Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
895
 

Sus ve dinle lütfen...

Sus ve dinle lütfen...
 

Bir süre sonra konuştuklarını duyamaz hale geliyorum. Gözlerim kesintisiz kıpırdayıp duran dudaklarına takılı kalıyor. Duymamamın pek bir önemi yok çünkü sürekli aynı sözleri tekrarlayıp duruyor. Onunla sohbet etmekten çoktan vazgeçtim. Bir süredir bunun mümkün olmadığını anlamış durumdayım. Ortaya bir konu atıldığı vakit bir şekilde sözü ele geçiriyor ve asla kimseye konuşma hakkı tanımıyor. Sunulan karşıt fikirleri duymuyor bile. Çünkü konuşurken dil dışında tüm algılarını kapatmış durumda. Duymuyor, dinlemiyor dahası dinlemek istemiyor. Onun için önemli olan bir konu üzerinde tartışmak, yeni bakış açılarına sahip olmak, öğrenmek değil, onun için önemli olan tek şey kendi fikirlerini kesintisiz olarak sunmak.Karşıdaki ağzını açtığı vakit ise onu kesilmeyen cümlelerle susturup bezdirmek. Göz açtırmayan bir sağnak gibi cümleleri...

Gazetede bir haber okuyorum. Haber üzerine sohbet etmeye başlıyoruz. O ise susuyor sadece izliyor. Sonra başlıyor konuşmaya. Basit bir haber üzerine yarım saat konuşuyor. Hiç birimiz onu dinleyemez oluyoruz. Haberi öyle garip ve gerçekdışı bir noktasından yakalamış ki bir kaç kişi onun yanlışlığı düzeltmek için ağzımızı açıyoruz ama o bizi her zamanki gibi geri püskürtmeyi başarıyor. Dudaklarının üzerinde bıyıkları büyük bir hevesle titreşiyor.Kendini konuşmasının heyecanına öyle bir kaptırmış ki, ne etrafını görüyor ne de seslerimizi duyuyor. Bir süre sonra yenilmiş halimizle dudaklarımızı kapatıyoruz. O ise uzun konuşmasını tamamlamış ve kendini dinletebilmiş olmanın hazzını yaşıyor. Gözlerinde zafer pırıltısı var.

Sessizce oturuyoruz. Sessizlik iyi geliyor hepimize. Başını önüne eğmiş gazeteyi okuyor. Kendi kendine okuduğu haberler hakkında yorumlar yapıyor. Kimse ona bakmıyor, kimse fikrini belirtmiyor. Kendi kendime düşünüyorum. İnsanların gözlerine bakıp bakmadığını, o konuşurken yüzümüze yansıyan ifadeyi görüp görmediğini, konuşma çabalarımızı böylesine bencilce savuştururken aslında ne çok şey kaybettiğinin farkında olup olmadığını merak ediyorum. İnsanları dinlemeyerek fikren zenginleşmek gibi bir şanstan kendini mahrum etmesinin sebebinin kendi zekasına olan hayranlığı olup olmadığını anlamaya çalışıyorum. Sabit bir noktadan, kendi merkezinden baktığı hayatına yeni olan hiç birşeyi almamasının sebepleri kavramaya çalışıyorum. Fakat bu mümkün olmuyor. Onunla tamamen zıt bir şekilde bakıyoruz konuya. Dinlemek, konuşmak, karşıdakinin fikirlerini duymak ve o fikirler üzerine yeni fikirler inşa etmek ortak bir nokta bulunmasa bile (ki bu çok zorunlu değil) sohbet sonunda zenginleşmiş ve yenilenmiş olmak değilse nedir sohbetin amacı? Oysa o bu konu üzerine pek düşünmemiş olsa gerek. Bunları ona söylememin ve bu konuyu tartışmaya çalışmamın bir anlamı var mı? Yıllardır değişmediyse bu insan ve yıllardır geri püskürttüyse farklı fikirleri şimdi bu konuyu tartışmaya çalışırken yine beni susturup kendi fikirlerini söylemeyecek mi?

Kendi kendine konuşmasını sürdürüyor. Ona bakarken aklımdan şunlar geçiyor: "Belki de, senin gibi kapalı kapılar yüzünden bu durumdayız. Çünkü en doğru, en akıllı kendimiz olduğunu sanıyor ve etraftaki herşeye kulaklarımızı tıkıyoruz. Kimbilir belki sen de kapını açarsın bir gün. Kapını açar ve içeriye hayatın dolmasına izin verirsin.Kim bilir?"

RESİM: Andrew Gable

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaten o bıyıklı adam senin gibi paylaşımın ona birşeyler katabileceğini düşünebilseydi bence böyle davranmazdı.Senin bakış açınla onunki arasında dağlar kadar fark var bence, ve kocaman bir adam olduğu için de ona birşeyler öğretmek çok zor olmalı.

Esra İdil 
 03.03.2007 16:29
Cevap :
Sevgili Esra, Bu konuda haklısın. Zaten pek de birşey öğrenmeye niyeti yok sanıyorum.Sevgiler...  03.03.2007 22:06
 

Bende de var bunlardan bir sürü hemde...Bir süre sonra gerçekten halin kalmıyor. Yine nezaketimi kaybetmeden dinler gibi görünüp dinlemediğim de oluyor...Halbuki bir şey anlatırken karşındakinin onu hangi ifadeyle dinldeğini bilmek ister insan. İşte kendisiyle ve kendi dedikleriyle böylesine meşgul insanlar için karşındakinin onu dinleyip dinlemediği ve gözlerindeki ifadenin anlamı önemsiz oluyor.Halbuki ne büyük eksiklik...Kucak dolusu sevgiler...

guguk kuşu 
 28.02.2007 0:48
Cevap :
Sevgili Hatice'ciğim, Nezaketimizi kaybetmeden dinlediğimiz bu insanlar bizi yoruyorlar. Çünkü yapılan sohbet olmuyor hiç bir zaman. Belki biraz gözlerimize baksalar ve biraz paylaşmanın önemini, dinlemenin güzelliğini bilseler sorun kalmayacak. Değil mi? Sevgiler...  28.02.2007 8:29
 

Kendi yanlışlığını bildiğin halde, bunu devam ettirebilmek için susturursun karşıdakileri... Yanlış yaptım dememek için devam edersin yanlışa... Bilirsin karşıdakilerinde aslında senin yanlışlığını bildiğini de, bir gülümseme arkasına saklarsın onun da acısını ;) dedi Barış :)))) Sevgiyle...

Barış 
 27.02.2007 11:20
Cevap :
İyi dedi Barış :) Sevgiler...  27.02.2007 12:36
 

Bu tür insanlara karşı yapılabilecek en doğru şey onları dinlememek ve onlarla konuşmamak ve derlerse bir gün insanlar beni neden dinlemiyo diye işte o zaman açıklamak gerek niye insanların kendisini dinlemediğini, tabi anlarsa... Birde şu varki o tür insanlar en doğrunun kendisi olduklarını düşündükleri için başkalarını dinleme ihtiyacı pek hissetmezler. Halbuki bir insan başka görüş ve fikirlere her daim açık olmalıdır.Gerçekten doğru şeyi düşünüyor olsa bilse...

Sinefilozof 
 26.02.2007 19:29
Cevap :
Sevgili Abdulkerim, Sanırım yanıldıkları nokta da bu; başkalarının fikirleri ile zengileşmek yerine kendi fikirlerini olduğu gibi ortaya koymak...Sevgiler...  26.02.2007 22:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1071
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster