Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '11

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
2222
 

Suriye Türkiye ABD üçgeni ve İran

Suriye Türkiye ABD üçgeni ve İran
 

Arap Coğrafyasında yaşanan Arap Baharı’nın Ortadoğu’ya sıçramasının sonucunda Suriye’de muhalif gruplar birkaç aydır Baas Rejimi’ni tehdit ediyor. Libya’daki Muammer Kaddafi’nin yolundan gidip direnen Suriye devlet başkanı Beşar Esad da muhalif grupları askeri kuvvet ile bastırıp kontrolü kaybetmemeye çalışınca Batı kamuoyundaki tepki sonucunda Türkiye, Suriye’yi uyarma görevini kendinde buldu ya da o görev birileri tarafından sırtına yüklendi 

Afganistan ve Irak’a “demokrasi götürme” eylemlerinin ardından Pakistan’da Pervez Müşerref’in devrilmesi ve Yemen’deki olayların Suriye’deki gelişmelerden soyutlanması, Türkiye’nin tutumunu delikanlılık veya insan hakları savunuculuğu olarak gösterebilir. 

Son günlerde gelişen olayların açıklaması ve yorumu görünen resimdeki ayrıntılardan sıyrılıp, görünmeyen taraflarına da yani resmin bütününe bakmakla daha sağlıklı yapılabileceği düşüncesindeyim. 

Yukarıda saydığım ülkelerin coğrafyasına bakıldığında görülen ortak ülke İran olacaktır. Bu bağlamda Suriye’nin dönüşüm süreci, İran’a yapılacak müdahale açısından yapbozun tamamlanmasıdır. Burada Türkiye’ye de önemli bir rol çizilmektedir. Türkiye’nin tutumu iç basında bir kahramanlık olarak gösteriliyor ve tavsiye veren lider ülke imajı çiziliyor olsa da; yurtdışında Türkiye’nin Suriye konusunda krizi çözen yani Esad’ı deviren ülke olacağının yazılıp çizildiği söyleniyor. 

Peki, ABD neden kendisi doğrudan veya NATO’yu kalkan ederek Suriye’ye müdahale etmiyor? 

Suriye bölgede İran’a yakın durabilecek iki ülkeden biri, Türkiye ile birlikte… Bu nedenle ABD Türkiye’nin Suriye’ye müdahale edecek olması ile tek taşla iki kuş vurabileceği düşüncesinde… Bu sayede hem Suriye günümüz ABD ihtiyaçlarına göre tasarlanacak hem de Türkiye’nin İran ile yakınlaşabilme ihtimali ortadan kaldırılacak. 

Plan bu yani… 

Türkiye neden mi Suriye’de bu rolü oynamaya istekli diye soruyor olabilirsiniz. “Dış politikada sıfır sorun” ile göreve başlayan Ahmet Davutoğlu döneminde bu politikadan vazgeçilmesi için önemli bir neden olmak zorunda... 

Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı ile Ortadoğu’da lider ülke imajı çizmek ve bu yolla da Recep Tayyip Erdoğan adının tarihe kazınması vaadi bütün politikaların değişmesinin kilidi! 

Bu amaçlar için de İran’ın yenilenmesi elzem gözüküyor. 

İran için ise son adım Suriye… 

İran’ın çevresindeki ülkelerde yapılan operasyonlarla ya doğrudan ABD hegemonyası yaşanıyor ya da Pakistan örneğindeki gibi dışarıdan müdahale (Benazir Butto ve Navaz Şerif hamleleri) ile ülkelerin yörüngesi değiştiriliyor. 

Türkiye’nin ise yıllardır o yörüngeden hiç çıkmadığı aşikar… 

Yıllardır konuşulan İran’a müdahale konusunun neden bu kadar önemli olduğuna gelince… 

Soğuk savaş döneminin ardından süper güç olarak yalnız kalan ABD’nin 20 yıldır uyguladığı ve dünyaya uygulattığı kapitalist politika ve globalizasyon projesinin zincirleme gelen küresel finans krizleri ile başarısızlığa uğramış olduğu artık daha da belirginleşti. Ayrıca iktisadi durumunun bozuk olmasından yola çıkılarak ABD’nin oynamış olduğu küresel güç rolünü kaybedebileceği yorumları stratejist ve ekonomistlerce dillendiriliyor. 

Kendi iktisadi durumunun yanı sıra özellikle Çin’in dünyanın üzerine tsunami misali geliyor olması ABD için çok büyük bir tehlike. Bu tehlikenin ne kadar büyük olduğunu şöyle tasvir edebiliriz: 

ABD bile Çin’in en çok ihracat yaptığı ülke konumunda… 

Ucuz iş gücünün de yardımlarıyla sanayi ve teknolojide atılımlarını hızlandıran Çin’in dünya liderliğine ortak olma tehlikesi yetmezmiş gibi Brezilya, Rusya ve Hindistan ile müttefik olması, BRIC, yaklaşan tehlikenin aleni göstergesi… 

Tüm bu tehlikelerin yanı sıra 21. yüzyılın bilişim ve enerji (suyu enerji kapsamında değerlendirirsek tabi) çağı olacağını da düşündüğümüzde İran tüm bu bahsettiğim konuların ortak noktasında duruyor. 

Ortadoğu’nun tam ortasında duran İran; Kafkaslara, Orta Asya’ya, Çin’e ve Arap yarımadasına doğrudan, Avrupa’ya ise Anadolu vasıtası ile dolaylı yoldan komşu… Ayrıca dünya genelinde doğalgaz rezervi en fazla olan 2. ülke olan İran, petrol rezervinde ise 3.sırada… 

Diğer bir deyişle İran, iki kutupluluğa sürüklenen dünyada mükemmel bir silah olarak dünyanın tam ortasında duruyor ve bu silah şu an BRIC ile işbirliği halinde… 

Şimdi de akıllara gelen soru İran’ın da yapısı ABD tarafından değiştirilirse Türkiye’ye ne olacak? 

Pentagon tarafından 21. yüzyıl başında çizildiği iddia edilen haritada her şey açık ve net olarak gözüküyor aslında… 

Bugünkü dünya siyasi haritasında Suriye ve Irak’ın kuzeyinde, İran’ın kuzey batısında ve Türkiye’nin güney doğusunda bir Kürt devleti kurulacağı iddia ediliyor. Bu bölgenin önemi hiç kuşkusuz Musul ve Kerkük odaklı petrol yatakları ile Fırat ve Dicle nehirlerinin zengin su hacmidir. 

Ancak kurulması planlanan tek ülke Kürdistan olmayacaktır. Şii ve Sünni Arap Devletleri oluşturulmasının yanı sıra İran ile Pakistan sınırında yaşayan ayrılıkçı Beluci halkı için de bir Belucistan ülkesi düşünülmekte olduğu iddialar arasında… 

Tüm bunlar gerçekleşirse ABD’nin kazancı dünya enerji rezervlerinin büyük çoğunluğuna hakim olmak ve savaşlar ile kapitalizmi canlandırmaktır. Unutulmamalıdır ki kapitalizm bunaldığında savaş bazen en yararlı çözüm olabiliyor. 

Türkiye’nin yaklaşan bu tehlikeli döneme hazırlıklı olması ve iyi bir strateji oluşturması gerek... Bahsi geçen ABD ve BRIC ülkeleri ile kıyaslandığında ekonomik ve askeri gücü belli olan bir ülkenin coğrafi konumunu da göz önüne aldığımızda yakın gelecekte yaşanacak muhtemel olayların dışında kalması maalesef imkansız. 

Daha açık bir deyişle Türkiye ABD’nin projelerinde rol model ülke olmayı hemen kabullenmek yerine, aklını başına alıp iyi bir devlet stratejisi kurarak safını iyi belirlemek zorunda… Aksi takdirde cesaretin aklın önüne geçtiğinin belirtileri olan söylemler ile bir coğrafyaya lider olma sevdasının stratejiye dönüşmesi bir ülkenin savaşa sürüklenmesi ve felaketi ile sonuçlanabilir. 

Serhat ÇETİN 

12.08.2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve resmin arkasındakileri oldukça yalın bir biçimde resmetmiş, fotoğrafı ortaya koymuşsunuz. Umarım konumu gereği bu olayların çok da dışında kalamayacak olan Türkiye akılane bir yol izleyerek Türkiye' yi en az zararla düzlüğe çıkarır. Emeğinize sağlık.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.08.2011 14:11
Cevap :
yorumunuz için teşekkür ederim, inşallah temenni ettiğimiz gibi felakete sürüklenmeden bu süreci ülkece atlatırız. saygılar  19.08.2011 15:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 5618
Kayıt tarihi
: 11.08.10
 
 

İTÜ mezunu İşletme Mühendisi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster