Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '17

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
98
 

Suriye'de çözüm 1: Türkiye - İran - Rus ortaklığı

Suriye'de çözüm 1: Türkiye - İran - Rus ortaklığı
 

KARTLAR YENİDEN KARILIYOR

Suriye'de sürekli yeniden karılan kartlar ABD'nin ve kiralık katilleri PKK'nın Rusya'nın desteğiyle ilerleyen Suriye uçağını vurarak "topraklarınıza el koyuyoruz, yaklaşırsanız vururuz" diyerek Rusya'yı hiçe sayması çok şeyi değiştirmek üzere.

Rusya ve İran artık en başından beri Türkiye'nin söylediği PKK'nın ABD eliyle Suriye'yi işgal ettiği ve ABD'nin bir emriyle Rus, İranlı ve Arap demeden herkese taarruza geçeceği gerçeği açıkça gördü. Zira bu arada İran İHAları da düşürüldü. Bu gelişmeler Türkiye'nin "gelin birleşelim" çağrısının son derece mantıklı olduğunu herkese gösterdi.

Bölgede Rusya'nın, Türkiye'nin ve İran'ın olmasında teknik olarak hiçbir zorluk yok. Çünkü bu üç devlet de Suriye'nin komşuları ve Suriye'de fiili karşılıkları var. Oysa ABD ve PKK'cığı öyle değil. Dünyaya sözde Kürt diye pazarlanan Suriye'deki PKK'nın içindeki Kürt oranı en fazla %40 var ya da yoktur.

İçinde çoğunluğu batılı 36 ülkeden devşirme envai çeşit terörist, kiralık katil, paralı asker ve özel operasyon birimi bulunmaktadır. Yani bölgede yaşamayan ve bölgedeki insanları yaşatmayan bir kamyon gereksiz insan... Bir örneği Brezilyalılardır. Sen Allahın Brezilyasından gelip neden PKK'ya katılırsın? Çok basit.

ABD'li yetkililer gelir, Brezillya mafyasından adamlara çok büyük paralar teklif eder adamlar da orada kazanacakları paranın iki katını burada kazanırlar. Bu sırada orada kanunsuz durumdayken burada ABD nin devlet desteği ve konuya hakim olmayanların gözünde kahraman rolüne de girerler. İyi ticaret; terör ticareti...

RUSYA TÜRKİYE VE İRAN ORTAKLIĞI İLE SURİYE'DE SAVAŞIN BİTİŞİ

Tüm bunları üst üste koyunca Suriye'de son derece iyi, kalıcı ve işlevsel bir çözüm meydana getirilebilir. Türkiye sınırları Hatay'da küçük bir kısım dışında olduğu gibi Türkiye kontrolüne bırakılabilir. Fırat Kalkanı bölgesinde olduğu gibi. Bu bölge PKK'lı teröristlerden temizlendikten sonra bölgeye Rus üsleri kurulabilir.

Bu tabakada Türkiye kontrolü olsa da bölgede yeniden olması gerektiği Suriyeliler yaşamalıdır. Türkiye'deki göçmenler kendi topraklarına huzurla dönebilirler.

Alttaki tabakanın neredeyse tamamı Arap kontrolüdür. Yani en başında olduğu gibi Suriye devleti... Son olarak ise Arap kontrolündeki tabakanın içinde Irak'tan Lübnan sınırına yakın bir bölgeye kadar oldukça geniş bir arazide İran kontrolü ve Rus üsleri bulunabilir. Bu hem İran'ın Suriye'de açmaya çalıştığı koridoru açması hem de Suriye'yi bölmeyi isteyenlere karşı Suriye'ye güçlü bir destek sağlaması için etkili olacaktır.

Sonuç olarak hakimiyet sahaları bu şekilde olsa da Suriye mutlaka tek parça kalmalı ve bütünlüğünü korumalıdır. Aslında bunun en açık garantisi de bu yöntemin ta kendisidir. Zira Türkiye bölgede oldukça ABD ve PKK gibi Suriye'nin bölünmesini asla istemez, buna dahiçbir şart altında müsaade etmez.

Aynı durum İran ve Rusya için de geçerlidir. Dolayısıyla Suriye'nin bölünmesine karşı olan üç büyük güç birlik olup soruna çözüm getirebilir. Bu hiç de fena bir fikir değildir. Buradaki sorun ABD'nin yetiştirdiği 1000lerce Rus, Türk, Arap ve İran karşıtı kiralık katil ordusu ve elindeki ABD silahlarıdır.

Ancak Rusya, Türkiye, Suriye, İran birlik olacak olursa bu terörist sorunu bir şekilde çözülebilir. Ancak bir diğer önemli sorun ABD üsleridir. Tabka, Rakka ve Menbiç'teki ABD üsleri bu dört devleti açıkça tehdit etmektedir. İşte bu sorun ancak birlikle aşılabilir. Nasıl aşılacağı ise gelecekte görülecektir.

PKK'LININ BU HARİTADAN ANLADIĞINA CEVAP

Son olarak okuduğunu anlamakta güçlük çeken PKK'lıların "Eeee, Kürtler ne olacak? Onlara bişey verilmeyecek mi?" şeklindeki bölgeyi pay etme düşüncesine de cevap vereyim:

Kürtler bundan önce yüzyıllarca olduğu gibi yine kendi topraklarında kimseyle etliye sütlüye karışmadan huzur içerisinde yaşayacaklardır. ABD'nin bölgeden PKK'lı olmadığı için sürdüğü, evleri yıkılan ve Türkiye'ye göçen Kürtler kendi topraklarına dönebilecektir.

Bu şekliyle sorun büyük ölçüde çözülür. Haritaya bakıp ABD eliyle bölgeyi parçalamayı düşünen PKK'lılar çıkıp "Kahrolası Tece ve emperyalist Rus-İran güçleri Suriye'yi bölüp pay etmişler" dediğini duyar gibiyim. 

Haritada kontrol bölgeleri bu büyük devletlere verilmiştir ama bu devletler bölgelere el koymamıştır. Askeri olarak güç bulundurarak ABD ve İsrail'in bölgeyi işgaline karşı önlem almaktadır. Teknik olarak olan biten bundan ibarettir. Yani yapmaya çaıştıkları şey tam olarak Suriye'yi bir arada tutmak için Suriye'ye askeri ve lojistik destek vermektir. 

BÖLGELER NEYE GÖRE BELİRLENDİ?

Türk kontrolündeki bölge

Aslında iki temel faktöre göre. Birincisi kimin hangi devletle nerede sınır olduğu ikincisi bu sınırlarda tarihsel-lojistik bağları olup olmadığıdır. Yani Türkiye kendi sınırından altı üstü 100 km uzaklıktaki Rakka'ya kadar olan bölgeye inmektedir. 

Bu bölge Türkiye'ye sınır olduğu gibi aslında tarihsel olarak Türkiye'de yaşayan Araplar ve Suriye'de yaşayan Türkmenlerin ortak olarak paylaştığı coğrafyadır. Bunu bayramlarda sınırlardan geçen milyonlarca insandan rahatlıkla görebilirsiniz.

Ayrıca Irak'ta Kürtlerle birlikte Türkmenlerin de iç içe yaşadığı ve tarihsel bağlarımızın İngiltere eliyle koparıldığı bölgeler yeniden bütüncül kontrole bırakılarak bölgede büyük bir karışıklık çıkarılmasının önüne geçilmiş olacaktır. Bu durum hem İran'ın hem Türkiye'nin hem de Rusya'nın ve Arapların tüm dertlerini çözmektedir.

Buna ek olarak böyle bir dağılımla birlikte bölgede ABD ve İsrail güdümüne alınmaya çalışılan Kürtler birilerinin kullanmasından kurtularak modern yaşama en iyi olanaklarla geçiş sağlayabilecek ve ABD'nin kendilerini sıkıştırıp yoğunaştırmak için üstünü başını yırttığı coğrafya yerine yüzyıllardır olduğu gibi rahatça tüm bölgelere geçiş sağlayabilecek ve bağlarını güçlendirebilecektir.

İran kontrolündeki bölge

İran'ın kontrolündeki bölge Şii nüfusun yoğunlaştığı Bağdat hattına yakın bir hatta yer almaktadır. O hat üzerinden Suriye-Irak ilişkileri çok daha rahat şekilde kurulabilir ve iki devlet güvenli şekilde ilişkilerini sürdürebilir. Ayrıca ABD ve İsrail'in Suriye'ye saldırmakta bugünkü Kuzey Suriye'den sonra en fazla önem verdiği bölge de o bölgedir.

Haritaya sadece Suriye açısından değil Irak'la birlikte bakıldığında Irak'taki şiilerin kendi bölgelerinde toplandığı görülmektedir. Suriye'de doğru düzgün şii olmamasından ötürü İran orada çoğunlukla boş arazi diyebileceğimiz ancak şu an ABD'nin işgal ettiği alanın kontrolünü alacaktır. Böylece ne sünniler rahatsız olacaktır, ne de ABD işgaline imkan verilecektir.

Bununla birlikte İran bölgesi Dürzi ve Yezidilerin kontrolünü de alarak orada bir İsrail operasyonuna izin vermeyecektir. Irak ile Suriye arasında ise Kuzey ile güneyin bağlantısını kesmeyecek şekilde bir hat oluşturulacak. İran güçleri Suriye sınırındaki hattı ile Irak'taki bölgesi arasında belirli bir hat üzerinde geçiş sağlayacak, böylece ne sünni bölgeleri suni şekilde ayrılacak, ne de İran'ın bölgeler arası geçişinin önünde bir mani olaraktır.

Suriye hükümet kontrolündeki bölge

Geri kalan bölge bugünkü Suriye devleti olarak tanımlayacağımız bölgedir. Suriye geri kalan bölgelerde siyasi birliğini, askeri varlığını güçlendirmekle meşgul olmalıdır. Bu üç devletin korumasında yıkılan devlet otoritesini ve kurumlarını yeniden inşa etmek için güvenli bir çalışma ortamı sağlamalıdır. 

Rus güçleri

Ruslar ise askeri açıdan stretejik olabilecek bölgeler, bilhassa Suriye devletinin kontrolü içindeki bölgelere bolca askeri üs kurarak bölgeyi bir daha ABD'lilerin işgal girişimine maruz kalamayacak şekilde güvence altına almalıdır. Benzer şekilde Türk ve İran bölgelerinde de Rus üsleri bulunabilir. 

Bölgedeki Rus üsleri bölgede bir nevi güvenlik çatısı ve ABD'ye karşı garantör güç vazifesi üslenmektedir. 

Bu şekilde bir çözümle Suriye hem komşularıyla sağlıklı ve güvenli bir ilişki içerisinde olabilir hem de kafası bozulan Suriye'ye, oradan Irak'a, oradan İran ve Türkiye'ye saldırı planları kurup bölgeyi kan gölüne çevirmeye kalkamaz.

Ayrıca Rus güçlerinin bölgede bulunması ayrı bir avantaj da getirebilir. Rus devleti genel olarak kendi milletinin yaşamadığı yerlere yayılmak, durduk yere iç savaş çıkarmak veya birr bölgedeki kaynakların hepsine el koyup insanları açlığa terk etmek gibi işlerle ilgilenen bir devlet değildir.

Bölgeye doğalgazını verip muhtemeldir ki askeri ve ekonomik olarak bölgeden gelir elde etmeye çalışacaktır. İşte bu da son derece makul ve anlaşılabilir bir taleptir. Zira Rusya bölgenin hem komşusudur hem de ABD'nin Arap ülkelerine doldurduğu üsler dolayısıyla tehdit altında olan gücüdür.

Özetle Rusya Türkiye İran ve Suriye bir olursa bölge ayağa kalkabilir ve ABD'nin yağmur gibi yağdırdığı insan kanına dur denilebilir. Bölge normalleşebilir ve ABD'nin etnik temizlikle demografya değiştirme operasyonu son bulabilir.

Her şey bu üç devletin "devlet aklı"na bağlı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2820
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster