Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
10105
 

Sürekli şikayet edenlerle baş etmek!

Sürekli şikayet edenlerle baş etmek!
 

Gerek çevrenizde gerekse işyerinizde sürekli şikayet eden, kronik şikayet etme problemi olanlar var mı? Onlar için hava ya soğuktur yada sıcaktır, patron her zaman kötüdür, trafik her zaman berbattır, yemekler kötü çıkar....siz gerisini getirin.

Sürekli bardağın boş tarafını gördükleri gibi bunu diğer insanlara yansıtmaktanda çekinmezler. Herkesin derdinini başındna aşkın olduğunu, birde kendi dertleriyle yada manasız şikayetleriyle onlarıda bunaltmamaları gerektiği hassasiyetine sahip değillerdir.

Aslında yanlış olan bir şey mutklaka şikayet edilmelidir, şikayete karşı çıktığım yok ama kronik şikayetçiler yada sürekli şikayet edenler çevrelerindeki insanlarıda mutsuz ederler. Ve hatta biraz iddalı olacak ama bu şikayetçi ve negatif insanlar çalıştıkları birim yada şirketinde zarar görmesine sebep olurlar.

Bu konuda çeşitli çalışmalar yapılıyor. Örneğin bir Alman şirketi o gün kendinizi iyi hissetmiyorsanız şirkete gelmemenizi kabul ediyor. Fakat bir yandanda bu tip davranışların üzerine gitmenin onu dahada kötüleştirdiği yönünde. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken şeyler var;

1- Onları neşelendirmeye çalışmak işe yaramaz. Çünkü bu davranışınız, sizin onun hissettiği acı yada sıkıntıya sahip olmadığınızı gösterir. Aslında istenen aynı yada daha fazla acıya sahip olduğunuzu göstermenizdir.

2- Çözüm önermek işe yaramaz. “Şunu denedin mi?” “Şunla konuştun mu?” gibi çözümler işe yaramayacaktır. Çünkü şikayet edene göre sıkıntısı ciddidri ve öyle bir iki cümle ile iyileştirilemez. Aslında sizi hiç bir şeyin problemini çözemeyeceğine ikna etmeye çalışacaktır.

3- Hakısın demek işe yaramaz. Sadece şikayetin işe yaramayacağını, şikayeti kesip bir şeyler yapması gerektiğini söyleyebilirsiniz.

4- Şikayet edenlerin çalışmadığını söyleyerek şikayet etme. Şikayet edenlerin şikayetçileride olmamak lazım.

5- Şikayet edenleri görmezden gelmek yada red etmek işe yaramaz. Aslında istedikleri genel olarak ilgidir ve siz böyle yaparak sadece şikayetin dozunu artırırsınız.

6- Onlarla berbaer şikayetlere devam etmekte işe yaramaz. “Bencede o aptal biri, yemekler gerçekten berbat” gibi sözlerle ona doğru düşündüğünü hissettirebilirsiniz. Fakat bu sefer o sizin şikayetleriniz konusunda size yardımcı olmaya çalışacaktır.

7- Karşı çıkmak işe yaramaz. Siz her ne kadar şikayeti yasaklasanızda o kendisine yeraltında biryer bulacak ve yayılmaya devam edecektir. Şikayetleri yüksek sesle ve aleni hale getirmek gizli olmasından daha iyidir.

O işe yaramaz bu işe yaramaz peki çözüm ne?

Sürekli şikayet eden birine “Gerçekten bu kadar problem ve sıkıntı ile yaşamak çok zor olmalı?” diye sorabilirsini. Büyük ihtimalle yanıt “O kadarda çok kötü değil” diye gelecektir. Çünkü bu yaptığınız “empati” dir. “Seni anladım ve senin gözünle yaşadıklarını gördüm. Gerçekten çok zor bir durumdasın” mesajını vermek. Burada sadece alaycı olmamaya ve onu ciddiye aldığınızı göstermeye ihtiyacınız var o kadar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okudum. Tesbitlerinizde haklısınız. Nelerin yapılmayacağını detaylı olarak yazmışsınız. Ama çevrede o kadar çokki teker teker muhatap almak, teskin etmeye çalışmak mümkün değil. Ben çalıştığım dönemde bu gibileri acilen, ambulansla veya en yakın şirket aracıyla psikoloğa göndererek en azından benim yanımda şikayet etmemelerini sağlamaya çalışıyordum. Gönderemediklerimi de anlattığı konu ile değil; sanki bir hastalığı varmış ta farkında değilmiş gibi onu hasta olduğuna odaklıyordum. En azından zararı kendisi ile sınırlı kalsın diye. Oldukça etkili idi. Sevgiler saygılar.

akar 
 23.02.2007 15:15
 

Bakın başlıktan da belli olduğu üzere ben de bu şikayeti kronikleştirmişlerden şikayetçiyim :) Bu tip insanlar, diğer insanların enerjilerini, heveslerini ve genellikle vakitlerini çalarlar. Savaş Bey konuyu gayet güzel özetlemiş. Çok yakınım olmadıkça bu tiplerden uzak durmaya çalışırım. Çünkü öyle çoklar ki :) Bardağın boş tarafını görmek değil gerçek dertleri, kendi gibi birilerini bulup rahatlamak aslında. Piyasa çok kötü abi, evet ya bizim işler de ondan kötü zaten, hiç iş yok, millette para yok ya da millet parayı saklıyor abi tarzında boş muhabbetlerle kendine yandaş arayan tiplerdir bunlar. Daha da kötüsü, bu davranış tarzı bir virüs gibi bulaşıcıdır. Bir yerde okumuştum, bir yazar bu vakaya "Kurban Virüsü" diyordu. Çok doğru, insanlar için en kolayı kendini kurban gibi görmektir. Çünkü o zaman hiçbir şey yapmasına gerek kalmaz, sorun kendisinde değildir çünkü...

Murat KAPLAN 
 23.02.2007 13:47
Cevap :
Değerli katkınız için çok teşekkür ederim, gerçekten çok güzel noktalara değinmişsiniz. "Kurban Virüsü" gibi Amerikalılarda "loser - kaybeden" diyorlar böylelerine. Sağlıcakla kalın!  23.02.2007 15:09
 

Ben şikayetlenme ve şikayetin iki farklı olgu olduğunu düşünüyorum. Şikayetlenme kişisel bir durum ama, şikayet şikayet eden için de edilen için de içinden çıkılmaz bir ortam sorunu. Şikayetlenmede çözüm, kişiyi olduğu gibi kabul edip kendisinin aymasını beklemek ama, şikayet olgusunda iki taraftan çok, şikayeti dinleyen mercinin sorun çözme becerisi öne çıkıyor. Güzel yazınız için elinize sağlık.

Zülal Ayçam 
 23.02.2007 9:21
Cevap :
Aslında normal şikayetlerde tabiki şikayeti çözme becerisi çok önemli. Benim burada altını çizmeye çalıştığım "şikayet etmeyi kronikleştirmiş" ortada bir problem olmasa bile bunu şikayete dönüştürenlerin altını çizmekti. Katkınız için teşekkür ederim, sağlıcakla kalın  23.02.2007 9:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5354
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster