Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1427
 

Susmasını bilebilmek

Susmasını bilebilmek
 

Yerinde konuşmak ve dinlemesini bilmek


Desem ki size, hayatın en büyük sırlarından biridir, susmasını bilebilmek. Ve yine desem ki, aynı zamanda, başarının, mutluluğun anahtarıdır susmasını bilebilmek; bana ne kadar katılırsınız, inanın çok merak ediyorum.

Pek tabi, kendimizi, duygu ve düşüncelerimizi anlatmanın, insanlarla doğrudan iletişim kurabilmenin en etkili yoludur konuşmak. Hele, güzel konuşabilmek bir ayrıcalık olduğu gibi, güzel konuşan bir insanı dinlemek de büyük bir haz verir insana. Arkadaş ve dost sohbetlerinin birleştirici, temel öğesidir konuşmak. Ama bazen çok konuşuruz; istemeden ve belki de farkında olmadan. Daha çok kendimizi anlatırız, kendi sorunlarımız, dertlerimiz herkeslerden önce gelir. Karşımızdaki insanlar, eş, dost, akraba, arkadaş, her kim olursa olsun çoğu kez bize katlanmak zorunda kalırlar. Bir süre sonra bu insanlardan bir kısmı, önce hafiften bizden uzaklaşırlar, sonra belki de birer ikişer hayatımızdan çıkıp giderler..

Oysa ne büyük bir erdemdir, susabilmek; çok ve manasız konuşmalardan kaçınıp, tam yerinde ve zamanında, kısa, öz konuşabilmek. Kendini, duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde anlatabilmek, karşızdaki insana da söz hakkı tanıyabilmek. Pythagoras, " ya susmak, yahut sükuttan daha kıymetli şeyler söylemek lazımdır" demiş. Yani boş konuşmamalıyız, söylediklerimizin bir anlamı olmalı, işe yaramalı konuşmamız. Ve tabi, o boş ve manasız konuşmalarda ağzımızdan çıkan sözler, bazen, incitici, kırıcı hatta yıkıcı da olabilir. İstemeden de olsa, birilerini üzebilir ve hayatını alt üst edebiliriz. Daha da kötüsü, kendimizi de yanlış tanıtmış yanlış anlatmış oluruz. İnsanlar bizi gerçek kimliğimizle, karakterimizle tanıyamamış olurlar. Kendimize ve başkalarına zarar verecek konuşmalardan kaçnmalıyız. " Söylemediğim şeylerin hiç biri bana zarar vermedi" diye buyurmuş, Calvin Coloridge.

Bazen de insanlar sizin konuşmanızı isterler, beklerler. Sizin desteğinize, görüşlerinize belki de hakemliğinize ihtiyaçları olabilir. Gözlerinizin içine bakar ve adeta yalvarırlar; hadi konuş, anlat artık demek isterler, ve biz susarız. " İki şey insanı çileden çıkarır; söylenecek yerde ağız açmamak, susulacak yerde lakırdı etmek" demiş, Sadi. Ve Eflatun aynı doğrultuda, " bilirken susmak bilmezken söylemek kadar çirkindir" diye düşüncelerini belirtmiş.

Ya üstüne vazife olmadığı halde konuşan, hem de bilir bilmez konuşan, manasız, saçma konuşmaları ile insanları yoran, bulunduğu ortamı geren insanlar için ne demeli? Eh, onun yanıtı da HZ. Ali' den; " senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar söylemekten hayırlıdır."

Sophokles ise, herhangi bir ayırım yapmadan biraz da muzip bir şekilde bütün kadınlar için deyivermiş işte. " susmak kadınlar için bir lükstür."

Hz. Süleyman'ın o çok bilinen " söz gümüş ise sukut altındır." deyişine sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed de " susmak huyların efendisidir, susan kurtulmuştur." sözleriyle ve yalın bir şekilde her zaman olduğu gibi en doğru yolu göstermiş.

Son olarak çok çarpıcı bir örnek, ünlü İspanyol şair ve oyun yazarı Federico Garcia Lorca' dan geliyor. " İçiniz kor gibi yanarken susmak acıların en beteridir.

 

"Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır./  Goethe

 

 

 









 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

EVET SUSMAYI BİLMELİ İNSAN..ÇOK GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ.YÜREĞİNİZE SAĞLIK..

Basakk 
 09.06.2007 22:23
Cevap :
Teşekkür ederim güzel sözlerin için değerli Başak. Hayatta en zor şeylerden biridir, içindeki fırtınayı bastırmak. Bunu başarabilen en azından daha az mutsuz olmayı öğrenebiliyor. Hoşça kalın. Sevgiler. Enfal  11.06.2007 9:29
 

Bende bunula ilgili bir yazı yazdım. Susmak en güzel cevaptır çoğu zaman. Hatta söylenen çoğu cevaptan daha iyidir...Ellerinize sağlık...

Açelya ÜLGENAY 
 05.04.2007 13:27
Cevap :
Teşekkür ederim Açelya, ama gel gör ki, ( yorum yazanlardan bazıları) konuyu nerelere çekmişler. Neyse ki, doğru anlayan ve yorumlayanlar da var. Yazını okuyacağım. Hoşça kal. Enfal  05.04.2007 14:03
 

Yerinde davranabilmektir sanırım önemli olan. İletişimin yaygın ve çok hızlı bir dönemde susmak mı?İyi iletişim kumayı bilmek ve insanın kendini ve diğer insanları iyi tanımasıyla ancak az ve öz konuşulabilir..Ama susmak iletişimi engelleyebilir.Boş yere konuşma, sıkma,kırma anlamında size katılıyorum. Hoşçakalın.

Nuray Yetkin 
 25.03.2007 20:00
Cevap :
Sayın Nuray Yetkin, bir önceki yorumla eleştiride bulunan Lale Beşe gibi düşünüyorsunuz. Sizler ve sizler gibi düşünenlerin göremediği bir gerçek var; yazının başlığı neden Susmasını bilmek değil de Susmasını bilebilmek, hiç düşündünüz mü? Her şeyin cevabı burada, bilmem başka söze gerek var mı? Saygılarımla efendim. Enfal  26.03.2007 9:41
 

Enfal Bey, nasıl da önyargı hissediyorum sizde bana karşı. Sahi ne zaman tanışmıştık? Sadece yazınızı değil, yorumlara verdiğiniz yanıtları da çok önemseyerek ve her iki yoruma verdiğiniz yanıtlarda susmanın erdeminden bahsetttiğinize göre ağırlığı biraz da susmaya verdiğinizi düşünerek yazdım yorumumu. Tabii ki. Sizin gibi usta ve duyarlı bir kalemin elinden çıkmış bu güzelim yazının altına, benim kadar çenesi düşük bir insan yakışmadı. İmalarınızı çok iyi anladım. Kutlamaya davetlisiniz sanırım. Ben sizi tutmayayım.

Lale Beşe 
 22.03.2007 17:27
Cevap :
Lale hanım, ben duygusal ve ince ruhlu bir insanım. Ne sizi ve ne de başkasını istesem de kıramam. İma hiç sevmem ve doğrudan söylerim düşüncelerimi. Sizin de bunu farketmiş olmanız gerek. Çok kısaca; gerektiği zaman susabilmenin yüceliğini anlatmaya çalıştım ve güzel bir şey yaptığıma inanıyorum. Lehte aleyhte bana gelen yorumları aynen onaylıyorum. Ne bir zafer kazandığımı hissediyorum ve ne de bir kutlama yapacağım. Görüş ve düşüncelerinize saygılıyım. Ne yazık ki hiç tanışmadık. Bilmem istermiydiniz? Sizin blog sayfanıza ulaşamıyorum nedense, açılmıyor. Bu arada, ben çenesi düşükleri de severim. Lütfen üzülmeyin. Sevgi ve saygılarımla, hoşça kalın.  23.03.2007 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 220
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1931
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster