Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
95
 

Suriye-Türkiye

Suriye-Türkiye
 

Demokrasimizin kıymetini bilelim.


Sabah sabah aklıma takılanlar.
Suriye'de Baba Hafız Esad'ın kurduğu rejim, veliaht olarak yetiştirilen Basil Esad'ın trafik kazasında beklenmeyen ölümü üzerine aslında hiç de başkan olarak düşünülmeyen bu yüzden tıp eğitimine yönlendirilen ve sistemden uzaklaştırılan Beşar Esad'ın kucağında kaldı. Sonuç ortada.
 
Bir yanda bütün Esad ailesi, diğer yanda damatlar ve iktidarın sırtını dayadığı paralel ordu diyebileceğimiz hayalet,hortlak sürüsü Şebbiha çeteleri ama hep baba Hafız Esad'ın kurduğu istihbarat ve güvenlik örgütleriyle bugüne kadar getirilen Suriye rejimi, 50 yıldır ayakta duran feodal bir mini imparatorluktur.
Süriyede Rejim, hep Esad Ailesinin mensup olduğu Nusayri kabileler ve evlilik yoluyla akrabalık kurulan Sunnilerle birlikte yürütüldü. İhtiyaç duydukları kişi ve gruplara ekonomik alanlar açılarak sermaye kontrol alında alındı.
Muhalefet her zaman susturuldu. İlk büyük susturma Hama'da 1982'de Müslüman Kardeşler üyesi 30 000 muhalifin öldürülmesiyle başladı.
Bu 50 yıllık süreçte farklı düşüncelere, farklı siyasi oluşumlara, farklı stk'lara kesinlikle izin verilmedi.
 
Sonuçta ne oldu? Yüz binlerce ölü, milyonlarca mülteci, yaşanılmaz harap bir ülke. Sonuçları yıllarca sürecek bir trajedi.
 
Ey Hafız Esad sen öldün gittin. Geride bıraktığın aile imparatorluğundan memnun musun? Damadın, çocukların, istihbarat şeflerin, ülkende huzuru tesis edebildiler mi? Muhalefeti susturman, 1982'de 30 000 muhalifi öldürmen trajediyi engelledi mi? Şimdi mutlu musun?
Sırada kim var?
 
Suriye örneğine baktığımda bugün Türkiye'deki çok Partili Demokratik hayatımızın -her ne kadar ağır aksak ilerlese bile- ne kadar önemli bir kazanım ve ne kadar vazgeçilmez bir sistem olduğunu düşündürüyor bana.
 
Allah bizi bir ailenin veya bir oligarşinin feodal tahakküm, tassallut ve taarrzundan korusun. Hala elimizdeyken modern Türkiye'nin demokratik sistemlerine hepimiz sahip çıkalım. Basit bir dernek kurabilmek bile bana büyük bir özgürlük gibi geliyor artık. Çocuklarımıza bu korkuyu yaşatmayın.
 
Demokratik seçim sistemi; bütün ülkeyi adil bir şekilde temsil eden güçlü meclis; güçlü, merkezi, tarafsız ve tek ordu, ve yerel yönetimleri güçlendirilmiş üniter yapı vazgeçilmezlerimiz olmalı.
 
Bir tarihçi olarak yöneticilere önerim; bugün en çok ihtiyacımız olan muhalefettir, muhalif görüştür. Muhalif bir sestir. Muhalif bir tınıdır. Çünkü objektif ve farklı bilgi biraz da oradadır. Yanındakiler çoğu zaman sana yalakalık yapan bir güruhtur. Hoşuna gidecekleri gösterir, mutlu olacaklarını söyler ve sana yalakalık olsun diye yaparlar.
Aslında yalakalar yöneticileri yanıltırlar. İyi yöneticiler muhalif sesleri çok iyi okumalıdır. İyi yönetici muhalefetin gönlünü fethetmesini bilendir. Farklılıklara saygı duymayan sistemler çökmeye mahkumdur.
 
Asıl hizmet karşıya hizmettir. Karşı görüşlü insanlara hizmeti, hoşgörüyü, anlayışı, adil yaklaşımı bıraktığınızda kendi iktidarınız için en büyük tehlike başlamış olur.
 
Türkiye Suriye'den çok farklıdır. Aman onlara benzemeyelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1681
Kayıt tarihi
: 07.09.07
 
 

1996 Marmara mezunuyum. Eğitimci ve tarihciyim. Eğitimi ve danışmanlıkla uğraşıyorum. Sınav Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster