Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '20

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
8
 

Süper Kupa Bayern'in

2005 yılı Ağustos ayında çekilen kuralar sonrası Sevilla ile Mainz UEFA Kupası ilk turunda eşleştiklerinde sıradan bir İspanyol-Alman buluşmasından fazlası değildi aslında. Bir tarafta Almanya Bundesliga'ya yeni yükselmiş ve hemen ardından Almanya Kupası'nı da kazanmış Mainz, diğer yanda İspanya La Liga'da alt-orta sıra takım kimliğinden yeni yeni sıyrılmaya çalışan Sevilla. Eşleşmeyi özel kılan detay, o dönemlerde Avrupa Kupaları'nda herhangi bir başarı kazanamayan Sevilla'nın, geçen 15 senede altı kez UEFA şampiyonluğuna uzanacak yolda atacağı ilk adım olmasıydı. Mütevazı Alman ekibi Mainz için ise tarihteki ilk Avrupa Kupası maçı özelliği taşıyordu. Tıpkı hocası Jürgen Klopp'un ilk Avrupa deneyimi olduğu gibi. İlerleyen yıllarda önce Alman, daha sonra Dünya futbol tarihine etki edecek çiçeği burnunda teknik adam için milad noktasıydı bu eşleşme sonu Sevilla üstünlüğüyle sona erse de.

Öyle ki Jürgen Klopp'un başarılı kariyeri kendisiyle direk bağı olmasa da ünlü Alman kulübü Bayern Münih'i derinden etkileyen bir unsurdu. Mainz sonrası Klopp Dortmund'un başına geçtiği günlerde Bayern Münih, liginde yine zirvedeydi ama kendisini daha iyi olmaya zorlayacak gerçek bir rakibi olmadığı için Şampiyonlar Ligi'nde istedikleri başarılar gelmiyordu bir türlü. Dipten aldığı Sarı-Siyahlı ekibi şaha kaldıran karizmatik teknik adam, Bayern'in elinden 2 şampiyonluk kupası çalınca Bavyera Ekibi'nin akil adamları daha radikal kararlara imza atmaya başlıyordu. Dortmund'un gücüne esktra bir güçle karşı koyan ve rakibinin silahlarını elinden almakta bir sakınca görmeyen Bayern, 2013'te önce ligi domine ediyor ardından da Şampiyonlar Ligi finalinde bileğini büküyordu ezeli rakibinin. 4 yıl kadar oldukça sert geçen rekabet zaten köklü bir kulüp olan Bayern Münih'i artık Avrupa'nın zirve 3 takımından biri haline getirmişti. Klopp'un geçtiğimiz sezon Bavyera ekibini de eleyerek Liverpool ile Şampiyonlar Ligi'ni kazanması biraz daha kamçılamıştı Uli Hoeness ve ekibini.

UEFA Kupası ile son 15 yıldır seviyeli bir birlikteliği olan ve tam 6 kez kazanan Sevilla, buna karşın aynı sihrini Süper Kupa'ya bir türlü yansıtamıyor. Daha önce 5 kez bu kupayı kazanmak için sahaya çıkan Endülüs ekibi, sadece ilk katıldığı yıl olan 2006'daki Barcelona zaferinden beri sahadan boynu bükük ayrılmaktan kurtulamadı. Benzer bir durum Bayern için de geçerliydi aslında. Tam 6 kez Avrupa'nın en büyüğü olan kırmızı-mavililer, Süper Kupa'yı sadece 2013 yılında müzesine götürebilmişti desek herhalde çoğu futbolsever şaşıracaktır. Her ne kadar bir önceki sezonun Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonunu karşı karşıya getirse de futbolseverler tarafından çok da ilgiyle takip edilen bir maç olamıyor genelde Süper Kupa. Nitekim geçen yıl Klopp önderliğinde Liverpool bu kupayı Chelsea'yi devirerek İstanbul'da kazandığında bile Türkiye'de yeterince ses getirememişti ne yazık ki.

Budapeşte'de oynanan ve uzunca bir zaman sonra kısıtlı da olsa seyircili izlediğimiz karşılaşma beklenilenin aksine durağan başladı. Tam 1 ay önce finalde Paris Saint Germain'i devirip, rekorlar kıran Bayern Münih'in üzerinde bir ağırlık var gibiydi ilk 15 dakikasında. Halbuki geçen Cuma akşamı Bundesliga açılış maçında Schalke'nin üstünden silindir gibi geçmişlerdi ama Sevilla da yabana atılmaması gereken bir takım olduğunun sinyallerini gösteriyordu. Nitekim bu süreç içerisinde Alaba'nın Rakitic'e yaptığı penaltı golle sonuçlanınca Alman devi uykusundan uyandı. Geçen ay Barcelona karşısında oyun 1-1'e gelip, iki-üç de net pozisyon verdikten sonra agresif bir oyun sergileyerek 8-2 kazanan takımı, o maçta kulübede olup hemen ardından Sevilla'ya transfer olan Ivan Rakitic hareketlendirmişti penaltı alarak. 

Ancak o günün ve son lig maçının aksine istediklerini sahaya yansıtamayan Gnabry-Kimmich-Sane üçlüsü olduğu için ilk yarı sonuna kadar "İşte bu" dedirtemedi taraftarına Bayern. Müller ve Lewandowski'nin iştahlı oluşuyla hücum anlamında ağırlıklarını koymaya başladılar. Önce Pavard ardından Lewandowski golle burun buruna kalmalarına rağmen skoru değiştiremese de geçen sezon asist kralı olmasının boş yere olmadığını gösteren Müller'in harika pasında Lewandowski topu iyi yere indirince Goretzka için golü atmak zor olmadı.

İkinci yarıda oyunun tek hakimi olmayı başaran Bayern, karşısında çok iyi bir savunma yapan ve hızlı kontralara çıkan Sevilla buldu. Özellikle UEFA maçlarında yıldızını parlatarak Manchester City'nin radarına giren Kounde, çılgın atmaya başlayan panzer ataklarına iyi direndi. Kounde'ye yanında oynayan Diego Carlos kadar önündeki Fernando da çok destek oldu diyebiliriz. Sevilla elinden geldiğince sağlam dursa da ikinci yarı Sane de normal performansına dönünce peş peşe gelmeye başladı Bayern Münih atakları. Hatta yoğun baskı 2 gol de getirdi önce Lewa ardından Sane ile ancak kalkan ofsayt bayrakları Sevilla'nın umutlarını ayakta tuttu. Oyuna sonradan giren En Nesyri, transfer işleri nedeniyle kafası yerinde olmayan Alaba'nın hatalarında biri normal sürenin sonu, diğeri uzatma bölümünde olmak üzere yakaladığı 2 net fırsatı değerlendirebilse Sevilla'nın 14 senelik Süper Kupa özlemi son bulabilirdi aslında. Fakat savunmadaki o kötü Alaba'nın uzaktan sert şutunu ancak çelebilen Bono topu Javi Martinez'in önüne düşürünce gelişine çok sert vuran İspanyol oyuncu, hemşerilerini üzmekten gocunmuyordu.

Maç öncesi fark bekleyenler yanılmıştı belki ama Sevilla iyi mücadele ederek yenilmez gözüyle bakılan Bayern Münih'e zor anlar yaşatarak keyifli bir akşam olmasına sebebiyet veriyordu. Kazanmasına rağmen standartları çok yukarıya çıkardığı için Alman basını tarafından eleştirilebilir dünkü oyunu Bayern Münih'in ama yine her kupa için 1 numaralı favori olacakları aşikar. Sevilla ise tam anlamıyla bir kriz yaşayan Barcelona ve eski tadında olmayan Real Madrid karşısında artık biraz daha özgüvenli bir La Liga oynayıp en azından yarışın içerisinde olma hesapları yapıyor muhtemelen. Dünkü oyunları bu umudu verdi ve liglerinde bir Bayern Münih olmadığı için hesapların tutma ihtimali söz konusu.

https://jeneriklikpaslar.blogspot.com/

Instagram Hesabımız  jeneriklikpaslar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 53
Kayıt tarihi
: 07.09.20
 
 

Başta futbol olmak üzere çeşitli spor karşılaşmalarını takip eden, müziği, sinemayı, tiyatroyu, s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster