Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
553
 

Survivor finali; kim neden kazandı ya da kaybetti?

Survivor yarışmasını Derya Büyükuncu kazandı, Nihat Doğan (kendi deyimiyle ND) kaybetti. Daha önce de, favori yarışmacı Taner kaybetmişti. Derya kazandı çünkü halkın gözünde efendi, kavgaya prim vermeyen, karısına sadık ve bağlı bir portre çizdi. Aşırılıkları olmadı. Nihat Doğan bütün popülerliğine rağmen kaybetti, çünkü sahiciliğine bir türlü inanılmadı. Videoları paylaşıldı, özlü sözleri reyting rekorları kırdı, ama hamasi nutuklar işe yaramadı. 

Aslında Nihat Doğan, ilgi çeken özlü sözlerinde hep birilerinden ilham aldı. Ya Cuma hutbelerinden, ya İbrahim Tatlıses’ten –zerre-i miskal, başta hanımefendiler olmak üzere gibi- ya da Başbakan’dan –diğer yarışmacılarla helalleşmesi, Muş’taki kayıp % 4 oyu araştırmak istemesi gibi- etkilendi. Bir türlü kendi olamadı. ND, kibri ayağının altına aldığını söyledi ama kral olduğunu iddia etti, her fırsatta en iyi yarışmacı, en karakterli kişi olduğunu vurguladı. Keşke buna halk karar verseydi. Sesinin de 3.5 oktav olduğunu da bu arada öğrendik. 

Nihat Doğan, Pakize Suda’nın Başbakan Erdoğan için söylediği gibi, çizgi film kahramanı gibi sevildi ama halk, gerçek ve örnek karakteri tercih etti. Nihat Doğan, kendisinin Derya’dan daha çok oyun kazandığını, eğer Derya kazanırsa SMS’ler sayesinde kazanacağını söyledi. Halkın oylarına karşı saygılıydı, ama onları küçümsemekten de kaçınmadı. Hep çelişkiliydi davranışları. Asena hastalanınca “sen hastalanacağına ben adadan giderim” derken, sonra kameralara Asena’nın rol yaptığını söyledi. Bunu neden yaptığını da açıklayamadı. Asena’nın dediği gibi, sahte bir kişilik olacağına kötü ama gerçek bir kişi olmayı tercih etmeliydi. Nihat Doğan’ın kaybettiğine çok üzüldüğü belliydi, çünkü çok hırs yapmıştı. Asena’yı hırsından dolayı suçlarken, kendi hırsı tavan yaptı. Derya’yı tebrik etti, centilmen gibi göründü ama inandıramadı. Çoğu yarışmacı Derya’yı kutlarken, Nihat yalnız kaldı. Yanında sadece Zeynep ve Tefik vardı. Bu hayal kırıklığını Nihat nasıl atlatır bilemem ama onun bir yolunu bulup sonuçları mantığına uygun hale getireceğinden eminim. Hatta “aslında ben kazandım” da diyecektir. 

Taner de Survivor’ın sürreel karakteri gibiydi. Dilini yengece sokturan, atlayan zıplayan, daha neler yapan hayali bir varlık gibi. Uzmanların söylediği gibi hiperaktif, dikkat bozukluğu olan, sempatik, action’ı seven bir karakterdi. Taner, Nihat’tan daha doğal ve gerçekti. Zaten Acun, annesiyle tanışınca Taner’in neden böyle olduğunu anladığını söylemişti. Son olarak, Nihat Doğan ve Taner Survivor’ın reyting kaynaklarıydı ama reyting her şey değildi. Kazanan, normallik ve efendilik oldu. En azından Derya, böyle bir portre çizdi. 

Not: İstanbul’a gelen Nihat Doğan krallar gibi karşılandı, “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye eller üzerinde taşındı. Nihat Doğan da “Değil Türkiye, Dünya Survivor yarışmasını kazansam, bu sevgiden üstün olamaz” manasında sözler söyledi. Belki olağanüstü gayreti, azmi, sabrı ve fiziksel gücüyle Hayatta Kalma (Survivor) yarışmasını kazanmayı haketmişti. Ama ne dedi? “Mesele şampiyon olmak değil, kahraman olmaktır” ve şampiyonların (Derya) unutulduğunu, kahramanların ise (Nihat) hatırlanacağını açıkladı. Doğrudur. Çoğumuz için gerçek favoriler 2. ve 3. lerdir. 1.ler genelde unutulur gider. Örneğin Hülya Avşar’ın dul olduğu için tacının alındığı Güzellik Yarışması’nın 1.sini hatırlayan var mı? Acaba Nihat Doğan birinci olsa ne derdi? Ona diyorum ki, “Mesele 1., 2., 3. olmak değil yeğeeen. Mesele bir TV Show’un geçici kahramanı olmak da değil. Mesele ülkenin hayrına bir şeyler yapıp gerçek ve isimsiz kahraman olmaktır.” 

Rahmetli bir akrabamız futbolcuların çok el üstünde taşınmasına anlam veremez, “vatan mı kurtardı” diye futbolcuları eleştirirdi. Evet, Nihat Doğan ve diğer yarışmacılar vatan kurtarmadı. Vatanı gerçekten kurtaranlar, vatan için kendilerini feda ediyorlar ya da ölmeseler bile unutamayacakları travmalarla geri dönüyorlar. Ben Sinan Akçıl’ın dediği gibi Nihat Doğan’ın niye kahramanlar gibi karşılandığını çözemedim. Sonuçta bir TV Show programı. Son bölümünün reyting rekorları kırdığını tahmin ediyorum. Acun Ilıcalı, hep yabancı formatları kopyalasa da, Türkiye’de sevdirmek meseledir. Onu yarışmalarının başarısından dolayı kutluyorum. Türkiye formatlı orijinal bir yarışma yapmasını da bekliyorum. Acun’un, Karayiplerden farksız” dediği Kıbrıs’ta, turizmine katkıda bulunmak ve dünyaya tanıtmak için finali yapması da takdire şayandı 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nihat Doğan söylediği yalana kendisi de inanan biri olarak göründü bana. 11 yaşında babasını kaybettiğini söyledi, belki zor koşullar onu yararına göre pozisyon almayı ve her aldığı pozisyonu haklı çıkarmaya çalışmayı ve bunun için çarpıtmayı, yalan söylemiy ve buna inararak onu savunmayı öğretmiş olabilir. Koşullar değiştikçe hep kendisi haklı olmaya devam eder ve hep başkaları haksız olarak suçlanır böylelikle. Derya ise izlediğim son finalde yeteneksiz olduğunu gösterdi. Elindeki çubuğu ucundan tutmayı, bacaklarını açarak ve eğilerek açısını daraltmayı yapamadı. Karşı tarafın çubuğu bacağının tozunu alsa dengesi bozuldu. Oyunlar da en başarılı ND göründü, ama onun aslında iyi bir rehabilitasyona ihtiyacı ayrı mesele.

Erdal Aydın 
 23.06.2011 21:13
 

nasıl oldu da efendilik kazandı. Gerçekten hem sevindim hem de şaştım..

TC kaan kartal 
 22.06.2011 0:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 607
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster