Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
3627
 

Süslü kelimeler sığındığımı gizler...

Süslü kelimeler sığındığımı gizler...
 

www.corbis.com


"Süslü cümleler" demişti bir arkadaşım; belli ki üzerinde uykuya yatmışım..
Uyanmaya yakın bulunca kendimi, baktım şöyle bir; "ah ne çok sevmişim sizi"...
Ve en fazla da bunu söyleyiş biçimimi...

Fakat ne our yine de siz, bu gecelik israrcı olmayın bana...
Çünkü; her ne kadar sevsem de sizi, varamayacağım yanınıza bu defa...

En az, en yalın, en sade, en keskin yanım kadar siz benken...
Nasıl olur da, sevmem ben sizi ?....

Gücenmeyin bana ne olur...
Dudaklarım dokunmak istemiyor bu gece teninize...
Ellerim uzanmıyor...
Başım sizden yana dönmüyor işte...

Yapamıyorum...
Yapamıyorum işte...çünkü, "süslü kelimeler sığındığımı gizler"...

İstemiyorum bunu bu gece...
Kaçınmayacağım çünkü bu defa söylemekten...
Gelin yanıma ve duyun işte, siz de...

"Sığınmak istiyorum" yalınlığın koynuna ...
Hatta bundan da öte, sadece "onun olacağım" ben bu gece...

Gönüllüyüm buna, belkide uzun aradan sonra ilk defa...

Korkmaktan, korkmadan...
Acımdan, utanmadan...
Zayıflığımdan, kaçmadan...
Yaşamın bana bu ara getirdiklerinden; alenen ve gerçekten ne kadar da burkulduğumu süslü kelimelerle gizlemeden...yalın, basit, sıradan...

Bazen yeniden gün ışıyana kadar, benden yıldızlarını bile esirgeyen o gökyüzü saatlerinde kalacağım ...
Ve en sade...
Ve o en arsız...
Ve o en bencil yanlızlık hallerinde...

Isız bir köşede, dizlerini karnına doğru hani bir cenin regresyonuyla çektiğinde...
"Kendindeki o gizlenmiş kendinle" yüzyüze gelişlerinde...

Karşılaştığıyla insan, belkide bu defa ilk kez kendine böylesine aşina...

O karşılaşma hallerinde, yüzleştiğinle önce ölesiye dövüşülse de...
Vuruşma anlarında açığa çıkan gerçeğin o tutku dolu, o kan kırmızı, o durulmak bilmez enerjisiyle...
varılır ya hani...dövüşürken nasıl olupta ulaşıldığı pekte bilinmeyen ihtiraslı sevişmeler denizine...

İşte bu, öyle bir gece...

Bir adım geride kalın bütün süslü kelimeler...
İhtiyacım yok bu gece.... benden başka bir şeye..

İnsan olmanın birbaşka yüzünü keşfediş saatlerdir o kişininin...
Ve işte "insan" dediğimiz varlık; asıl o gök saatlerinde insanlaşır...

Ve orada, birbaşınalığından bedelini ödeyipte tekrar kazanırken kendini; kazandığı yine kendinden aldığı kendidir...ve geri alırken kaybettiğini sandığı yanını, yaraladığı da sardığı da kendi olacaktır...

Kanayan yanını kendine duyduğu güven ve inancıyla pansuman yaptığı o sessiz ve o yıldızsız gök saatlerinde büyür işte insan...Ancak böyle büyüyütürüz ya, kendimizden çıkardığımız o yeni kendimizi....

Sizi hep sevdim süslü kelimeler...
Bazen dilimden bazen de parmakuçlarımdan, dökülürken...
Gideceksiniz diye, korkmadan...
Bitersiniz diye, huzursuzlanmadan...
Hep var olacağınızdan bir an olsun şüphe duymadan...

Gün oldu bana, bir görünmezlik pelerini giydirdiniz...
Duyguların net, ancak bir o kadarda keskin şekilde ifade edilişlerin; o çarpıcı dokunuşlarından beni çekip sizler gizlediniz...

Gün oldu; daha elimden çıkmadan kırbaç gibi şakladınız yüreğimde...
O zamanlarda bile, yetişip yine siz şevkatli dokunuşlarınızla beni iyileştirenlerdiniz...

Gün oldu, kabuledilişi en zor yaşanmışlıkları hayat, soğukkanlılıkla bir rutine dönüştürmüş halde sürerken önüme...
İmdadıma yine, siz yetiştiniz...

Tüm bu sunulanları; o soğuk metal sefertasından çıkarıp, yemek aynı dahi olsa biraz olsun ılıtıp, zarif bir sunumla servis ederken... yemem gerekenleri sizler, çok daha hazmedilebilir kılanlardınız...

Gök saatleri, bahar ekinoksunu vururken...
Dünya, gecemle gündüzümü denklerken...
Sizler, içimdeki çoşku ve hüzün ikizlerini dengeleyenlerdiniz...

Nasıl sevemem ki sizi...
Beni ben yapan değerleri yansıtabilmemde siz, en büyük hazinemdiniz...

Fakat yine de; bir gecelik olsun bana müsade...
Ve şimdilik izninizle...

Sevgi ve ışıkla,

Ayna

13.12.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu ne güzel bir sanattır ki, okuyucuyu alıp götürüyor taa derinliklerdeki güzelliklere, hani bir anne kucağı kadar sıcak ve bir çocuk kalbi kadar temiz duygular çöküveriyor yüreğime, tebrik edip, tşk.lerimi sunmak az gelir, iyi ki varsınız diyorum, hep olun olurmu :)

cLaSsX 
 25.12.2007 14:39
Cevap :
Bu kadar içten ve böylesine destekleyici bir yorum karşısında ne kadar mutlu olduğumu inanın anlatamam. Bunun için en sade kelimeleri seçeceğim: "Yürekten teşekkürler ve sizde he var olun olur mu?" Sevgi ve ışıkla, Ayna  25.12.2007 17:10
 

Kendiyle yüzleşip en yalın haliyle yeniden yaşama dönmek ne güzel... sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 13.12.2007 17:53
Cevap :
Gidişler, dönüşler, tekrar rüzgara karşı da olsa bazen...hep o yürüyüşler...Paylaşımın için teşekkürler arkadaşım. Sevgi ve ışıkla, Ayna  13.12.2007 18:31
 

Süslü yalınlığın, dayanılmaz güzelliği, ancak senin elinden böyle güzel çıkar...sevgilerimle

güzaltı 
 13.12.2007 14:56
Cevap :
Beğeni ve bu nazik yorumun için çok teşekkür ederim sevgili Güzaltı. Sevgi ve ışıkla, Ayna  13.12.2007 18:32
 

pek bir yakışıyor teninize. Sarıldığında satırlara sereserpe, Atemis tapınağı bekcisi oluveriyor görülenler. Düş yakası geceler de aman sende deriz ve bak duvarda titrer gölgen. Süslü kelimeler olsun Fatoş. Bak süslemeye çalıştım kelimeleri ama sakil oldu başarılansa başlığın altında kocaman duruyor senden. Yüreğine sağlık arkadaşım, ha gayret.

Engin Allı 
 13.12.2007 13:48
Cevap :
Sakil senden uzakta olandır...Sakınma sakın ha.. sen de bolca söyle, hatta bönkörce savur..."Akıllıdır" o süslü kelimeler ulaşacağı limanları onlar pusulasız da olsa bulur ...Yüreğine sağlık. Ve paylaşımın için teşekkürler arkadaşım. Sevgi ve ışıkla, Ayna  13.12.2007 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1948
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster