Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '11

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
515
 

Süper Galatasaray

Süper Galatasaray
 

Başlığa bakıp skor yazarlığı yaptığım sanılmasın. Galatasaray’ı gerçekten süper bulduğum da… O zaman bu başlık neyin nesi denilebilir. Anlatayım…

Aylardır özlediğimiz, beklediğimiz, ümit ettiğimiz, arzuladığımız, hayal ettiğimiz Galatasaray’ı izleyememenin bizlerde meydana getirdiği bıkkınlık, hayal kırıklığı, kanıksamışlık hali nedeniyle en ufak olumlu bir hareket hareketin normalde yapması gerekenden daha fazla etki yapıyor.

İşte bu yıkılmışlık, bu bitkinlik, bu yılgınlık içerisinde biraz güzel futbol izleyince insan sevindirik oluyor.

Maçın ilk yarısı dört dörtlüktü denilebilir. Her ne kadar bunda Eskişehirspor’un taktiksel hatasının payı varsa da Galatasaray’ın iştahlı, istekli ve etkili futbolu bizlere (taraftarlara) mutlu/mesut bir 45 dakika yaşattı.

“İstediğimiz, özlediğimiz, arzu ettiğimiz, beklediğimiz Galatasaray işte bu” dedirten 45 dakika sonrasında skorun da verdiği rahatlıkla oyun rölantiye bağlanmaya çalışıldı. Ve işte perdenin ardındaki gerçekler o zaman birdenbire ortaya çıkıverdi.

Yani bir takım savunma yapmak istiyorsa hücum yapmak zorunda. Rakibe boş alan bırakmamak zorunda. Topu ayağında tutarak oyunu istediği gibi yönlendirmek zorunda. İşte Galatasaray henüz bunu yapamıyor. Çok iştahlı saldırıyor, mücadele ediyor ama ayağa pas yaparak uzun süre oyunu soğutamıyor.

Bu da belki zamanla olacak. Hagi basın toplantısında “daha iyisi için zaman gerek” derken bunu kastetmiş olabilir.

Hagi demişken maçtan sonra yaptığı basın toplantısına bir anlam veremedim. Ne yapmaya çalıştığını anlayamadık. Takımın kazandığı bir günde o mutsuz olmak için başka bir bahane buldu. Yoksa buraya sürekli mutsuz olma amacıyla mı geldi?

Maçta herkes elinden geldiğince mücadele etti. Özellikle ilk yarıda biraz daha becerikli olunabilse maç tarihi bir skorla da bitebilirdi. Ancak ikinci yarında üst üste iki gol yenince kısa bir süre o anlamsız Galatasaray ortaya çıktı. Neyse ki kısa sürede 4. gol geldi de olası bir faciadan dönüldü.

Kanat akınlarının önemi ve etkinliğini de bu maçla bir kez daha görmüş olduk(dilimizde tüy bittiydi). Kazım kanatta oynayınca daha faydalı olacak. Culio orta sahanın yükünü taşımaya aday. Kalecinin şanssızlığı ise devam ediyor. Zapata hatalı değil ama daha şimdiden 5 gol yemiş oldu, alışkanlık yapmasından korkuyorum.

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Re re re ra ra ra :)))

Emine Supçin 
 08.02.2011 0:19
Cevap :
Bizi kandırıyor olmasınlar :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  08.02.2011 10:38
 

Zapata'nın yerine bir kazık çaksak, bir tane top çarpmaz mıydı sizce Sayın Hacıoğlu? :)

Bekir Gümüş 
 07.02.2011 9:43
Cevap :
Ona yakın bir düşünce bende de hasıl oldu. Kazık yerine kendimi düşündüm :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  07.02.2011 17:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 656
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster