Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
321
 

Süreci Öcalan yönetiyor!

Süreci Öcalan yönetiyor!
 

İkinci İmralı görüşmelerini basına sızdırıp süreci sabote edenlerin hedefleri bir kez daha kursaklarında kaldı.

Paris suikastı ile bekledikleri provokasyonun devreye girmemesi ile ikinci bir deneme de daha bulundular desek yeridir.

Ne tuhaftır ki sürece saldırı oldukça, barışa inananlar daha kenetleniyor, karşılıklı masanın iki tarafında toplananların birbirine güvenleri daha da artıyor.

Bu ancak şu şekilde izah edilebilir; iki tarafta bu tarz sabotaj ve saldırılara hazırlıklı olduğunu görebiliyoruz ve sanırım giderek bünyenin artan bir hızla bağışıklık sistemi de güçleniyor.

Kuşkusuz sürece yönelik komplikasyonlar ve saldırılar çok daha farklı metot ve yöntemlerle devam edebilir.

Gerek basın yolu ile ve gerekse ülkeyi sarsacak suikast ve saldırılar bu anlamda göz ardı edilmemeli diye düşünüyorum.

Bu noktada özellikle dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmekte fayda var.

İster derin Devlet veyahut isterseniz derin PKK deyin, ya da adını ne koyarsanız koyun bu tür saldırıların orijini içerde olsa bile bunun dış güçlerce tezgâhlanıp devreye sokulma ihtimali oldukça yüksek.

Barış sürecinin bu denli kırılgan ve hassas olmasının en önemli gerekçesi otuz yıldır akan kanın durması ile Ortadoğu’da bölgesel bir güç olma olasılığı yüksek bir Türkiye’nin savaş baronlarının tekeline çomak sokmasının kaçınılmaz gerçeğidir dersek yanılmış olmayız.

Türkiye’nin dış politikasında önceden düşülen hataların bugün bedeli ne yazık ki iç politikada ödeniyor.

Onun içindir ki başta Kürt meselesinde ve diğer birçok iç meselede şu son dönemde tüm kuşkuların Suriye ve İsrail üzerinde toplanmasının altında yatan gerekçeleri buradan tekrar yazmaya gerek duymuyorum.

Ama tarihin hiçbir döneminde ne Suriye ile ve ne de İsrail ile bu denli bir gerilimli dış siyasete şahit olmamıştık.

Basına sızan İmralı görüşmelerine karşı gerek BDP ve gerekse hükümet kanadının takınmış olduğu soğukkanlı tavır ve süreci sahiplenme içgüdüsü ister istemez insanın zihninde şu kanıyı oluşturuyor.”Her şerde bir hayır vardır!”

Cidden öyle, eminim ki iktidar düne göre Kürt siyasetinin dinamiklerine daha çok güveniyor ve tabii ki Kürt siyaseti de aynı şekilde İktidara karşı aynı hissi yaşıyordur diye düşünüyorum.

Öcalan kontrollü yürüyen ve gelişen süreci yine Öcalan’ın birtakım direktiflerle yönlendirmesi kimilerine antipatik gelse de aslında olması gereken bu.

Kabul etmek gerekir ki Öcalan bugün bölgede etkin olan Kürt siyaseti için bir tabu, bir dokunulmaz.

Kaldı ki Öcalan’ın savunduğu birçok şey aslında bugün Tüm Türkiye kamuoyu için önemsenecek ve göz ardı edilmeyecek şeyler.

Demokratik Cumhuriyet tezi veya başkanlık hakkındaki söylemleri zaten ülkede çoğu kesimlerce yüksek perdeden seslendirilmiyor mu?

Soğukkanlı olmalı, sürece zarar verebilecek olasılıklara karşı hazırlıklı olmalıyız, tüm bunlar için elbette ki önce barışa inanmak lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 526
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster