Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '06

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
772
 

Sütten çıkma ak kaşık!

Sütten çıkma ak kaşık!
 

23 Haziran 1972'de Marsilya'da Cezayirli göçmen bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Zidane'ın, doğumundan 34 yıl sonra Dünya Kupası finalinde rakibine atacağı kafa ile gündemin bir numarası olacağını o tarihlerde kimse kestiremiyordu elbette. O zamanki futbol gündemi, sonradan Breitner ve arkadaşlarının kaldıracağı 1972 Avrupa Şampiyonası idi.

İlginçtir ki, Marsilya'da dünyaya gelen Zidane hiç bir zaman Marsilya formasını giymedi. Cannes ve Bordeaux takımlarında gösterdiği performans ile futbol dünyasında yıldızı parlayan Zidane, başarılarla dolu Juventus macerasının ardından 46 milyon paundluk Real Madrid transferinde yine gündeme bomba gibi düşmüştü hatırlarsanız. Fransadaki 98 Dünya Kupasında ve 2000 Avrupa Şampiyonasında oynadığı oyunla "yıldız kuraklığı" çeken dünya futbol kamuoyuna adeta "çöldeki bir vaha" yı parsel parsel satmıştı Zizou !

9 Temmuz 2006 daki Dünya Kupası finaline kadar kimse Zidane'ı tartışmadı. Belki tartışmasız dünyanın en iyi top dağıtan orta saha oyuncusu olduğundan, belki de dünya futbolunda devam eden kuraklıktan. Ne zaman ki, -kendisinden daha az kabahatli olmayan- Marco Materazzi'nin göğsüne öldürücü bir darbe vurdu, işte o zaman kara kaplı kitaplar açılmaya başlandı. Oysa sıradan bir futbol müsabakasında belki onlarca kez duyulan bir küfüre verdiği bu tepkinin ülkesine belki de Dünya Kupası'nı kaybettirdiğinin Zidane da farkındaydı. Zidane'ın hatasını söylemek için kara kaplı defterlere başvurulmasına da gerek yoktu. Bugün olayların tırmandığı noktada, "Materazzi'ye en güzel cevabı kupayı kaldırarak verebilirdi." diye yorumlar yapan da var "Kişisel meselesini maçtan sonraya da saklayabilirdi." diyenler de. Tabii "onurun ve gururun kafasıdır bu" diyerek Türk televizyonlarında yorum yapan kalemi büyük, dimağı küçük yorumcularımızı saymıyorum bile.

Hallbuki Zidane, hiç bir zaman tahrikler karşısında soğukkanlı duramayan kanındaki Cezayirli genlerine asla laf dinletemeyen bir süperstardı zaten. İsterseniz internetin serbest ansiklopedisi Wikipedia'nın "Zinedine Zidane" maddesinde yazanlara bir göz atalım :

"Bildindiği üzere, Zidane alçakgönüllü, sakin ve utangaç olarak tanınır. Fakat Zidane bazen sahada çabuk sinirlenir.2000/2001 sezonunda Juventus ile Hamburg arasında maçta meydana gelen örnekte, Zidane rakibi Jochen Kientz'e kafa atarak kırmızı kart görmüştür. (Bu hareketten dolayı Zidane 5 maç ceza aldı.)

1998 Dünya Kupasında yaşanan başka bir olayda, Suudi Arabistan Takım kaptanı Fuad Amin'in üzerine bilerek basan Zidane iki maç ceza almış ve rakibinin kendisini ırkçı hakaretlerle tahrik ettiğini iddia etmiştir. 2006 Dünya Kupası finalinin uzatma dakikalarında rakibi Marco Materazzi'ye attığı kafadan dolayı kırmızı kart görmüştür. Toplamda, kariyeri boyunca 14 kez oyundan atılmıştır."

Materazzi'ye attığı kafadan sonra "Adam haklı abi !" nidalarına mazhar olan Zidane'ın "kafasını kullandığı" bir diğer maçı da, Zizou kafasına müptela olan hayranları için aşağıdaki linkte görelim :

http://www.youtube.com/watch?v=c_-_SR62uz0

Peki tüm bu gerçekler, Marco Materazzi'nin ettiği galiz küfürlerden aklanmasına yada beraatine yeter mi? Elbette ki hayır! Zaten tüm dünya kamuoyunun düştüğü yanılgı, vicdanlarda bir spor mahkemesi kurarak "Hangisi haklı?" yargısına varmaya çalışmaktan ibaret. Kimse futbolun artık temiz kalmakta problemler yaşadığını konuşmuyor. Kimse "iki futbolcunun da haksızlığı" şıkkını işaretlemek istemiyor. Aslında gayet iyi biliniyor ki, Zidane ne kadar haksızsa, Materazzi da o kadar haksız. İtalya ne kadar suçluysa, Almanya da, İngiltere de, Kamerun da, Brezilya da, siz de, ben de o kadar suçluyuz!

Halkımızın masumların haklılığını ispatta söylediği "Sütten çıkma ak kaşık" deyişi ne yazık ki konu günümüz futbolu olduğunda tüm geçerliliğini yitiriyor. Buna dair, söylenebilecek bir şey varsa o da ancak Matrix filminin unutulmaz repliğidir :

"There is no spoon !"

NOT : Bu yazıyı yazarken kimseyi, vicdanlarda aklama gibi bir misyon üstlenmedim. Zaten aşağıdaki linkte göreceğiniz futbol kasabını kollamak da futbola ihanet olurdu.

http://www.youtube.com/watch?v=7HblsV-urHg

Sevgiyle kalın,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Link için teşekkürler.

Latif 
 14.07.2006 21:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster