Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
326
 

Suriye'de Sinir (Sarin) gazı dehşeti!

Suriye'de Sinir (Sarin) gazı dehşeti!
 

Savaşın kötü yüzü bir kez daha kendisini gösterdi.

Suriye'den gelen haberler, İdlib'te düzenlenen korkunç bir saldırıda kimyasal madde kullanıldığına işaret ediyor.

Hatırlarsanız aynı haberler Ağustos 2013'te de gazete manşetlerinde yer almıştı.

Sarin saldırılarının ardından bazılarının izlemesi zor, korkunç video çekimlerinin de eşlik ettiği, yasaklanmış sinir gazının kullanıldığını öne süren sayısız iddia ortaya atıldı.

Daha önce Sarin gazının kullanıldığı vakalar, video görüntüleri incelenerek kimyasal maddenin yarattığı hasarın teşhis edilmesinin sorunlu bir yaklaşım olduğunu ortaya koyuyor.

Oluşan hasarı gösteren işaretlerin birçoğunu kayıt altına almak çok da kolay değil.

Ayrıca sinir gazı kimyasallarının tamamının aşırı derecede ölümcül olmasından dolayı tıbbi yardıma ulaşabilecek kadar hayatta kalmayı başaran kurbanların önemli bir kısmı da en ciddi semptomları göstermekten uzak oluyor.

Sıvı sinir gazı kimyasallarına (bu kimyasalların tamamı normal sıcaklık düzeyinde sıvıdır, gaz halinde bulunmaz) maruz kalınmasıyla ortaya çıkan etkiler, buhar soluyanların gösterdiğinden daha farklı bir kronolojik seyir gösterir.

Ancak, insan vücuduna yaptığı psikolojik etkiler açısından sinir gazı kimyasallarının tamamı aynı şekilde davranır.

Kullanılan silah, Sarin gazı olmayabilir. Pekâlâ, diğer başka bir sinir gazı kimyasalı da olabilir.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından yayınlanan belgeler, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetinin etkisi haftalarca ve hatta aylarca sürebilen bir kirliliğe neden olan uçucu olmayan bir sıvıdan oluşan sinir gazı kimyasalı VX üretebilecek yeteneği ve tedarik zinciri olduğunu ortaya koyuyor.

Kullanılmış olması muhtemel bir diğer kimyasal gaz da İran-Irak savaşı sırasında Irak'ta çok ciddi miktarlarda üretilen Tabun.

Tabun'un en önemli avantajı üretiminin kolay olması. Ancak Sarin veya VX'e kıyasla nispeten daha az ölümcül bir kimyasal.

Ölümcül olma sıralamasına göre, çok yaygın şekilde kullanılan klora kıyasla ise daha fazla can kaybına neden oluyor.

Diğer başka sinir gazı kimyasallarının kullanılmış olması da muhtemel ancak çok olası değil. Zira bunların üretimi için değişik kimyasal ve üretim yöntemlerine başvurmak gerekiyor.

Çok ciddi bir çalışmayla adli kanıtların toplanması, korunması ve incelenmesi sonucunda kullanılan malzeme de kesin olarak belirlenebilir.

Bu çalışmaların en önemli unsuru da kullanılan gerçek silahın ya da silahların kalıntılarına ulaşmak.

Kanıtlanması halinde, sinir gazının kullanımı ciddi sonuçlar doğurur. Bu durum, rutin bir şekilde klorun kullanılmasının ardından çatışmada çıtanın daha da yukarıya taşındığı anlamına gelir.

Daha ileri silahların kullanılmasının arkasında yatan nedenlerden biri de belki de öldürme gücü nispeten düşük olan klor kullanımının cezasız kalması olabilir.

Esad hükümeti tarafından sinir gazı kimyasallarının kullanılması, Suriye devletinin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) ve OPCW'ye katıldığı zaman yaptığı bildirimler konusunda dürüst davranmadığını ya da bu süreçte resmen yok ettiğini söylediği hem tedarik zincirini hem de üretim kapasitesini yeniden oluşturduğunu gösterir.

Yaptırımlar sürerken bu tarz kimyasalların nereden gelmiş olabileceği de kaygı yaratan bir diğer konu.

Kimyasal silahların denetimi, Suriye iç savaşında boşa bir çaba gibi görünmekle birlikte uluslararası kamuoyunun anlaşmaların uygulanmasını sağlamaktaki başarısızlığı geleceğe dönük silah kontrolü çabalarına da zarar veriyor.

Sarin ve diğerleri de dahil olmak üzere kimyasal silahlar, orantısız bir şekilde başta genç ve yaşlılar olmak üzere sivilleri cezalandırıyor ve kimyasal savaş yasaklarının ihlali de korkunç bir teamül oluşturuyor.

Gelelim son kullanılan (Suriye’nin İdlib’in  Han Şeyhun ilçesinde) Sinir (Sarin) gazının bilançosuna: 9’u çocuk, toplamda 58 kişinin feci şekilde ölümüne, 500 civarındaki insanın yaralanmasına neden oldu.

Rusya Suriye’nin Sinir gazı kullanmadığını söylerken, pek inandırıcı olmadığını söylemek gerek. İnsanın en feci şekilde öldürülmesi, dünyanın görebileceği en büyük acılardan birisi!

Ha bu arada, bu gazın atıldığı bölge sınırımıza 65 km. Esecek çöl rüzgârları, gazın sızıntısını kumlarla birlikte ülkemize taşıyabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir vahşet sonrasında yaşanılanlara bakıldığında,I.Dünya Savaşındaki paylaşım geliyor aklıma. Düşüne zamanı diyorum..

Fahrettin Çitil 
 06.04.2017 20:39
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  04.06.2017 8:01
 

Savaşın ortasında kalan masumları hedef alan alçak ve vahşi bir saldırı bu. En ağır yaptırımlar uygulanmalı bunu yapanlara diyeceğim de kimsenin umurunda değil orada ölenler. Varsa da, yoksa da çıkarlar ön planda güçler savaşında. Olmaz olsun böyle güç! Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 05.04.2017 21:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3826
Toplam yorum
: 6433
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2465
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster