Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
2394
 

Suriye'de iflasın eşiğine gelen Türk dış siyaseti

Suriye'de iflasın eşiğine gelen Türk dış siyaseti
 

Suriye davasında Amerika ve İsrail'in neden sessiz kaldıkları bana göre Kürt hamlesiyle ortaya çıkmıştır. Kendilerine, 1 Mart teskeresiyle başlayan problemleri sunan, Irak, İran ve Filistin  davalarında  yeterince destek vermeyen  Türkiye için (iktidarı da değişemediklerine göre) yapılacak tek şey bay-pas seçeneği kalmıştı. Bunu da burada kuracakları kukla Kürt devleti ile gerçekleştirdiler. Artık yeni üsleri bu Kürt devleti olacak. Aksi düşünülecek olursa Kürtlerin mevcut bir avuç ordusuyla Suriye içinde bazı bölgelere el koyabilecek cesaretin başka bir kaynağı olamaz.

Elbette bu devletler her zamanki gibi kendi menfaatleri doğrultusunda yapacaklarını planlayarak ve gayet sinsi bir şekilde yaptılar  da bu esnada  biz ne yaptık? Burnumuzun dibindeki kürt süprizini nasıl anlayamadık, Esad'a veryansın edip muhaliflerine yarım yamalak yardıma çalışırken bizi bölünmeye kadar götürebilecek bu gaflete nasıl düştük! 

Dış siyasetin sadece lafla yürümeyeceğine dair en güzel yorumu geçen hafta  Washington Post yapmıştı. "Türkiye el yordamıyla strateji arıyor, Türkiye Suriye vakasında isyancılara yardım etmenin çok ötesinde bir rol oynuyor, ancak olup bitenlerde söz sahibi olmak istese de aslında olup bitenler karşısında bir yanıtının olamayabileceği durumu ortadadır."

Özetle söylenmek istenen şu andaki Türk dış siyasetinin planlı değil, sadece ikili ilişkilerle ve günün getirdiği gelişmelere göre  yürütülmeye çalışıldığıdır. Türkiye Dış Politikası AK Parti'den önce  problemleri dondurmaya, askıya almaya meyilliyken hatta bazen Kardak Krizindeki gibi fiili unsurlarla desteklenmişken; şimdi kucaklaşma ve ağırlamada, görüşmelerde ve düşman edinecek kadar lafta aktif,  ancak fiiliyatta eksik bir halde ilerliyor.

Büyük Devlet olmak için büyük devlet gibi dik durmak lazım, büyük devletler gibi tavır koymak lazım buraya kadar olan kısmını da gayet güzel yapıyoruz. Ya sonrası? İçini doldurmamız gereken kısım da tam burası. Yani Fiiliyat.

Irak'la ilgili 1 Mart Tezkeresinde kaçan balığın bu denli büyük bir Kürt sorunu doğuracağını tahmin edebilir miydik?  Evet edebilirdik, daha doğrusu işi Dış Siyaset olan büyüklerimizin! tahmin edebilmeleri gereken bir çözümlemeydi. "Bizler Müslüman kardeşlerimize silah sıkılmasına aracı olamayız" diyenlere şimdi en güzel cevabı o Müslüman kardeşlerimiz, bizi bölecek kadar ileri gidecek bu adımlarla  veriyorlar. 1 Mart Tezkeresiyle bu bölgeye yerleşecek ordumuzla tarihi fırsatları değerlendirebilecekken şimdi bir avuç kürt bölgesel yönetim elemanın Suriyeye kadar uzanan ve ardından Doğu ve Güneydoğumuzu -bölemese de- ilelebet tehdit ve huzursuz edecek hamlelerini izlemek zorunda kalıyoruz.

Bir soru işareti de şudur ki: Bizim bir uçağımız hiç yerine ve şüphe üstüne daha sınırı ihlal bile etmeden düşürülmüşken Bölgesel Kürt Yönetimini askerleri nasıl oluyorda Suriye içlerine kadar ellerini kollarını sallayarak giriyor? Elbette Esat bu duruma,  en büyük dış darbecisi Türkiye'yi zor durumda bırakmak için  müsade ediyor tamam da bu duruma karşı  biz ne yapıyoruz. Tıpkı Irak'ta Kürt yönetimi oluşurken ettiğimiz lafları etmeye başlıyoruz. Tarih tekerrür ediyor, yine bize yeni tehditler oluşuyor. Biz halen Barzani veTalabani'ye güvenmeye devam ediyoruz........

Büyük devlet olacaksak son çare olsa da gerekirse savaşı bile göze almalı ve bunu yapabileceğimizi de göstermeliyiz. Sert cümlelerden kimse korkmuyor. Tabiri caizse hedefi oluşturup nokta atışı yapmak gerekir. Hiç değilse Rahmetli Özal'ın dediği gibi sınırda bir tatbikat yapıp yanlışlıkla bir iki bomba karşı tarafa düşürmeliğiz.

Tıpkı Musul ve Kerkük asimilasyonu gibi şimdi de Halep için aynı süreç işletiliyor. Buraların da akıbeti kukla Kürt yönetimi altında malum ülkelere hizmet etmek olacak. Suriye'nin kalan kısmı ise Rusya'nın ileri karakolu olmaya devam edecek bir yönetime bırakılacak. Yani alan razı satan razı. Benim Güzel Ülkem ise daha uzun kontrolsüz sınırlarla ve artan terör tehtidiyle üstelik son gelişmelere bakıp Bağımsız Kürt Devletine daha da inanmış bir yöre halkını ikna etmeyle uğraşacak. İşimiz artık daha zor.......

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olay bu Sayın Hesaplıca.Aylar önce siz de gerçeği görmüştünüz.Gelinen son aşamadaki görüş birliğimiz kapsamında yukarıdaki yorumunuzu yeniden okuyup bir şeyler yazayım dedim.Okumalarım yanında belgeselci bir toplum bilimci olarak Ürdün ve Suriye'de bulunduğumdan ve K.Irak'ta da nelerin döndüğünü bildiğimden yaşananların özünde sizin vurguladığınız Barzani-Talabani ayakları iyi tuttu Irak'ta.ABD ile ortakları da bunu istiyordu.Araplar da 2005 Anayasaı ile aldatıldı. Barzani-Talabani uyuşmasına ek olarak sağlanan PKK/KCK/KUK/PYD odaklı Büyük Kürdistan Düşü kukla bir oluşum olarak İsrail ile Yunanistan dahil Batı'nın emrine girmiştir.Ortadoğu'nun parlayan yıldızı Erdoğan değil Barzani'dir.Çünkü Batı'ya yarayabilecek düşleri var!Musul-Kerkük Petr'ne tam egemen olamamış duurmda olsa bile Bağdat'a gözdağı verdi.Kısman bunları yazdım.ABD'li Dr.Tarpley'in de açıkladığı gibi bir 'itilme' süreci yaşanıyor.Kan davaları da arttı!Suriye ile Barzani üzerinden Türkiye karıştırılıyor:BOP da bu olmalı!

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 15.01.2013 8:37
 

Hani bazılarımızın gerici ve çağdışı gördü İran var ya bence onların tarihlerine bakmak lazım. Tabiki Asırlarca devam eden bir medeniyette yanlışlıklar olmuştur. orasını tartışmıyorum. benim dikkat çekmek istediğim nokta İranın hep aynı duruşu hemde kime karşı siyonist ve emperyalist düzene karşı. Adamlar Osmanlı döneminde emperyalizme karşı duruşları neyse şimdi aynı omurgayla devam ediyorlar. bu bağlamda dış siyasetlerinde en ufak bir eğilme yok. Bence daha derinlemesine incelenip örnek alınabilecek bir ülke olabilir.

musa demirel 
 06.08.2012 13:16
Cevap :
İran'ı görmüş biri olarak dediklerinize kısmen katılabilirim. Ancak iş başa düştüğü için kendi başlarının çaresine bakmaya çalışan İranlılar da aslında ticari olarak Fransa'yla içli dışlılar. Yani Siyonistlerin İran'ı kullanmaması gibi bir durum yok sadece Amerika değil Fransa ya da İtalya kullanıyor. Humeyni'nin İran'a gelip yönetimi ele geçirmesi incelenirse şimdiki Arap baharının bir örneği olduğu görülür. Humeyni'nin Air France uçağından indiği fotoğraflar tüm duvarları süslemekte. Bu durum da Fransa'yı İran'a hoşnut kılmış durumda.   07.08.2012 9:47
 

1 Mart tezkeresinin başımızı belaya sokacağını biliyorduk ama bu kadar ilerisini doğrusu görememiştik. Tezkerenin reddine ön ayak olanlar bu ülkeye düşmanının yapmayacağı kadar büyük bir kötülük ettiklerinin farkına varamadılar. Bu gün dahi sözgelimi CHP'li Onur Öymen tezkere meselesindeki pozisyonlarının haklılığını ifade etmeye çalışıyor ama bunu yaparken bile ortaya koyabildiği somut gerekçeler yok, 2003 yılında ne dedilerse aynı teraneyi tekrarlıyorlar. Halbuki 10 yılda Ortadoğunun siyasi yapısı baştan aşağı değişti ve değişmeye de devam ediyor beyefendiler hala farkında değil. Bir kuru AKP saplantısı yüzünden Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderini etkileyecek bir hataya sürüklediler parlementoyu. Cumhuriyet tarihini de bir kenara koyun, Osmanlı dönemi dahil bu denli büyük bir gaflete düşmedi bu devlet, her daim gücü oranında realist davranmaya çalıştı. Haydi şimdi çıkıp versinler birleri hesabını. Konu ile ilgili görüşlerim: http://blog.milliyet.com.tr/tezkere/Blog/?BlogNo=330372

Buz Adam 
 02.08.2012 15:42
 

çok doğru bir bakış açısı ama milletimizin büyük çoğunluğu hala devekuşu misali biz büyük ülkeyiz biz şöyleyizlere kanmaya ve kendini kandırmaya devam ediyor! ne kadar büyük bir tehlikenin içine girmiş duurmdayız ve biz bu kokrunç gerçeği görmezden geliyor durumdayız!

Nur Yılmaz 
 02.08.2012 11:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster