Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
517
 

Süper Anne , Süper Babalar

Süper Anne , Süper Babalar
 

Bu yazı bir röportaj aslında. Konuştuğum doğal,içten,dünya tatalısı kadından anlattıklarını ve resimlerini Milliyet Blog'a yayınlamak için izin istediğimde.

- A benim güzel kızım, ben başbakan değilim, okumuş yazmış biri değilim, önemli bir şey yapmamışım neyimi yazacaksın benim. deyiverdi.

Bana göre marifet başbakan olmak değil, okumuş yazmış biri olmak değil, yapılabilecek en önmli şeyi yapmış bu yazının kahramanı ve bu yazının kahramanı gibi milyonlarca anne ve baba.

................................................


Benim yurdum süper anne ve süper babalarla dolu. O bir süper köylü, o bir süper anne ve o biiiiirrrrrrrr süper babaanne. Çanakkale'nin Biga ilçesi Aşağı Demirci köyünde yaşıyor. Toprak bir evde. Tertemiz, inci gibi bembeyaz sade bir köy evi. Bembeyaz ak bir başörtü başında, gülen bir yüz, sıcak bir hoşgeldin di ilk gördüklerim.

Mis gibi çorba, turşu, patates yemeğinden oluşan doğal, sağlıklı anne sofrası ile karşıladı bizi.

- Yoldan geldiniz, yorgunsunuz, açsınız önce bir doyurun bakayım karnınızı dedi.

Muhtelif zamanlarda, muhtelif sohbetler ettik.

- İnan Müslümansan diyor bir konuyu anlatmaya başlarken.

Çok hoşuma gitti bu söz.

- İnan Müslümansan.

Müslümanlar inanır değil mi?

- Canım evladım, inan müslümansan ben bu başörtüyü hç başımdan çıkarmadım. Bir düğünümde çıkarmışım o kadar. Ama bu inaçtır a kızım. Ben okumuş, ermiş, çalışan biri olsam hiç baş örtü ile işe gidiir mi? Bu inaçtır a kızım. Bu adettir,ibadettir. Ama her şeyin yeri ayrı. Bak benim kızım İstanbul'da yaşıyor, çalışıyor bi başına mücadele ediyor. Ben O'na karışamam ki. Karışacak yaşım geçti. Akıl veririm, yol gösteririm, dinler dinlemez o kızıma kalmış. Ne yapacağını bilecek yaşta o, zaten ben de O'nu ne yapacağını bilecek şekilde büyüttüğüme inanıyorum.

4 çocuk yetiştirdim ben. 4 çocuk okuttum. Onları işte bu odacıkta yıkardım sırayla. O zaman banyo yok, tuvalet dışarıda.Yıkar, yıkar gönderirdim sobanın başına. O zamanlar böyle m? O zamanlar hayat bu kadar kolay değil. Hayvanlar bu kadar az değil. Sap saman şimdiki gibi hazır balyalar değil. Şimdi balyayı alıyorsun koyuyorsun hayvanın önüne. Sapı samanı beleyeceksin, sereceksin, kurutacasın getirip yığacaksın.Odunlar şimdiki gibi elektirikli testere ile kesilmiyor. Sabah kalkacaksın alacaksın baltayı eline, kıracaksın odunu. Samanları serceksin ahıra, sütleri sağacaksın, makina yok şimdiki gibi elle sağacaksın. 4 çocuğu hazırlayacaksın okula yollayacaksın. Eh bir dede ile bir ben varız. Çocuklar hem küçük, hem okula gidiyor, pek yardımları dokunmuyor. Bir de ev işi var. Sabah kalkardık dede ile o oduna giderdi, ben hayvana hallederdik onları, gelir ev işini yapardım. Koyardım güğümleri maşınganın üzerine su kaynardı çamaşır için, şimdi ha bu makinaların yıkadığı çamaşır mı? Kar gibi olurdu çamaşırlar. Evi temizlerdim, yemek hazırlardım, çocukları okula salardım. 4 çocuk okuttum ben kızım. Emekli olmak istedim ama hem dedenin hem benim prim ödeyecek gücüm yoktu. Bi dede emekli oldu.

Eh şimdi köy yerinde insan aç kalmıyor. Bir inek bi buzağı yetiyor bize. Odunu yamaçtan alıyoruz, tüpe gerek yok maşıngada yemek pişiyor zaten eh domates, biberi bahçeden ama benim tavuklar bu sene marullarımı hep gagalamış.Köy yerinde aç kalmazın kızım her şey var, eh biraz ilkel ama her şey var dedenin maaşı da yetiyor ikimize Allah'a şükür.

Biz artık yaşamı tükettik ben çocuklarım için üzülüyorum. Okuttuk yetiştirdik hepsi üniversite bitiridi.Oğlanlar evlendi çoluğa çocuğa karıştı.Bi de kızım hayırlısı ile baş göz olsa.Okudu hepsi Allaha'ıma bin şükür. Okusunlar büyük adam olsunlar istedik. Ama şehir hayatı çok zor be kızım. Koştur, koştur, koştur canları çıkıyor yavrularımın. Yorgunluktan helak oluyorlar ve hayatarı borçla geçiyor. Hepsinin birer evi olsun istedim. Eh paramız yok alamıyoruz kendileri alacaklar elbet naapsınlar ev için çalışıp duruyorlar işte.Okusunlar altın bilezikleri olsun istedik.İstedik de çocukalra iyilik mi ettik kötülük mü bilemedim be kızım.

Ama olsun. Burada yine evleri var. Bağları bahçeleri var. Olmazsa dönerler yerlerine yurtlarına en azından gelecek bir kapları var. Eşi girdi bu arada lafa

- Sen böyle konuşuyorsun da gençler ister mi bakem köy hayatını,bu saatten sonra dönerler mi geriye?

Eveeettt asıl soru bu işte gençler bunca emek, bunca sene , bunca saatten sonra dönmezlerse geriye onca emek, o beyaz ev, o avlu, o ahır, inekler ve tavuklar ve o güzel insancıklar................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanki o köşede oturanlardan biri de bendim, usul usul dinleyen ve dinlenen!

Şahin Yamaner 
 13.02.2008 0:14
Cevap :
Sadece dinlemekle kalmamamız gerekiyor sanki, ne bileyim!!!!Bir şeyler yapmamız da gerekmiyor mu?  14.02.2008 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1848
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster