Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1996
 

Sürüden ayrılmak...

Sürüden ayrılmak...
 

Yıllar öncesi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi genç nesil Psikiyatristlerinin çıkartmış oldukları Şizofrengi adlı bir dergi vardı. Bu dergilerden birisinde toplumun değişik kesimlerinden insanlara aynı konular üzerine sorular soruluyordu… Ev hanımı, bakkal, mühendis, doktor, “ Bakırköy sakini ”…

Toplum nedir diye sorulan bir soru vardı ve bir “ deliden'' alınan cevap bu benim hayatımın sözlerinden biri oldu…

- Sürüden ayrılanı kurt kapar diyorlar; ama sürüden ayrılmayana kurt ne yapar buna değinen kimse yok…

Sağlam aforizma ve her şeyi çok güzel açıklıyor…

Gerçekten sürüden ayrılınca bir kuzu dışarıdan gelen tehlikelere açık hale geliyor… Peki bunu insan topluluğu üzerine düşünecek olursak? Gene aynı durumla karşılaşıyoruz… Kendi arkadaşlarımız yada dahili bulunduğumuz grup içerisinde dışarıdan gelecek saldırılara karşı daha korunaklıyız… Hep birlikte savaşabiliriz hatta çoğu durumda it dalaşı yapılıp herhangi bir çatışmaya gerek kalmadan tehlike savuşturulabilir…

Peki biz bir yada bir çok özelliğimizle toplumdan farklıysak??? Peki ya o zaman?

Çok uzun boylu, çok kısa boylu, kambur, topal, şişman, zayıf, gözlüklü, şaşı, çok tiz sesli, 6 parmaklı, çok kalın sesli, farklı cinsel tercih sahibi, farklı inanç sahibi, farklı düşünüş sahibi, belirli bir yaşı aşmış ama evlenmemiş kişi vb.; uzatılabilir fazlasıyla yani toplumun genelinin içerisine dahil olmadığı bir yada birkaç özelliğe sahipsek? O zaman ne oluyor?

Pratik olarak toplumun kendisi kurda dönüşerek farklı olanı toplumun standartlarını değiştirmeden yok etmeye yada kendi sınırlarına çekmeye çalışıyor…

Sürüden ayrılmayana kurt ne yapar buna değinen kimse yok konusunun cevabı da işte burada saklanıyor…

“Sürüden ayrılmayanı toplum gene bir kurt olarak vasati 40 çöp kıvamına getirerek kişiliğini yok ediyor!!!” Tek tip düşünen, tek tip davranan, kendisine ait hiçbir özelliği olmayan herhangi birisi haline getiriyor. Yani gene yok olunuyor…

Psikolojide Masclov (ismi yanlış yazmış olabilirim şimdiden özür) diye bir amcanın bulduğu ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üst basamağı olan Kendini Gerçekleştirme olayı ise direk çöpe gidiyor. Halbuki düşünen insanın en büyük ihtiyacı bu… Ama toplum diyor ki; sakın haaaaa! Olaki kendini benim sınırlarımın dışarısına çıkartırsın, olaki farklı bir şeyler yaparsın, seni işte o zaman seni yerim!!!

Gerçekten düşününce böyle bir şeyi düşünerek söyleyebilmek için toplumun dışında olmak gerekiyor… Bir deli haricinde bu cenderede yaşayan herhangi birisi bunu düşünerek söyleyemez…

Peki ne yapacağız diye bir düşününce karşımıza 3 yol çıkıyor galiba.

1- Sürünün kurallarının farkında ama çaktırmadan kendi hayatını sürdürmek ve hafif saldırı geldiğinde deliliği hafif bir şekilde ele alarak karşı tarafı püskürtmek…

2- Bernard Show’un dediği “Makul insan dünyaya uyar, makul olmayansa dünyayı kendisine uydurmaya çalışır; Bu nedenle tüm gelişmeler makul olmayan insanların eseridir” sözü üzerine savaş baltalarını çıkarıp, kimi zaman canı pahasına savaşmak.

3- Kendi kişiliğimizi topluma kurban ederek sadece bu dünya üzerindeki ömrümüzü nefes alıp vererek geçirmek...

Galileo da canını vermişti engizisyon karşısında dünya dönüyor diyerek, Mustafa Kemal’de kimseyi dinlemediği için yeni bir başlangıç yapabilmişti dünyaya inat...

Herkesin kendisini gerçekleyebileceği bir dünya ve herkesin bu güce sahip olması dileğiyle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eline sağlık. Çok güzeldi.

nilgun 
 05.07.2007 21:43
Cevap :
Teşekkürler ve gerçekten bir meslektaşımın onayı beni mutlu ediyor :))) Sevgiyle...  05.07.2007 23:32
 

Ne ilginç, gelişimi sadece gidişata alışmış, çevrelerine uyum sağlamışların dışındakiler yapabilirken, toplumun bu insanları kendilerine benzetmek için ellerinden geleni yapmaları. Böyle gelmiş, böyle gitsin ama ne olur değişmesin demek mi yatıyor bunun arkasında, yetersizlik korkuları mı? Bir rüya görmüştüm, henüz doğmamışım, bir mağarada bekliyorum ve sohbet ediyoruz. Bana niye doğacağımı soruyor birisi, ben de "ailem ve toplumun beklentileriyle, kendi istediklerimi dengelemek için" cevabını veriyorum. Bana "sen çabuk geri gelirsin" diyorlar.Hayatımda da hep kendini gerçekleştirmek konusunu duydum, kitaplarda okudum.Becerebildim mi, ya da çıkabildim mi dışına çemberin, pek sanmıyorum. Yazınız çok güzel, nasıl kısmını da biraz açsanız keşke.

Arzu Pınar 
 11.03.2007 17:05
Cevap :
Kendini gerçekleştirmek uyum sağlamakla bir oranda doğru bağlantılı... Uyum sağlarken kendini kaybetmemekse kişiyle alakalı... Toplum savaşını önce saçlarımı uzatarak verdim... saçlarımı kestirdim, herkes adam olmuşsun diyordu, dayanamadım 12 saat geçmeden 2 kulağımı birden deldirdim, tek küpe kabul görüyordu... Devlet memuru olarak saat 17.30 olur iş yerinden çıkar küpelerimi takarım... Bu işin fiziksel kısmı... Ama değinmek istediğim, herkesin yöntemi kendisine özel :))) Sevgiyle...  11.03.2007 20:48
 

şizofrengi' de bir şiir vardı... her dörtlüğün sonunda "ölü canlar, macbeth, bi mucize bekliyorum" diyordu şiirde güzel bir 'deli' arkadaş... bazen öfkeler, anlayışlar, üzülmeler, susmalar, bağırmalar arasında o mucizeyi mi bekliyorum diye düşünüyorum... ama iş sonunda beklemek yerine kendini korumaya evriliyor... masalımızı, mucizemizi kaybediyoruz...... eline sağlık...

Topestotitanik 
 15.11.2006 16:32
Cevap :
Esasında mucizemizi için için umut ediyoruz... Kötülüklerin en kötüsü umut işkenceyi uzatıyor gibi ama... Leo Buscaglia'nın (gene yalnış yazmış olabilirim :P) ki gibi değil ama inanıyorum ben buna... Kendini korumak ise en doğal davranış biçimi, delirmek de zaten korumanın farklı bir boyutu... Gerçeği bulmak için tamamen zarar görebilecek kadar çıplak kalmak da bir yöntem... Ne bileyim zor işte... Yorumun için de ayrıca teşekkürler... Sevgiyle...  16.11.2006 22:22
 

Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum Barış Bey.Sayfanızı ve yazılarınızı zevkle inceledin.Seçtiğiniz konular ilgi çekici..

Burcu Ege 
 28.10.2006 22:47
Cevap :
Teşekkür ederim. Sevgiyle...  29.10.2006 1:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1867
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster