Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1185
 

Susamış Ruhluluk

Susamış Ruhluluk
 

Her şeyi, her yeri ve herkesi didik didik tarıyoruz; ama o şeyi, o neyse o, onu bulamıyoruz... Herkeste dillendirilmeyen bir susamışlık, farkına varılmamış gizli bir bıkkınlık ve yüzlerden apaçık okunan bir gönül yorgunluğu var. Ruhumuz mu susadı, bilincimiz mi doyumsuz, bedenimiz mi bıktı, bilemiyorum; fakat süregiden bu dünya düzeninden memnun olanların sayısı çok değil.

Ne yapsak tatmin olamıyoruz. Öyle ki:
- Lüks arabalara, batmayan yatlara, konforlu katlara,
- Alışveriş merkezlerindeki sonsuz seçeneklere,
- İnternet’e, cep telefonuna, uydu antenine,
- Teknolojinin sunduğu binlerce mucizevî ürüne,
- Özel hayatlara, özel okullara, özel banka kasalarına,
- 10 dakikada katarakt, 4 saatte kalp ameliyatına,
- 7 saatte Amerika’ya, 17 saatte Çin’e,
- Para olunca dünyayı satın alabilme gücüne,
- Bireyselliği, özgür ifadeyi, cinsel tatmini bütün çağlardakinden daha fazla edinmiş olmamıza karşın tatminkâr değiliz.

Neden?... Sahip olduğumuz bütün bu olanaklara rağmen, neden hâlâ bir şeylere aç ve susuz; böylesine sıkkın, bıkkın ve mutsuzuz?!

Anlamak kolay değil böylesine aralıksızca arayış içinde olmamızı...

Kâh âşık olmayı deniyor; kâh derin dostluklar kurmayı...
Kimi zaman delice eğlenmeyi, bazen bir koltukta sızıp kalmayı...
Maske takıp rollere bürünmeyi, kalabalıklara nutuklar atmayı...
Mabetlere kapanmayı, daha fazla ibadet etmeyi...
Fallardan, muskalardan, yatırlardan medet ummayı...
Bir iş kurup meşgul olmayı veya şans oyunlarından zengin olmayı...
Filmlerdeki senaryolarda, romanlardaki hayatlarda ipuçları bulmayı...
Her şeyi, her yeri ve herkesi didik didik tarıyoruz; ama o şeyi, o neyse o, ruhumuzu doyuracak, susuzluğumuzu giderecek o şeyi bulamıyoruz...

Yoksa biz insanlar böyle miydik hep? Aç ruhluluk insanlığın kaderi mi, ne?!

Belki de yanlış yollarda yürüyor, yanlış yöne bakıyor, yanlış yöntemler deniyoruz!

Ne bileyim, arayış bitince hayat biteceği için bu üç kuruşluk huzur arayışı zaten insan olmanın bir gereğidir belki.

Sözün özü; ruhsal açlığımın kökenine ben bir türlü inemedim dostlarım! 22 ülke, 200 şehir, binlerce kasaba; hiçbiri doyurmadı beni. Kesmedi susuzluğumu ne doğal yaşam, ne modernizm, ne post-modernizm.


Brainstorm bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayat bu olsa gerek ama sanıyorum bu boyutta bu başka bir boyuta geçtiğimizde işler değişecek .

Şennur Köseli 
 25.10.2008 0:09
Cevap :
Katılıyorum... Teşekkürle...  25.10.2008 12:56
 

acı sizi tam esir alacaktır bakacaksınız ki aslında bir hiçmiş her şey... Belki doyumsuzluğumuz sevgi açlığı- sevmek ve sevilmek adına olan açlıklarımızdır.. bilemiyorum.. siz bulunca paylaşın bizlerle... ( umarım) sevgiyle kalın..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 24.03.2008 19:23
Cevap :
Ben de umuyorum; ama hep umakaldım. Belki son nefeste... Sevgiyle... MS  24.03.2008 23:24
 

Selamlar;arayış sanıyorum olması gereken yanımız.Bizi karşıya geçirecek yakıt.İnsan doyumlu olmayı dışarda aradığı sürece arayış bitmez.Dışarda arayış bittiği an kısır döngü kırılır,bir üst yörüngeye sıçrama yaparız.Dünyayı gezdim bulamadım diyorsunuz.Aradığınızı;Tanrı yeryüzünde bir yere saklayıp insanlar hazır olana kadar vermemeyi düşünmüş.Dağları,denizleri her yeri aramış öyle bir yer olmalıki bulunmamalı,diye düşünüp sonunda insanların yüreğine koymaya karar vermiş.Zira en akla gelmeyecek yerorası diye isabet buyurmuş.Hislerim siz bu cevabı biliyordunuz bizi sınav yaptınız diyor.Bildim mi öğretmenim?

Şerife Mutlu 
 21.03.2008 15:30
Cevap :
Siz daha deneyimli öğretmensiniz Şerife Hanım, bizler çömez birer öğrenciyiz sadece. Tabii ki bildiniz: kimyanızı, simyanızı kullanarak Anka Kuşu'nu getirdiniz Kaf Dağı'nın ardından... Saygıyla... MS  21.03.2008 16:34
 

Ruhumuzun açlığı daha ilk nefesle başlıyor ve son nefesimizi verene kadar sürüp gidiyor sanırım.Herne kadar gözümüz tok desek te,yinede bitip tükenmeyen özlemler gelip çatıp kapımızı aşındırıyor...bundan olsa gerek...Sevgiyle ve hoşça kalın..

yk 
 20.03.2008 18:45
Cevap :
Yani sadece beynimiz açgözlü değil; aynı zamanda ruhumuz da açgözlü, diyorsunuz anladığım kadarıyla... İlginç bir bakışaçısı. Farklısınız, belli zaten. Sevgiyle... MS  20.03.2008 21:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2839
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster