Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2815
 

Susmayan Generaller ve susturulan Emekli Paşa..

Susmayan Generaller ve susturulan Emekli Paşa..
 

Onurlu istifa..


29 Temmuz 2011 akşam saatlerinde Türkiye gündemine düşen ve Tv alt yazılarında “son dakika” olarak yansıyan haberlerin konusu, TSK Üst yönetiminin istifası idi. Tv kanallarını zaplayarak konu hakkında daha çok haber sahibi olma telaşında iken Show TV’nin haberlerine rastladım. 

Spikerin telefon bağlantısı ile misafir ettiği Emekli bir Paşa’dan şu sözleri işittim. “Ordu üst yönetimini, böyle istifa noktasına getirenlere yazıklar olsun. Bu işin sorumluları başbakan ve Cumhurbaşkanıdır. Bütün üst rütbeliler derhal istifa etmelidir.” Tabi spiker anında teşekkür etti ve paşayı daha fazla konuşturmadan yayından aldı. Belli ki bu tür bir konuşma beklemiyorlardı ve doğal olarak misafir ettikleri paşayı susturmuşlardı kendi akıllarınca. 

Aşağı yukarı bütün kanallar Generallerin istifalarını “emekliliğe sevk edilmelerini istediler” diye verdi. Yayınlarına aldıkları; kimimizin liboş, kimimizin yandaş, kimimizin satılmış dediği ama ortak özellikleri ABD yanlısı olmak olan yorumcuları da genelde bu onurlu protestoyu “emeklilik istemi” ve kendi akıllarındaki “demokrasiye” katkı diye yorumladı. 

Hele Mehmet Altan’ın yorumu tam bir ibretti. Bir ara “Bu kurmaylıktan gelen paşalar neyi görmüyorlar da böyle açığa düşüyorlar” anlamına gelebilecek bir soru sordu. Bu sorunun cevabına geleceğiz. 

Biraz geriye gidelim. 2003’ün 1 Mart’ında kabul edilmeyen Tezkere ABD’nin bölgedeki çıkarlarına büyük bir darbe vurdu. ABD için artık tek bir hedef vardı, TSK’nın o zamanki onurlu duruşunu ve bölgedeki gücünü berhava etmeliydi. Düğmeye basıldı, ilk olarak 2003 Nisanında Süleymaniye’de ordumuzun başına çuval geçirildi. Daha sonra Ergenekon, Balyoz gibi uydurulmuş davalarla ordu üst yönetiminin tasfiyesi ve TSK’nın küçültülmesi operasyonlarına girişildi. Org. Hilmi Özkök’ün Genelkurmay’ın başına getirilmesi ile uygulanmaya konulan plan tıkır tıkır işledi, işliyor. 

1991 yılında kurulan ve ülkemiz çıkarları ile NATO’nun çıkarlarını ayırarak, ülkemiz menfaatlerini ön planda tutan “Özel Kuvvetler Komutanlığının” yok edilmesi ve yavaş yavaş etkisizleştirilmesi üzerine kurgulanmış senaryo sahneye konuldu adım adım. 

O günlerden bu günlere neler olduğunu Org.Koşaner’in veda mesajından öğrenebiliriz: 

-173’ü muazzaf, 77’si emekli olmak üzere 250 kişi tutuklu. 

-14 general-amiral ile 58 albay, YAŞ’ta değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır. 

-TSK bir suç teşkilatı gibi gösterilmektedir. 

Evet ordu beceriksiz gösterildi, ordu kendi askerini öldürüyor gösterildi, son olarak Silvan olayında bile orduya leke atılmaya çalışıldı. Tüm bunların üstüne birde Hava Kuvvetleri Komutanlığına kesin olarak gelmesi beklenen Org Balanlı’nın tutuklanması ve YAŞ toplantısına iki gün kala aralarında EGE ordu komutanının da olduğu 22 komutan hakkında yakalama kararının çıkartılmasının istenmesi bardağı taşıran son damla oldu. 

Sonuç.. 

Bildiğiniz onurlu ve dik duruşu sergileyen istifalar. 

ABD’nin istediği küçültülmüş ve ilerde yaşanabilecek “Arap Baharı” Türkiye ayağı girişimlerini sekteye uğratmayacak biat eden bir ordu oluşturulmasına karşı bir isyan olan istifalar.. 

Ne yapacaktı paşalar ?.. 

Ülkemizi elli yıl geriye götürecek ve aklı başında hiç kimsenin istemeyeceği bir darbe olamayacağına göre.. Tek çare meşru demokratik sınırlar içinde ABD’nin ve yerli uşaklarının ayıplarını yüzlerine vuracak bir protesto, bir tokat, yani istifa.. 

Org. Koşaner’i pek tanımıyoruz, bu olayla gündeme gelen geçmişini biraz öğrendik. Dağlarda savaşmış bir Komando subayı. Kıbrıs’ta ki zaferin isimsiz kahramanlarından birisi, öyle kimi AKP milletvekillerinin ve liboş takımının dediği gibi Ankara’da lüks ve refah içinde yaşayarak hak etmemiş o makamı. 

Tayyip kardeşinin “hocam” diye hitap ettiği Hilmi Özkök gibi Fetullah’a biat etmemiş,  

27 nisan E muhtırasını vererek RTE’nin önünü sonuna kadar açan ve karşılığında “üstün şeref madalyası” ile ultra korumalı lüks araç alan Büyükanıt gibi RTE’ye sır dostu olmamış,  

Esip gürlemekten başka hiçbir şey yapmayan İlker Başbuğ gibi süklüm püklüm köşesine çekilmemiştir. 

Demokrasiye ve Laik cumhuriyet ilkelerine bağlılığından ötürü yapabileceği en etkili eylemi yapmış ve istifa etmiştir. "Ben ilkelerime ve TSK teamüllerine göre görevimi yaparım, ya da durmam bu görevde demiştir." Bu aynı zamanda “alın kuracağınız polis ordusu ile yapın bakalım yapabilirseniz” demek değil midir ?. Ama kim anlayacak, özellikle satılmış, yandaş medya kalemşörleri “Allaha Şükür Nisan Yağmuru” pişkinliği ile bu eylemi “emekliliklerini istemişler canımmm” diye geçiştirmekteler ne yazık ki. 

Mehmet Altan’ın “Kurmaylıktan geliyorlar, neyi görmüyorlar da bu açığa düşüyorlar” sorusuna gelirsek.. O paşalar bir şeyi çok iyi görüyorlar. ABD’nin ve Eşbaşkan’ının bu işlerdeki rolünü ve BOP Planını. Mehmet Altan bu durumu görmediği ya da görmezden geldiği için onlarda görmüyor sanıyor. Ama o paşalar Altan’dan çok daha demokrat ve demokrasiye inançlı insanlar oldukları için tepkilerini bu yolla ortaya koyuyorlar. Bu da “Ordu darbecidir” şakşakçılarının planlarını bozuyor. Bütün bu olaylar, ordu üstüne oynanan oyunların çıkış noktası Ergenekon ve “Ordu Darbe yapacak” komploları ise niye sormuyor M.Altan merak ediyorum, “ya bu CHP iki üç kez darbeye zemin hazırlayan TSK iç hizmet kanununun 35. maddesinin kaldırılması için kanun teklifi verdi, bu AKP niye yanaşmadı ?.” O zaman AKP’nin elinde “darbe tehlikeleri” bahanesi ile TSK’yı ABD’nin istediği kıvama getirecek bir koz kalmazdı değil mi?. 

Tarih bu M.Altan gibileri yazmayacak, tarih istifa eden şerefli Türk Generalleri’ni yazacak. Bakın Özal dönemindeki Necip Torumtay zamanında da bu liberal “aydın” takımı vardı ama onları okumuyoruz şimdi, Necip Paşayı okuyoruz.. 

Saygılar.. 

30.07.2011 

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorumlamanız ve içeriği bakımından çok mükemmel, anlammlı ve gerçekçi olan yazınız için yazılarınızın devamı için başarılar diler tşkk. ederim.

SENTÜRK YÜCE 
 06.08.2011 11:50
Cevap :
Bende teşekkür eder, saygılarımı sunarım.. Selamlar..  06.08.2011 12:39
 

Turk Ordusunun kuculmesi lazim; Ingiltere'nin 150 bin Almanya'nin 200 bin kisilik ordusu var imis. Turkiye'nin 800 bin kisilik ordusuna ne luzum var? 150-200 bin kisilik ordu yeterde artar bile. 250bin kisi ordu da hizmetlerde calisir imis. 5 yildizli Ordu Evleri ve Kamplar bir an evvel ozellestirmeli. Subaylar halktan yalitilmamali. Halk icinde yasamalilar. Madem ki imtiyazsiz sinifsiz kaynasmis bir kutleyiz, ayrimiz ve gayrimiz olmamasi gerek. Erdogan iyi yolda biraz daha sabretmeliyiz. Cin Ordusunda 191 general var imis; Turk Ordusunda ise 374 general ve coguda Ankara'da ikamet ederler. Turk Ordusu'nun bir an once tekrar organize olmasi lazim. Saglicanan...

Yalcin Memisoglu 
 03.08.2011 16:53
Cevap :
O dediğiniz küçülme, ülkemizdeki Amerikan uşaklarının hayali olan, BOP Planı haritasının gerçekleşmesinden sonra belki "olur". O "değirmen paşaları" dediklerinizin emri altında sende, yada babanda askerlik yaptı. Niye yaptınız o zaman?. Onların hepsi ordu evlerinde paşa olmadı dağlarda, cephelerde savaşarak geldiler o makama. Şimdi bu enerjinizi; Dağlıca'da 33 erimiz şehit edildiğinde "Yarın ABD'ye gidip başkan Bush ile görüştükten sonra ne yapacağımıza karar vereceğim" diyen ya da "ABD'li askerlerin Irak'tan sağ salim evlerine dönmeleri için duacıyız" diyen RTE'yi eleştirmek için harcasanız daha iyi olmazmı, yoksa "RTE peygamberdir, ona dokunmak ibadettir" diyenlerin çok mu etkisindesiniz ?.. AKP biat partisidir. Yoksa bu kadar ABD bağımlısı, Eşbaşkan olduğunu inkar etmeyen RTE'ye karşı hiç olmazsa bir kaç "kalem" karşı çıkmazmı ?. İşte bu körü körüne biat maalesef bazen ordu düşmanlığı, bazende ABD hayranlığı olarak blok sayfalarında da olsa karşımıza çıkıyor. Saygılar..  04.08.2011 12:20
 

Önce Generallerin istifasıyla ilgili yazınızdan dolayı sizi kutluyor, helal olsun diyorum. Bir kere popüler 'demokratik!' görüşlere rağbet etmemiş, askerin tasfiyesinin ardında yatan asıl sebepleri yazmışsınız. ABD istemiş, AKP'nin ve BDP'nin de canına minnet. Ben de bu konuda görüşlerimi ileten 'Emekli Olan Komutanlar ve TSK'nın Geleceği' başlıklı bir blog yazmıştım. Görüşlerim sizinle aynı paralelde.

Füsun İnci 
 01.08.2011 18:46
Cevap :
Evet Ordumuz 1 Mart nedeniyle kuşatma altında. Yazınızı hemen okuyacağım. Saygılar..  02.08.2011 12:13
 

Elinize, kolunuza, kafaniza saglik! Bu cok manidar yaziniz icin sonsuz tesekurler sunarim.. Saygilar..

FatosAbla 
 01.08.2011 14:49
Cevap :
Teşekkürler Fatoş Abla.. Saygılar..  02.08.2011 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 243
Toplam yorum
: 688
Toplam mesaj
: 103
Ort. okunma sayısı
: 718
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

1957 Kars doğumluyum. Emekliyim. Gazi Üniversitesi İİBF İşletme bölümü ön lisans mezunuyum. Yazı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster