Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

GAZETECİ YAZAR ASLI SARI

http://blog.milliyet.com.tr/aslisari

01 Mart '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
236
 

Susmak Sapkın Ruha En Büyük Mükafat Susma

Susmak Sapkın Ruha En Büyük Mükafat Susma
 

ÇOÇUK İSTİSMARLARI


(Unutma Alışma)

Gün geçmiyor ki çocuk istismarı çok hızla artmaktadır. Nerede yazarsam yazayım sinirlerime hâkim olamadığım, satırlara dökerken ar duyduğum asla çözüme ulaşmayacağını düşündüğüm toplumsal yüz karamız “ÇOCUK İSTİSMARI”.

Şunu bilmeyenler var! Çocuk istismarı konusunda ihbar eden ve bildirimde bulunanların adları isimleri cisimleri kesinlikle açıklanmaz. Korkmayın ‘Çocuk susar sen susma’ diyerek bağıra bağıra sosyal medyada gündem yaratan birçok insan artık bu sorunun haklı olarak kalıcı çözümlerle son bulmasını istiyor.

Sorunun tespitine ve koruma sisteminin iyileştirilmesine yönelik araştırmaların yapılması elzem. Konu, sadece sapkın ruhu yerden yere vurmak değil. O canavar bu insanlık dışı suçun faili olarak caydırıcılığın kollayıcılığın yaptırımların farkında mı? İşte tosladığımız en zor duvar bu olsa gerek.

Önlenebilir tedbirler ne olmuş bu zamana kadar, aileler eğitilebilmişler mi, bilgilendirilebilmişler mi? Onlarda mı çok güvensiz yoksa işleyen bu döngüye. Ailelerin de bu örtbas ve susma sebebi bu mu? diye akıl odamda gezip duruyorum. Terazim orada şaşıyor işte.

Yine elim vahim olanı da şu; araştırmalar neticesi, istismarın yüzde çoğunluğunun aile içinde olması, yani çocuğun aile fertlerinden biri veya akrabaları tarafından tacize uğraması yerini alıyor. En ağır aşılması zor cinsel istismar türü. Aile içi cinsel istismarında sürekli aynı ortamda olması nedeniyle çocuk her an tacize uğrama korkusunda. Akrabalık bağı nedeniyle çok rahat davranma fırsatı buluyor sapkın ruh. Çünkü kimse ondan şüphelenmiyor sapkın çok rahat. Çocuk, uzun süre kendisinin maruz kaldığı bu durumun ne olduğunu farkına bile varamıyor. Beklemediği bir kişiden beklemediği bir davranışla karşılaştığı için nasıl tepki vereceğini ve olayı kiminle paylaşacağını bilemiyor. Utanıyor, sıkılıyor, suçu kendisinde buluyor. Hoş anlatsa ne olacak?

Çoğu bulaşıcı boykot furyasına katılıp bağıra bağıra idam istiyor. Klavyede herkes bir şaheser, icraata gelince mükemmel sessiz bir izleyici. Buna çanak tutan, susan, örtbas eden aileler yüzünden bu haldeyiz. Susmayacağız diyorsunuz, reklam yapmakta üzerimize yok millet olarak. Her olayda olduğu gibi çocuk istismarları da vukuat-ı aidiyetten olmasın. Buna da alışmayın. Ekmek yer gibi su içer gibi sorun çözümlene kadar S-U-S-M-A-Y-I-N. Fenomen olmak için değil gerçek toplumsal kanayan yaramız için mücadele edin. Ben mi kurtaracağım dünyayı dediğinizi duyar gibiyim yapmayın!

Son olarak gündeme dair cümlelerim şunlardır: Ailelerin çocuğa yönelik susturma ve baskılaması, içinde bulunduğu durumu normalleştirmesi, emin olunmalı ki en az tacize uğraması kadar güçtür. Evet çocuk istismarı kadar görünür bir yara ve iz bırakmadığı için istismar kadar dikkat çekmez, fark edilmez ve çoğunlukla da aileler yerin kulağı vardır diyerek kendilerinden bile saklarlar bu ağır şoku. Fakat susmakta, çocukta istismar kadar uzun ve kalıcı hasarlar bırakır. ‘S-U-S-M-A-Y-I-N’ Bana dokunmuyorsa bin yıl yaşasın demeyin toplum olarak sonuna kadar mücadele edin.

Duyarlı, susmayan, korkmayan her bireye selam ile.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 163
Kayıt tarihi
: 20.11.17
 
 

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce kaleme, kağıda, satırlara  gürültüsüz bir şekilde haykırmaya başla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster