Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '11

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
3189
 

Suriye'deki "Rus gemileri" neyin nesi!?

Fıkra bu ya; zengin semtlerinde hovardalık yapan bir adam, bir gün perişan halde hastaneye koşup gelmiş. Elinde buz poşetiyle içeri dalıp, hemşireye bağırmış:

- Lütfen bana bir cerrah bulun, bunu hemen yerine diktirmem lâzım, demiş…

Hemşire ne olduğunu sorunca da, buz içindeki kesik pipisini gösterip;

- Bir doktorun karısı eve çağırmıştı. Işıkları söndürüp, tam yatağa gireceğimiz sırada kocası çıkageldi. Karanlıkta ne olduğunu anlayamadım, kesik organımı elimde buldum, demiş.

Hemşire acil şekilde birine telefon edip, adamı da ameliyathaneye götürmüş. Büyük bir öfkeyle gelen cerrah hiç konuşmamış, yaralı adamı uyutup, kesik pipisini yerine takıp gitmiş.

Hovarda hasta ertesi gün uyandığında her şeyinin yerli yerinde olduğunu görünce, doktoruna teşekkür etmek için, onu görmek istediğini söylemiş. Hemşire adama alayla bakıp şöyle demiş:

- Ama doktorun sizi göreceğini hiç sanmıyorum efendim! Hovardalığa gittiğiniz kadın, sizi ameliyat eden cerrahın azgın karısıydı çünkü…

Dimyat’a pirince giderken, önündeki bulgurdan olanlara duyurulur…

Günlerdir Suriye ile yatıp, Suriye ile kalkıyoruz ya? Büyüklerimiz de Beşar Essad’a kâh akıl veriyor, kâh tehditkâr sözler sarf ediyor ve ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clington ablalarından övgüler alıyorlardı ya?

Bu arada İngilizler de boş durmuyor, sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşini en mutena köşelerinde ağırlıyorlar ve sırtımızı sıvazlayıp duruyorlardı ya?

22 Ekim 2011 Salı günü bu tatlı rüyadan, herkes irkilerek uyandı: Rusya savaş gemileri komşu karasularına çıkageldi…

Ne oldu?

E canım, Batı sömürgecileri Afganistan ve Irak’la başladıkları “Demokrasi Getireceğiz” kamuflâjındaki işgallerini; Tunus, Mısır ve Libya ile başlayıp, ellerini Suriye ve İran’a da uzatınca, dünyanın öteki efeleri işin ayardına vardılar. İlk harekete geçen Rusya oldu. Akdeniz’e çıkageldi ve üç savaş gemisini Suriye karasularına demirleyip; “Bu iş buraya kadar beyler! Siz buraları köpeksiz köy mü zannettiniz!? Suriye’yi size yedirtmem bilader!” demek istediler…

Peki, iş bununla kalacak mı? Hiç sanmıyorum!? Yakında Çin ile yandaşları; Rusya ile yeniden antlaşmalar imzalamaya başlayan eski ‘Demirperde Ülkeleri’ de sıraya girip, “Amerika – İngiltere – Fransa” sömürge üçgenine restlerini çekeceklerdir, göreceksiniz!..

Saldırganlık ve efelik bir yere kadardır!

Tanrı’nın dünyaya ‘savaş yapsın’ diye gönderdiği bazı liderler vardır: Jul Sezar, Büyük İskender, Cengiz Han, Kanunî Sultan Süleyman, Napolyon Bonapart, Hitler gibi…

Bunların bazılarında akıl var, harım yoktu…

Çoğu, nerede durması gerektiğini bilememiş, aç gözlülükle yaptıkları saldırı ve işgallerle, ülkelerini hep felâkete sürüklemişlerdir.

-- Kanunî Süleyman, koca Akdeniz’i bir ‘Türk Gölü’ haline getirmiş, işgal ettiği ülkelere gönderecek vatandaşımızı bulamaz olmuştu. Sonra ne oldu? O ülkelerde milliyetçilik hareketleri çıkageldi, bu yerleri tek tek kaybettik…

-- Napolyon; 1807’deki ‘Friedland Savaşı’nda Rusları yenip, 14 Eylül 1812’de de Moskova’ya saldırdı. Uzun süren savaş sonunda, Rusların kadim dostu olan ‘Kara Kış’ yine çıkageldi ve tam 420.000 askeriyle girdiği Rusya’dan, sadece 30.000 askeriyle Fransa’ya dönebilmiş ve bu olay onun sonu olurken, Rus halkının milliyetçi düşünceyle kenetlenmesinin de başlangıcı olmuştu…

-- Hitler de, II. Dünya Savaşı’nda Rusya’ya 30 Eylül 1941’de başlattığı saldırılarını, 7 Mayıs 1945’e kadar sürdürmüş, Kara Kış dolayısıyla çok aşırı zayiatlar vererek eli boş dönmüş ve cephede Rusların teslim şartlarını 1945’te imzalamak zorunda kalmıştı…

Bizimkiler, komşu Suriye yöneticilerine hiç de komşuya yakışır şekilde davranmayıp, “komşularla sıfır sorun” söylemlerini unutarak, ‘ağır abileri’nin de gazına gelerek; “Bak sonun Kaddafi gibi olur, çabuk ülkeni terk et!” diyecek kadar ileri gitmişlerdi…

Kimileri; “Bu üç Rus gemisi bölgede tansiyonu yükseltti” dese de, bana sorarsanız, Suriye’ye demirleyen bu üç Rus savaş gemisi; hem Suriye ve İran’a rahat bir nefes aldırmış, hem de hiç yoktan başlarına alacakları bir belâdan, bizimkileri de kurtarmıştır!..

Sizleri bilemem, ama bana göre bu üç geminin oraya gelmiş olması; yeni işgalleri durdurmuş, “III. Dünya Savaşı” endişesi duyan barışsever insanları da rahatlatmıştır!..

24 Kasım Öğretmenler Günü Herkese Kutlu Olsun!..

24 Kasım 2011/ Sakin KOŞAR.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 679
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster