Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
781
 

Sütüme dokunmayın! İnadına inek memesi…

Sütüme dokunmayın! İnadına inek memesi…
 

Televizyonlarda Tarım Bakanının bir ifadesi üzerine yazmaya karar verdim. ”   ” Bir bardak sütte fırtına koparmayın”. İfade buydu.  

Bir vatandaş olarak ben süt ve süt ürünlerini yeterince tüketmez idim.  Ne zamana kadar gerçek sütle tanışana kadar. Sütü eşimin memleketinde  inekten sağıldıktan sonra kaynayan sütten içtiğim evrede tanıdım. Hele sigara denen pislikten kurtulduktan sonra tat duyum gelişince o tadı arar oldum. Süt konusunun iki kısmı var. Birincisi üretim kısmı , ikincisi ise  tüketim kanadı.

Birinci kanadı çok önemli lakin üretici olmadığım için bu konuda sıkıntıları pek bilmiyorum. Sadece hayvancılığın zor olduğunu hayvanların arasına girip o insanların karda kışta, her mevsimde çekilen çilenin basit olmadığını biliyorum.  Şunu da basit olarak biliyorum. Hayvancılıkta özellikle süt üretiminde  tohumlama yapılan  inek  başına ve buzağı başına destekleme yapıldığını, sütü alan firmaların temiz  ve kaliteli üretime prim verdiğini ,  süt üretiminde süte verilen paranın  maliyetler bazında yeterli olmadığı gibi konuların olduğunu  çiftçi kardeşlerimden dinleme fırsatım olmuştur. Birinci kısımda bilir kişilerin bizleri bilgilendirmesi daha doğru olacaktır.

Gelelim ikinci kısmına . Tüketici ayağına. Neden bugüne kadar süt tüketiminden kaçtım. Gerçek olan şuydu. İnekten sağılarak  kısa sürede içtiğim sütün tadını ve o sütten yapılan yoğurdun tadını asla hazır süt ve yoğurta bulmak mümkün değil.  İnsan oğlu bu tadı alma hakkına sahip midir. Cevabı evettir ve insanın bir hakkıdır.  Bir bardak sütte fırtınaya gelelim.  Hazır bir süt ve yoğurt günlerce  nedense bozulmuyor , fakat normal yapılan yoğurt uygun yerde korunmasına rağmen doğal olarak kısa sürede tüketilmezse ekşime ve bozulmaya gidiyor ve bu doğal olandır.  Lakin uzun süre duran ticari sütler  ve yoğurtlar ne hikmetse bozulmuyor.

Konu kanser konusu ile başladığı biliniyor.  Ülkemizde kanser olgularının artış gösterdiği  aşikar ve tıp camiası bunun artmasında çevresel faktörlerin ve beslenmenin etkili olduğunu biliyorlar. Ticari kaygı taşıyan süt ve yoğurtta katkı maddesi olmasa süt ve yoğurt bozulacağı aşikar.  Sayın Tarım Bakanı ifade kullanırken şu bilimsel verilerle gelmek zorundadır. En az yirmi yıllık bir sürede  doğal süt ve süt ürünlerini kullanan insanlarla , ticari kazanç amaçlı firmaların pazarladığı  süt ve süt ürünlerini kullanan  insanların kansere yakalanma oranlarını gösteren bilimsel araştırmaların sonuçlarını açıklaması gerekmektedir.  Elinde bu konuda yapılmış çok merkezli , çok  etmeni içine alan gerek ulusal gerekse de uluslararası çalışma sonuçları varsa yayınladığı taktirde Türk Toplumu olarak  kendisine minnettar kalırız. Şayet böyle bir veri olmadan bu ifade  kullanılmışsa Allah(c.c) korusun  Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) huzurunda büyük bir vebal olabilir. Biz biliyoruz ki Çernobil faciası sonrası siyasiler TV ekranlarında çay içmiş,  ve problem yok demişti , lakin yıllar sonra Karadeniz bölgesinde kronik etkiye bağlı kanser oranını arttığı da asla göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçekti. Allah(c.c) bunun asıl şahididir. Başka şahide gerek olmasa gerek.

Gelelim benim sütüme. Ben mi  ne yapıyorum. Şu an ineğin memesinden sağılan ve bir saat içinde kaynatıp içtiğim sütümün lezzetiyle yaşıyorum. Yoğurt mu yemede yanında yat.  Ayda  tek başıma 10 kg. süt ve süt ürünü tüketiyorum ve bu tadı veren  Allah(c.c) a şükrediyorum.  Tüketimimin büyük çoğunluğu yoğurt ve süt olarak.  Ha sütü iyi kaynatıyorum sayın bakanım.  Zira brusella,  tüberküloz gibi hastalıklardan korunmam gerekiyor.

Gelelim tüketici bazında sosyal devlet ne yapmalıdır.  Devlet vatandaşına katkısız, sağlıklı üretilen, sağlıklı doğal beslenen hayvandan elde edilen,  çok kısa sürede ulaşabileceği  sütü sağlama yolunu bulmalıdır. Bu kolay mı. İşte zor olandan  bahsettim.  Devlet bunu yaptığı anda vatandaşına saygılıdır ve   Allah(c.c) yarattığı en değerli varlık olan insana olması gereken değeri verir.  İnsanlara istediği anda bu süte ulaşabilir noktaya giden yolları bulur ve uygularsanız işte o zaman bir bardak sütte fırtına koparan insanlar fırtına koparamaz.  Alkışlamaları gerekir.  Biliniz ki bunu tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sağlayın işte o zaman ben  Allah(c.c) şahittir ki ayakta alkışlayacağım. Çünkü insan en temiz olanı hak etmektedir.

Sevgili inekler bana bu güzel lezzeti tatmam da vesile olduğunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Allah(c.c) a sonsuz şükürler ediyorum..

www.selcukefendi.com sayfasında yayınlandı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne mutlu size. İlk kaynaktan sütü elde ediyorsunuz.Ne yazık ki bir çok insan bundan yoksun ve kötüye mahkum yaşamaya çalışıyor.Devlet vatandaşına değerli olduğunu sadece seçim takvimi yaklaştığında gösteriyor.Onun dışında yalnızaca önem verdiği rant çevreleri.Öyle olmazsa tüm bildiği gerçekleri vatandaşından saklar, inkar eder mi? En azından sağlık konusunda açık olmak zorunda diye düşünüyorum. Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 28.01.2012 23:11
Cevap :
Süt konusunda şu evrede şanslıyım. Lakin tüm insanlar bunu hakediyor. Devlet ise taze süte ket vuruyor. Sokak sütçükleri demiyorum. Bunun yolunu devlet bulmak zorunda. bulamıyorsa yönetenler gider. başka getirecek gelir. bunun içinde biinçli toplum gerekir. ülkemde ise bu zor.Saygılar...  30.01.2012 18:53
 

Ne yiyip ne içelim şaşırdık, herşeyden ürker oldum arık.Teşekkürler paylaşımızıa.Sevgilerimle...

Nuray Ors 
 27.01.2012 11:37
Cevap :
Dileyelim daha duyarlı idareciler olsunda insan değer bulsun.Teşekkürler...  27.01.2012 19:17
 

"Bir bardak sütte fırtına koparmayın" diyen kişi kendisi bizzat sütte kanserojen antibiyotik var diyip, firmaları açıklayacağını söyleyen kişi. Ertesi gün çark etti ve bir bardak süt içti.Sorumlular denetim görevlerini iyi yapsalar ne fırtına kopar, ne bir rüzgar. Yazınız sütün katkısız haliyle faydaları yönünden aydınlatıcıydı. Selam ve saygılar.

Turbest 
 26.01.2012 15:29
Cevap :
Artık ne yapacağımızı şaşırdık. İçeceğimiz bir bardak leziz sütede göz koymasınlar. Damak tadında , doğal ve taze karnımızı dahi doyuramıyacaksak neden bu çirkinlikleri çekeceğiz ki. Yorumunuz için teşekkkürler...  26.01.2012 18:44
 

Merhaba, süt ürünleri ile ilgili bir firmada çalışmadım, çalışmayı da istemedim. Bunun kendimce birçok nedeni var. Sütle ilgili 22 yıldır gerek ülkemizde gerekse yurtdışında öğrenim gördüm, sütü ve bize süt veren hayvanları da çok seviyorum. Size cevap yazmayacaktım, ancak teşekkür etmek için yazıyorum, beni onkolog ve onkoloji nedir konusunda bilgilendirdiğiniz için. Siz insanların kanser olmalarını engelleyebilir ve kanser hastalarını %100 iyileştirebilirseniz o zaman süt hakkında söylediklerinizi dikkate alırım. Bir tüketici olarak hakkınızı aramanız güzel, ancak aranacak bir hak yok ortada. Eğer aranacak bir hak varsa bu ilaç firmalarına ve yanlış teşhis ve tedavi uygulayan ve görevini kötüye kullanan hekimlere sorulmalıdır. Süt konusu devede kulak haklısınız, ilaç firmaları ve doktorlar devenin bütününü oluşturmakta. Yazmak istediğim başka şeyler de vardı sağlık sektörü ile ilgili, ancak yer yok :( Bir rica tâbi ve tabii ayrı iki kelimedir, yazımına dikkat ederseniz sevinirim

Ayse Deniz Çardak 
 25.01.2012 11:05
Cevap :
22 yıl sütle ilgili eğitim aldığınızı söylüyorsunuz. En uzun eğitimlerden birini yaptım lakin tıp ile ilgili eğitimin 6 yıl ,ihtisasıda 4 yıl sayarsak en fazla on yıl . Bu konuda prof. olanlar da en fazla 5-6 yılılk daha bir dönemi kapsar. Buda eklenirse üst düzeye gelmek için bile 15 yıl gerekir. Siz ise süt ile ilgili 22 yıl eğitim gördüğünüzü yazmışsınız. Lütfen tek tek yazarsanız sevinirim. Bu kadar eğitim gören kişi uluslar arası çok merkezli araştırmalarıda muhakkak getirir. Bundan sonraki yazınızda bunları bekliyorum. Gelelim bir camiayı suçlamanız içinizdeki çirkinliği gösterirki ben cevap bile vermem. Yüz naklini yapan insanda bir hekim. Şu an tvde kadavradan rahim nakli ve doğacak çocuklar konuşuluyor. Bence hasta olursanız hekime gitmeyin. Güvenmediğiniz bir camia. Önemli bir sağlık probleminiz inşallah olmaz.Lakin olurda bir gün düşerseniz ve bugün laf ettiğiniz camia sizi kurtarırsa bu ifadelerinizden utanmayacakmısınız. Kokan koyun sütüdür. Annenize sorun o bilir  26.01.2012 7:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 550
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1145
Kayıt tarihi
: 13.02.11
 
 

Ben kimim? Ben 55 yaşında hekimlik sanatını icra eden bir kişiyim. Adım Selçuk Şensöz. Bugün için..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster