Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
332
 

Suriye mültecilerinin bugünü ve yarını...

Suriye mültecilerinin bugünü ve yarını...
 

Her yerde çocuk...resim netten alıntı.


Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak ülkemize sığınan Suriyeli mülteciler konusuna  tarafsız bir bakış açısı sergilemek gerekirse;

Çok boyutlu bir açmazla karşılaşırız...

Ülkelerindeki iç savaştan kaçmışlar. Kurtuluş savaşı yıllarımızda ateş düştü de ülkemizin her bir yanına, atalarımız (nurlar içinde yatsınlar)  kaçtılar mı yabancı ülkelere?

Sorun nerede ise, çözüm oradadır, mücadele edip kendi sorunlarını memleketlerinde çözmeleri gerekirdi.

Gelmişler, daha da gelmekteler. Şu âna kadar 2 milyonu geçen mülteci sayısının bu yılın sonuna kadar 2,5 milyonu bulacağını BM Kalkınma programı UNDP başkanı Helen Clark hanım ifade ediyor. http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28845005.asp

Türkiye halkı olarak bizler genel olarak Müslümanız, vicdanlıyız her şeyden daha önemlisi insanız ama, önce can sonra canan.

Mültecileri misafir olarak kabul ettik ve onlar için sığınmacı kampları, çadır kentler kurduk. Burada yemek, barınma, ısınma, sağlık giderleri ve sair hizmetler bedava. Ama onların,  sayıları tahmin edilemeyen bölümü ülkemiz şehirlerine dağılarak park ve bahçelerde, açık arazilerde mekânsız ve sağlıksız olarak yaşamaya başladılar.

Genelde çok çocuklular, duygu sömürüleri ile dilenmeleri yaygınlaşırken hırsızlık ve cinayet vakaları da gündem oluşturmaya başladı.

Suriyenin doktor, mühendis gibi eğitimli beyaz yakalılarını Almanya aldı bize alt kültür denilen işe yaramaz kısmı kaldı. Onlar için T.C. bütçesinden harcanılan miktar 5,5 milyar dolar. Çok mu zengin ülkeyiz? Çok zengin olsaydık, emeklilerimize % 2,32 den daha fazla zam verilebilirdi. Seçim vaatleri arasında maddi destekten söz edilse, "kaynak nerede" sorusu yöneltiliyor.

Hal böyleyken, kaynak yokluğunda 2,5 milyonu bulacak mültecilerin bakımını  ne zamana kadar üstleneceğiz?

Blog yazarlarının tartışma konusu Suriyeli sığınmacılarla ilgili Sn.Ali Açıköz ve yazarlarımızdan Abdullah Ünal beye ait  iki yazı okudum:

Üreme kültürleri akıllara durgunluk verecek... Yaşları 1 ilâ 5 arasında 4 çocuk... Özgürler ama sefiller...

Çadır kentte aşklar, evlenmeler, düğünler, doğumlar sınırsız bir hızla yaşanıyor... Müdahalemiz olamaz özel yaşama ama;

Çözüm bekleyen bizim  kendi sorunlarımız zaten dağlar gibi...

Buraya kadar yazdıklarım eleştiri gibiydi. Bu böyle devam edemez,  peki bundan sonrası için çözüm?

Kimse bir başka kimseyi sırtında taşımaya mecbur edilemez. Bu konu (pürüz)  Birleşmiş Milletlere taşınmalı. Sığınmacıların ekonomik yönden kendi ayakları üzerinde durması sağlanarak paraziter yaşamdan kurtulmaları yönünde çalışmalar yapılmalı.

Bugün 2,5 milyon. Hızlı çoğalma ile 25 yıl sonrasında 20 milyona yaklaşırlarken  "burası bizim oldu yıllardır, biz de devlet kuracağız burada"  derlerse ne olur? Olmaz demeyin, nice olmaz denilen durumlar olur hale gelmiyor mu?

Unutmamak lazım şu sözü:  ""acıma, acınacak hale gelirsin"".  Nitekim yaşanmış örnekleri çok...

Selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı özellikle Kurtuluş savaşında biz yabancı ülkelere gittik mi tespitiniz ve doktor mühendisleri Almanya aldı bize de alt kültür kaldı tespitiniz. Bu arada ben de mültecilerle ilgili yazılar yazdım. İnsan kaçakları ile ilgili mesela "Mülteciler Ölüm Yolcusu mu" "Türkiye'de dileneceğine Esad'a karşı savaş, öl"gibi.

Kerim Korkut 
 22.07.2015 21:17
Cevap :
Ülkemize gelen 2 milyon yılbaşında 2,5 milyon olacağı söylenen Suriyeli mülteciler bende takıntı haline geldi sayın Korkut, kaçanlar Türkiye'ye sığınıyorlar, sınırlar da delik deşik, bir de doğu ve güneydoğuda aşırı nüfus artışı bende endişe uyandırıyor. Bir anne 10, 12 bazı kadınlar 15 çocuk doğuruyor, adamın iki eşi varsa toplamda 25 çocuk. 35-40 sene sonra ne olur ülke nüfusunda dengeler bozulur. Bununla ilgili ben de yazdım ama nedense insanların ilgisini çekmiyor. İlgili bakanlık ve genel yönetim iş işten geçtikten sonra konuyu ele alacak ama o zaman da tren kaçmış olacak. Çocuklarımız ve torunlarımızın geleceğini etkileyecek, sayın Korkut'a selamlar...  23.07.2015 18:49
 

Merhaba Yurdagül hanımcığım, önce anneler gününüzü kutluyorum. Ve çok haklı bir yazı düşünüyoruz da elimizden ne geliyor. İktidarın işine yaramaktan başka bizlere vicdani rahatsızlık vermekten de geri kalmıyorlar. Sevgiler

Cemile Torun 
 11.05.2015 20:51
Cevap :
Cemile hanımcığım, elden gelen bir şey yok, acı, üzüntü ve vicdani rahatsızlıklar bu sıralar tepe yaptı, en çok da yoksul halkımız kahrediyor bizleri, ama ne çare, selam ve sevgilerle...  14.05.2015 23:56
 

Sizinle hem fikirim ve bir çok insanımız böyle düşünüyor ve biz konuşuyoruz,onlar bildiklerini yapıyorlar Yurdagül Hanımcım.Durum hiç iç açıcı değil bakalım neler yaşanacak.SEVGİLERİMLE.

Şennur Köseli 
 08.05.2015 20:35
Cevap :
Durum iç açıcı olsaydı Şennur hanımcığım, ben bu yazıyı yazar mıydım? Yarınlar çok daha büyük sorunlara gebe, Allah sonumuzu hayr eylesin, selam ve sevgilerle...  09.05.2015 17:19
 

Şu iktidar yandaşlarının yorumlarını gülerek izliyorum Yurdagül hanım. Bizim işçiler Almanya'ya o ülkenin daveti üzerine çalışmaya gittiler o ülkenin kalkınmasına da katkıda bulundular. Diğer taraftan bu iktidar bırakın başkalarından toprak almayı, ülkenin bir bölümünün Kurdistan olmasına bile mani olamayacak bir acizlik içindedir. İşte bu kafalar o partiye oy veriyor ve sonuç da ortada zaten. Mültecilerin büyük bir bölümü bizim topraklarımızda yaşayacaklardır. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 07.05.2015 22:56
Cevap :
Erol bey, Suriyeli 2-2,5 milyon göçmenin ülkemizde konuk edilmesi konusu yapılmış ve yapılmakta olan siyasi bir yanlıştır, tarih böyle yazacaktır eminim. Çünkü biz, her yönden dışa bağımlı, kendimize yetemeyen bir ülkeyiz. Tüm ihtiyacımızı ithal ediyoruz, cari açık gizlense bile bir gün patlak verecektir. Ata bey'in dediği gibi, BM bünyesinde ve denetiminde ve de maddi desteğinde tampon bölge en ideal çözüm, hiç bir zaman geç değil ama bizim siyasilerin tek derdi OY, SEÇİM VE KOLTUK ve şahsi refah. Genel olarak iyimser değilim Erol bey, selam ve saygı ile...   09.05.2015 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 328
Toplam yorum
: 5740
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1659
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster