Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1870
 

Sürgündekiler

Sürgündekiler
 

Sürgündekiler


Geçtiğimiz hafta cuma gecesi Ergin'in arşivinde "Notre Dame de Paris" müzikalinin şarkılarından"Belle"yi ararken bir maden buldum; Tony Gatlif’in Exils ve Vengo (Sürgündekiler ve İntikam) filmleri. “Barış zamanı”yla geriye sarıp sarıp defalarca seyrettik. Hatta sonrasında Hazar müzikleri filmden ayrıştırdı.

Son yıllarda seyrettiğim en iyi iki filmdi diyebilirim rahatlıkla. Sanki bütün sevdiğim filmleri temize çektim. Müzik, her iki filmde de çok etkileyici idi. Önce “Sürgündekiler” filminden bahsedeceğim. Film 2004 Cannes Film En iyi Yönetmen Ödülü almış, Fransız yapımı.

Tony Gatlif bu filmi için şöyle diyor: "Bu film bir fikirden değil kendi yaralarıma bakma arzumdan doğdu. Çocukluğumun geçtiği Cezayir'e dönmem için kırk üç yıl geçmesi; trenlerde, yolda, arabalarda, gemilerde, yaya olarak yedi bin kilometre yol alınması ve elli beş bin metre film harcanması gerekti. Film, bedenlerin şehvete düşkünlüğü etrafında dönüyor: Birbirini keşfeden ya da birbirinden kaçan bedenler, birbirine sürtünen ya da birbirine sıkıca sarılan bedenler. Terleyen bedenler, gergin ya da rahatlamış bedenler, teni ve yaralarıyla kendi öykülerini anlatan bedenler. Film, kültürlerin kaynaşmasını anlatıyor."

Filmde insana ait her şey müzik eşliğinde, coşkulu ve doğal haliyle işleniyor. Doğu ve batının kültürel zihinsel farklılıkları ama insaniliği; batı’nın doğu’ya ettikleri, çalışmanın tek tek her birimiz için küçüklüğü; aynılığı, ama dünyayı döndürdüğü; insanın aklından kalbine damıtılarak veriliyor; hüzünlü ve özgür.

Film; toplumu düzeni dışlamış! iki güzelliğin, -bir erkek ve bir kadın- Naima ile Zano’nun başına buyruk, sevgili; buldukları herhangi bir taşıta korsan binerek Paris’ten Cezayir’e yolculuğu üzerinden ilerliyor.

Her ikisi de kendilerini herhangi bir yere ait hissedemeyen aslında kimlikleri de umurlarında olmayan iki insan. Paris'te doğup büyümüşler, Paris'ten de sıkılmışlar!

- Paris'te istediğin her şey var. Fakat hiçbir şey karşılıksız değil.

Naima Arapça bilmeyen bir Arap güzeli, Zano ise ülkesini hiç görmemiş Cezayir asıllı bir adam. Zano'nun büyükannesi ve büyükbabası Cezayir’in Fransa kolonisi olduğu yıllarda başkent Cezayir'e yerleşmiş, anne ve babası Cezayir'de doğmuş, dedesi 1959'da sömürgeciliğe karşı verdiği savaşta Cezayir Hapishanesi'nde işkence görmüş, öldürülmüş, ailenin kalanı ise 1962'de gemiyle Cezayir'den gönderilmiş. Ancak anne ve babası Cezayir’e tekrar dönerken trafik kazasında ölmüşler.

Zano neye inanırsın diye sorulduğunda sadece müziğe inanırım diyen bir müzisyen; anne ve babasının ölümü üzerine kemanını filmin hemen başında duvara açtığı bir oyuğa yerleştirerek, üstüne çimento döküp tuğla ile örüyor.

Zano ne Fransız, ne Cezayirli tam Fransız yani. Cezayir 'i hiç görmemiş. Naima ise Cezayir Kurtuluş Savaşı sırasında Paris'e kaçan ve çocuklarına tek kelime bile Arapça öğretmeyen, yoksul bir Arap ailesinin kızı; Arapça bilmeyen bir Arap. İsminden dolayı Arap mısın diye sorulduğunda, kendini "Fransız Cezayirlisi" olarak tanımlıyor.

Cezayirliler için Cezayir Tanrı'nın unuttuğu ve sadece terk edilir, geri dönülmez bir yer! O yüzden Naima ile Zano’nun Cezayir yolculuğu geçtikleri yerlerde şaşkınlık yaratıyor. Fransa ve Fransa’nın Cezayir’e ettikleri de filmde gözlenebilir.

Filmde kalb ve akılda uzun süre iz bırakan Flamenko ve yerel ezgilerive sahneler var. Filmin, kişilerinin hikayesinden bahsettim; Tony Gatlif’in Naima ve Zano’su ile Paris’ten diğer başkent Cezayir’e farklı kültürlere; Flamenko ve yerel müthiş müzikler eşliğinde yolculuğa çıkın.

Film her şeye rağmen insana bu hayat başka türlü de yaşanabilir hissini veriyor, hızla akıp giden her 24 saate kayıtsız koşulsuz teslim olarak yaşayıp ölmek dışında seçeneklerimiz de var.

Şehrin uğultusunun kulaklarımı sağır ettiğini hissettiğim günlerde bir film sayesinde başka sesler hissettim bu sesler, o uğultuyu bana unutturdu; kendi biricik hayatımız içinde, her şeyin tersine sevgiyle, şiirsel bir yolculuk, mümkün..

Film çok güzel çarpıcı bir şarkı ile başlıyor; bir zikir ayini ile bitiyor...

"Manifeste

Kaybolup gidenler hakkında konuşmalıyız bir an önce.

Hata yapanlar hakkında konuşmanın tam sırasıdır.

Kaybolup gidenleri sorgulamak gerek.

Demokrat diye geçinen yalancıları sorgulamalıyız.

Kaybolup gidenler hakkında konuşmalıyız bir an önce.

Yitirdiklerimizi konuşmalıyız bir an önce.

Hep hatalı olanlar hakkında konuşmanın tam sırasıdır.

Özgürlük hakkında konuşmalıyız bir an önce.

Kaybolup gidenleri sorgulamak gerek.

Demokrat diye geçinen yalancıları sorgulamalıyız.

Özgürlükten bahsetmek önemlidir,

Demokrasiyle her zaman el ele dolaşır..."

http://www.lastfm.com.tr/music/Tony+Gatlif/Exils/Manifeste

http://www.sozcelem.com/Videolar-file-read-id-50.szclm

http://www.youtube.com/watch?v=VcNOY-TerYI

Tony Gatlif: Cezayir doğumlu, Fransız yönetmen, filmlerinde, yaşamları, dansları ve de en önemlisi müzikleriyle çingeneleri konu alır. Aralarında Latcho Drom, Gadjo Dilo, Vengo ve de Swing'in bulunduğu bu filmlerin soundtrackleri de çok başarılıdır.

Özellikle Vengo'nun müzikleri. Soundtrackta Naci en Alamo isimli müthiş şarkıya Kudsi Ergüner de neyi ile eşlik etmiştir.

Kendi köklerini keşfetmek isteyen ve Cezayir'den Fransa'ya yol alan iki gencin öyküsünü anlatan Exils (Sürgündekiler), Gatlif'e 2004 yılında, Cannes'da en iyi yönetmen ödülünü kazandırmıştır.

Oyuncuları arasında Birol Ünel'in de bulunduğu Transylvania, 2006 Cannes film festivalinde kapanış filmi olarak gösterildi.

Filmografi:

1975 La tête en ruines / Yıkılan Kafa

1978 La terre au ventre / Karındaki Toprak

1981 Canta Gitano / Çingene Şarkısı

1982 Corre Gitano / Çingene Kalbi

1982 Les princes / Prensler

1985 Rue du départ / Başlangıç Sokağı

1988 Pleure pas my Love / Ağlama Sevgilim

1990 Gaspard et Robinson / Gaspard ve Robinson

1993 Latcho Drom

1994 Mondo / Dünya

1997 Gadjo Dilo / Çılgın Yabancı

2000 Vengo / İntikam

2002 Swing

2004 Visions of Europe ("Paris By Night" bölümü)

2004 Exils / Sürgündekiler

Kaynak :27 Nisan 2008 Pazar Tony Gatlif 'le söyleşi

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=254162

http://www.guzfest.org/?2006&tr&film&7

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bulabilirsem alacağım. İnşallah bulabilirim. Tanıtım için teşekkür, keyifle okudum...

Murakami 
 08.09.2008 0:34
Cevap :
merhaba, bulamazsan filmleri gönderirim.. sevgiler selamlar..  09.09.2008 8:52
 

müzikleri harikaydı, parça parça izledim youtube'tan tamamını en kısa sürede izlemeyi düşünüyorum, paylaşımın için teşekkür ederim... sevgilerimle...

duygusel 
 05.09.2008 22:24
Cevap :
merhaba vengo/intikam da müthiş :) hala filmlerin etkisi ile dolaşıyorum. Sağol. sevgi ve saygılarımla..  06.09.2008 17:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 445
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1245
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster