur (düstur: genel kural, kaide. Yasaları içine alan) edinmişiniz.

“Evet, bizler kötülüğe karşıyız. İnsanların önce kendi içleri ile barışık olmalarından yanayız. Fikret Karpat söz istedi.

İlk insan olan Hz. Âdem, aynı zamanda ilk Peygamberdir. Bütün Peygamberler insanlara Allah'ın birliği inancını tebliğ etmişler ve Allah'a nasıl ibadet edileceğini öğretmişlerdir.”

Bulundukları odada yine ışık helezonları oluşmaya başladı. Davul sesleri de ardından geldi. Helezonların içinden birkaç adam çıktı. Yerlere kadar eğildikten sonra odada bulunanları da selamlayıp masada boş olan sandalyelere geçmişlerdi.

Kral Horisobekton’un yanındaki iki kişiden genç olanı konuşmak için ayağa kalktı.

“Selamlar efendim.”

Genç adam yarı beline kadar eğilerek selam verdi.

“Benim ismim; Astayırekso,sizlerden öğrendiklerimizi doğrulamak istiyoruz.” Rüçhan Günnar:

“Doğrulamak istedikleriniz nedir?”

“Örneğin Kuranda adı geçen Peygamberler. Çünkü bunlar bizim insanlığa bakış açımızın temelleridir.” Çağman Babüroğlu:

“Devam edin lütfen; biz de bildiklerimiz konusunda sizi destekleyelim.”

Astayırekso gülümseyerek başını salladı.

 

 

Hz. Âdem (as), Hz. İdris (as), Hz. Nuh (as), Hz. Hud (as), Hz. Salih (as) gibi.”

 

Çağman Babüroğlu:

“Evet, bunlar doğru. Birkaç tane de ben söyleyeyim. Hz. İbrahim (as), Hz. Lût (as) , Hz. İsmail (as), Hz. İshak (as) gibi.” Çağman, Rüçhan’la göz göze geldi. Rüçhan:

“Kuran’da adı geçen daha çok Peygamber vardır. Hepsinin de Kuran’da isminin kaç kez geçtiği bellidir.”

“Haklısınız; mesela Hz. Yakup (as) ismi 15 kez geçmektedir. Mutlaka da hepsinin birbiri ile uzak ya da yakın akrabalıkları vardır.”

Kral Horisobekton gülümsedi.

“İzin verirseniz bir iki bilgi de ben vermek isterim. Bu bahsedeceğim Peygamberler aslında insanlık din tarihine yön vermiştir. Örneğin Hz. Yahya (as) Hz İsa’nın müjdecisi olarak bilinir. Hz. İsa babasız doğmuş tek peygamberdir.”

Kral tekrar sustu, konuklarını bir süre inceledi.

“Hz. İsa için daha beşikteyken konuştuğu ölüleri dirilttiği, hastaları ve körleri iyileştirdiği söylenir.  Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Kendisine İncil verilmiştir.”

 

 

NAZAN ŞARA ŞATANA’NIN TAŞLAR-KIYAMET KİTABINDAN…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1725
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4547
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster