Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

16 Mayıs '18

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
56
 

Suriyeli Çocukların Güvende Olmaya İhtiyaçları Vardır

Suriyeli Çocukların Güvende Olmaya İhtiyaçları Vardır
 

Suriye’de 2011 yılından itibaren devam eden savaş hem yetişkinler hem de çocuklar için ciddi travmalar yaratmıştır. Ülkemizde Suriyeli mültecilerin sayısı 3,5 milyona yakındır. Bunların yaklaşık 1,6 milyonu çocuktur. 2017 öğrenim yılı başlangıcında 350 bin çocuk hala okullara yerleştirilememiştir.

AFAD’ın 2013 verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 29’u Suriye’deki savaş dolayısıyla bir aile üyesinin ölümü deneyimini yaşamıştır. Kamplarda yaşayan sığınmacıların yüzde 32’si ve kamp dışında yaşayan sığınmacıların yüzde 23’ü Suriye’deki iç savaş dolayısıyla bir aile üyesinin yaralanması deneyimini yaşamıştır. Suriye’de yaşanan bu iç savaşla kişisel kayıp veya yaralanmaların olumsuz etkisinin ağır olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Savaşı görmüş ve yaşamış olan Suriyelilerin öncelikle kendilerini güvende hissetmeye ihtiyaçları vardır. Güvenliği tehditte olduğu için ülkelerinden ayrıldıklarını düşünürsek bir güvenlik sorunu daha yaşatılmamalıdır. İlk önce güvende hissetmeleri daha sonrada fizyolojik ve barınma ihtiyaçları karşılanmalıdır. Bunlardan sonra psikolojik ihtiyaçları göz önünde bulundurularak destek verilmelidir.

Araştırmalar çocuk nüfusunun daha fazla olduğunu belirtiyor. Bunun için eğitime yönelik birçok adım atılmalıdır. Eğitimde dışarıda kalan 350 bin çocuk için iyileştirme çalışmaları yapılmalıdır. Eğitimin yanında psikolojik bireysel ve grup çalışmalarıyla hizmet verilmelidir. Bu anlamda bazı şehirlerde hizmet sunulsa da yeterli gelmemektedir. Çocukları büyüten anne ya da babaların da psikolojik durumu son derece önemlidir. Sağlıklı olmayan bir ebeveyn çocuğuna nasıl yardımcı olabilir? Çocuklara yardım edilirken eş zamanlı ebeveynlerine de destek verilmelidir.

Suriyeli mültecilerin psikolojilerini düşündüğümüzde psikolojik hizmet veren kuruluşlara çok iş düşüyor. Son zamanlarda İzmir Kızılay çalışanlarına çocuklara uygulayacakları oyun ve etkinlik eğitimi verdim. Suriyeli ebeveyn ve çocuklarla çalışanlar paylaşımlarda bulundular. Nüfus fazla olduğu için bireysel destek vermek güçleşebiliyor.

Grup çalışmalarında kullanacakları psikolojik oyunlar ve etkinlikler Suriyeli çocukların güvende hissetmelerini sağlıyor. Anne çocuk grubu da mutlaka oluşturulmalıdır. Çocuklar annelerinin yanında kendini güvende hissetmiyorsa tehlikede olduğunu düşünüyorlar. Bu durumda anne çocuk grup çalışmalarında en temel içerik güvende hissetmelerini sağlamaktır.

Suriyeli mültecilerle yapılan çalışmalar ve görüşmeler sonucundan çıkarılan güvenlik sorunundan sonra kendilerini buraya ait hissetmemeleridir. Anneler, okula giden çocuklarının dışlandıklarını belirtmektedir. Maddi sorunlardan dolayı en çok çocuklar çalıştırılmaktadır. Günlük hayatta da Suriyeli çocuklarla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu çocuklar çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Suriyeli mültecilere karşı olumsuz yaklaşımlar kendilerini dışlanmış hissetmelerine neden olabilmektedir.

Suriyeli çocuklarda en temel travma belirtisi “gerileme” davranışıdır. Gerileme davranışı; çocukların yaşının altındaki tepkileri vermesidir. Bunlar; alt ıslatma, anneden ayrılamama, gece korkuları, huysuzluk vb. Yaş büyüdükçe agresif tepkiler, sosyal ilişkilerde bozulmalar görülebiliyor. Okula gidiyorsa da okula gitmeme davranışları olabiliyor.

Savaş görmüş bu çocukların normal rutinine dönmeleri ve öyle bir ortam sağlanması kendini güvende hissettirir. Savaşın artık geçtiği ve şu an daha güvenli bir ortamda olduğu mesajı verilmelidir. Keşke her Suriyeli çocuk okula gidebilse… Okul, sadece eğitim açısından değil sosyal anlamda yeni bağlar kuracağı bir ortamdır. Yetişkinlerin yanından bir süreliğine de olsa uzaklaşması ve oyunla duygularını yansıtabilmesi iyi olacaktır. Çünkü kayıp, yaralanma veya şiddet gören travma mağduru anne babalar ister istemez çocuklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Okul ya da çalışma grupları travmalarının duyarsızlaşması adına iyileştirici olacaktır.

Anne babaların bu süreçte çocuklarıyla ilgilenmeleri gerekiyor. Çocuklar için oyun en iyileştirici yöntemdir. Fakat bu süreçte anne babalarında psikolojileri iyi değildir. Bunun için sivil toplum kuruluşlarına ve orada çalışanlara özellikle psikologlara çok iş düşüyor. Bireysel destek vermek belki zor olabilir. Fakat çevirmen eşliğinde grup terapisi çalışmaları ya da iyileştirme etkinlikleri uygulanabilir. Çocuğu en yakından etkileyen kişi anne olduğu için mutlaka anne çocuk çalışmaları yapılmalıdır. Anne çocuk çalışmalarında öncelikle bağlanma etkinliklerine yer verilmelidir. Birkaç oturum bunu yapmak anne ve çocuğun bağlarını güçlendirecektir. Belki de o zamana kadar çocuğunun ihtiyacını hiç fark etmemiş bile olabilir. Oyunlar her iki taraf için de terapötik etki yaratacaktır.

Çocukların kendilerini güçlü hissedebilmeleri için kaynak güçlendirme çalışmaları da yapılmalıdır. Suriyeli çocuklar toplum içerisinde birçok olumsuz olayla karşılaşabiliyor. İster istemez kendileriyle ilgili olumsuz inançlar geliştirebiliyorlar. Zaten savaş nedeniyle ülkelerinden kaçmış ve kayıpları olan Suriyeli çocuklar bir de üstüne cinsel, fiziksel ya da duygusal istismara maruz kaldığında kendiyle ilgili kaynaklarını yitirebiliyorlar. Kaynaklarını tekrardan güçlendirmek adına amaca yönelik grup etkinlikleri yapılmalıdır. 

Ülkede yaşayan bireylerin sağlıklı olması sağlıklı toplumu da beraberinde getirir. Suriyeli mültecilerle birlikte yaşadığımız gerçeği unutulmamalıdır. Toplum olarak insani bir şekilde onları anlayarak destek olabiliriz. Ötekileştirmek beraberinde agresyonu ve şiddeti de getirebilir. Bunun yanında dil probleminden dolayı kendilerini ifade edememeleri de zorlayıcı bir durumdur. Ülkelerinden travmalarıyla gelen Suriyeli mültecilere bir de ülkemizde travma yaşatmamak gerekir.

Birçok şehirde yaşayan Suriyeli mülteciler için iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır. Psikolojik ihtiyaçlar için sivil toplum örgütleri kapsamında birçok psikolog destek vermektedir. Aynı zamanda okullarda ya da kuruluşlarda öğretmenler de çalışmalarda bulunmaktadır. Gönüllü olarak ilgili bölümlerdeki öğrenciler de çalışmalara katılmaktadır.

Mesleki anlamda kuruluşların psikolojik çalışmaları arttırılmalıdır. Sivil toplum kuruluşları; psikolog ya da psikolojik danışmanların çalışmalara katılmaları için imkân sağlamalıdır.

Meslektaşlarım görevlendirilmeden önce bu alanda deneyimli kişiler tarafından eğitilmelidir. Çünkü ne yapılacağı bilinmezse yarar yerine zarar da verilebilir. Bunun için; mutlaka işi bilen kişiler tarafından eğitim kadrosu oluşturulmalıdır. Gerekirse bu kadro şehir şehir gezerek Suriyeli mültecilerle çalışanlara eğitim vermelidir. Çalışmak için görevlendirilen birçok Psikolog ya da Psikolojik danışman ne yapacağını bilemediği için kendini çaresiz de hissedebiliyor. Uzmanların da ihtiyaçları karşılanıp doğru bir şekilde yönlendirilmelidir.

Her şeyden önce mültecilere nasıl yaklaşılacağı, yaşadığı sorunların neler olabileceği ya da nasıl bir çalışma planı oluşturulacağının bilinmesi uzmanları güçlü hissettirerek çalışmaların etkisini de olumlu yönde arttıracaktır.

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 104
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesi'nde tamamlamıştır.  Çalışma h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster