Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
4925
 

Süper Lig'den amatöre bir devin hikayesi...

Süper Lig'den amatöre bir devin hikayesi...
 

milliyet.com.tr


Bu yazı, ülkemizin güzide kulüplerinden Erzurumspor’un Süper Lig’den amatör kümeye doğru uzanan içler acısı halinin resmini anlatmaktadır. Olaylar gerçek, kişiler kayıptır...

1968 yılında kurulup, 1969-70 sezonunda profesyonel lige adımını atan Erzurumspor, 1972-73 sezonunda -Portekiz’in Benfica kulübü ile birlikte- namağlup şampiyon olarak 2. Lige çıkarken tarihe de geçiyordu.

Uzun yıllar bu ligde mücadele eden mavi-beyazlılar, 1997-98 sezonunda 2. Lig 4. Grubu şampiyon olarak tamamladı. Ardından play off grubunu da açık ara önde bitiren Dadaşlar böylece Süper Lige merhaba demiş oldu.

Yılların özleminin dindiği şehirde bambaşka bir hava ve heyecan oluşuvermişti tabi. Yıllarca televizyondan izlenen yıldızlar Cemal Gürsel’de çıplak gözle seyredileceği gibi kent de ekonomik anlamda bir canlanma ile karşı karşıya kalacaktı. Erzurum ismi basında daha fazla zikredilecek, soğuğun tek nimeti olan kış turizmi belki de şehrin bu reklamı sayesinde biraz daha canlanabilecekti.

İyiydi sonuçta süper lig ekibi olmak, güzeldi. Hafta sonları lig daha bir heyecanlı takip edilmeye başlanmıştı artık Dadaşlarca…

9 Ağustos 1998’de Gençlerbirliği deplasmanında başlayan Süper Lig serüveninin ilk sezonu 39 Puanla 13. olarak ligin yeni takımı için hiç te azımsanmayacak bir yerde tamamlanmıştı.

Benzer performansın sergilendiği ertesi sezon da 14.lükle sonuçlanırken, özellikle iklim şartları açısından zorlu bir deplasman unvanının sahibi olmuştu artık Erzurum.

Ve 25 Mayıs 2001 Erzurumspor’un Süper Lig’deki üçüncü ve son sezonunun son maçının tarihi oldu Cemal Gürsel’de Gaziantep’le…

Coşkun Birdal, Zafer Demir, Muzaffer Bilazer gibi birçok futbolcuyu futbolumuza kazandırıp, 1. Lig’in (2. Lig A Kategorisi) yolunu tutan Erzurumspor o yıl ligi 6. sırada tamamlayarak Süper Lig’e geri dönüş şansını yakalayamadı.

Düşüşün başladığı Dadaşlarda 1. Lig serüveni de yalnızca iki yıl sürdü ve ekip ertesi yıl ligi 16. sırada tamamlayarak 2. Lig B Kategorisindeki yerini aldı.

Ardından 2. Lig B kategorisinde düşmeme mücadelesiyle geçirilen bir altı sezon daha yaşandı. Her sezon sonu taraftarların yürekleri ağzına gelirken futbolcular onur mücadelesine çevirdikleri maçlarda aldıkları cılız puanlarla düşmeye ramak kala lige tutunmayı başarabildiler. Ta ki bu sezona kadar…,

Son yıllarda rakip takımların transferleri tamamlayıp harıl harıl hazırlık kampları yaptıkları dönemler Erzurum’da hep muammalarla geçti. Ne az sayıdaki transferler ne de zaman zaman yapılan revizyonlar işe yaradı. Erzurumspor her geçen gün kan kaybetti.

Gün geldi futbolcular alacaklarını bahane edip maça çıkmadı. Gün geldi federasyon borçları gösterip maç izni vermedi. Tam bir onur mücadelesi oldu futbol artık. En çok ta taraftar için…

Bu sezon da böyle geçti. Yine yokluk yine eksiklikler, amatör kümelerden yapılan transferler hastaya ilaç olmadı. Yüzbinlerce Erzurumlu’nun o şanlı takımı, o heybetli “Çift Başlı Kartalı” ilçe takımları karşısında alınan 1 puanlara bayram eder oldu. Bu sezon oynanan 20 karşılaşmada alınan sadece 5 beraberlik ve federasyonca silinen 3 puan sonrası elde kalan sadece 2 puan Dadaşların içler acısı halini su yüzüne çıkarıyor.

Takımın ligde bulunduğu konum, gidişat ve şartlar göz önüne alındığında ligde kalması artık mucizelere bağlı. Yani büyük Erzurumspor’u seneye 3. Ligde seyredeceğiz artık. Kim bilir belki de sonra amatör kümede…

Peki bu trajedinin sebepleri ne, sorumluları kim?

Bu durumdan kurtulmanın çözümü ne, nerede saklı?

İnanmak yetiyor mu, yoksa her şey para mı?

Para nerde, kimin koynunda saklı?

Tabi taraftarın beklentisi büyük. Her sezon öncesi taraftar sitelerinde birçok büyük Erzurumlu işadamı ve zenginlere çağrılar yapılıyor. Adnan Polat, İbrahim Erkal vb. isimler bu listenin başını çekse de onların yaptığı (ya da yapmadığı) kısmi yardımlarda kulübü diriltmeye yetmiyor. Erzurum esnafından, taraftarından (sadaka misali) toplanan yardımlar ancak takımın deplasman giderlerini karşılamaya yetiyor.

Bu sezon kimi deplasman maçlarında otel masraflarının karşı takımca karşılandığını biliyor muydunuz? Ya da otobüs mazotunun hayırsever herhangi bir Erzurumlu tarafından konulduğunu. (bilgi: http://erzurumspor.net )

Bu noktada Erzurumspor’da bir yönetim eksikliğinin (ya da kaynak eksikliği) olduğu aşikar. Zaten son yıllarda yapılan birçok kongrede lütfen aday olan başkanların kulüp onuru için koltuk iştigal ettikleri de ayrı bir gerçek.

Universiade 2011 Erzurum (Uluslar arası Kış Oyunları)’nın Erzurum’a verildiği tarihte tüm şehir sevincine Erzurumspor’un bu gazla ve heyecanla 2011’de Süper Lig’de olacağına inanarak katılmıştı. Oysa Erzurumspor, Universiade döneminde belki de 3. Ligde kalma mücadelesi veriyor olacak.

Şimdi Erzurumspor’a sahip çıkma zamanı. Uyuyan devi uyandırma zamanı. O büyük takım bulunduğu bu noktayı hak etmiyor. Kuru soğana muhtaç olmak bu yiğide yakışmıyor.

Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ETSO, Erzurum Esnafı, Erzurum halkı, Erzurumlu işadamları ve tüm futbolseverler elini taşın altına koymalı ve bu hastalık kansere dönüşmeden hasta ayağa kaldırılmalıdır.

Haydi büyük şehir, haydi Dadaşlar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 136
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2543
Kayıt tarihi
: 15.06.06
 
 

Kimya Yüksek Mühendisi. Sporsever ve edebiyat aşığı. Periyodik tablo, T cetvel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster