Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
286
 

Suyumuz bizim, Siyasetiniz sizin olsun

Suyumuz bizim, Siyasetiniz sizin olsun
 

İzmir'linin suyu arsenikli de olsa İzmirli'nindir.


Günlerdir, bazı siyasetçilerin ağzından İzmir hiç düşmüyor. Belki de İzmir tarihinde hiç bu kadar bahis konusu olmamıştı. Hatta İzmir’li milletvekilleri bile İzmir’den bu kadar bahsetmemişlerdir. Peki neden bahis konusu oldu İzmir? Konu malum: İzmir’in suyu !.

<ı>

<ı>“İzmir'in arsenikli suyu partiler ve kurumlar arasında adeta savaşa döndü. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, ''Bir barajı ben bitirdim diyebiliyor musunuz?'' açıklamasında bulunan Başbakan'a cevap verdi, ''Üç barajın kaynağı hazır. Bakanlık engelliyor'' dedi. Bu açıklama üzerine Çevre Bakanı konuştu, ''Beceremiyoruz desinler biz yapalım'' dedi. Tartışmalar büyürken AKP İzmir İl Teşkilatı yerel seçim propaganda stratejisini belirledi: CHP'li Başkanı arsenikli su ile vurulacak.”

<ı>

Yukarıdaki paragrafı bir çok gazetede okumuşsunuzdur. Başbakanından, Çevre bakanına ve kendisini nasıl ilgilendirdiğini hiç anlayamadığım Ankara B.Ş. Belediye Başkanı Melih Gökçek, ağızlarına bir aldılar İzmir’i ve B.Ş. Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nu, hiç bırakmıyorlar. Zaten, yukarıdaki satır olayı analiz etmiyor mu ?

Peki mesele ne ? Mesele, İzmir’in suyunda Arsenik olması. Daha doğrusu, İzmir’in içme suyunun değerinden çok fazla arsenik içermesi. Bu sebepten dolayı, bu konu siyaset malzemesi olmuş ve Akp’lilerin dilinden düşmüyor. İzmir halkı zehirleniyormuş, İzmir’de Melih Gökçek’in tespitleri ile 2000 yılından beri kanser vakaları hayli artmış. Olaya bakın sayın seyirciler. Gökçek’in tıp uzmanı olduğunu bilmiyordum… Bu sonuca nasıl ulaştınız Melih bey?

İzmir’in su sorununu polemik konusu haline getiren AKP’li siyasetçiler, İzmir’in CHP’li belediye başkanını topun ağzına almışlar. Sürekli dillerine doluyorlar. Hatta Sayın Başbakan “ <ı>Bir barajı bile bitirememişsin, başkaları yapıyor, sen hava atıyorsun” gibi bir siyasetçiye yakışmayan tavırla yükleniyor Sayın Kocaoğlu’na. Başbakan böyle konuşunca da arkadan başkaları sazı ellerine alıyor ve onlar devam ediyor. Çevre Bakanı bir yandan, Ankara’lı Gökçek diğer taraftan. Başbakan’ın “bir tane bile baraj yapmayı becerememiş” demesi, Çevre bakanı’nın “<ı>beceremiyorsan, söyle biz yapalım” demesi üzerine Aziz Kocaoğlu sazı eline alıyor. Bana göre biraz pasif bir karşı saldırı gibi görünse de <ı>“ Elimizde üç ayrı barajın kaynağı da projesi de hazır. Sizin Çevre Bakanlığınız engelliyor. Çed raporu bile verilmiyor” demesi manidardır. Kocaoğlu’na inanıyorum. Demek ki, Başbakan esip gürlemeden önce, tam ve doğru istihbarat yapmalı. Buradan da, şu anlaşılıyor ki, başka bir memleket gibi görülen İzmir, bir dizi engellemeler ve karalamalarla karşı karşıyadır. Amaç bellidir? Belediye başkanını İzmir halkının karşısında zor duruma düşürmek, yaklaşan yerel seçimlerde İzmir’i ele geçirmek. Zaten Sayın Başbakan ve taifesi sürekli “<ı>İzmir’i istiyorum” demiyor mu ? İzmir’i istemek başka bir şey, almak başka bir şeydir. Hele, hele ki, Bizans oyunları ile.. Hadi onlar siyasetin en tepesindeki isimler. Peki sana ne oluyor Sayın Gökçek ? Sen kendi vilayetinin sorunları ile ilgilensene. Sana ne İzmir’in sorunlarından? Ortalığı neden bulandırıyorsun? Yoksa, İzmir belediye başkanlığına mı oynuyorsun?

Bir de olaya bakınız lütfen. Türkiye’nin Başbakanı “ <ı>sen başkalarının (DSİ) yaptığı barajlarla hava atacaksın” diyor, Çevre bakanı “<ı>beceremiyorsan söyle biz yapalım” diyor. Bu nasıl bir devlet anlayışıdır yahu ? Beyler adı geçen il, Türkiye’nin 3. büyük kentidir. Başka bir ülkenin şehrinden bahsetmiyoruz. Sırf CHP’li olduğu için bu kent üzerinde oyunlar oynayamazsınız. Hükümet olarak desteğinizi göstermelisiniz. Belki sizler, İzmir halkının oyları ile orada oturmuyorsunuz ama İzmir halkının da verdiği vergilerle maaşlarınızı alıyorsunuz. İzmir’in Türkiye ekonomisine katkısını yadsıyamazsınız. Lütfen su olayını polemik konusu haline getireceğinize, bu sorunu hükümet olarak nasıl aşacağınızı tartışınız. CHP’li de olsa İzmir belediyesine yardımcı olmanız, sizin devlet ve hükümet sorumluluğunuz gereğidir.

Şu anda İzmirlilere verilen içme ve kullanma suyunda, 1963'ten 1 Ocak 2007'ye kadar olan 44 yıllık sürede geçerli olan standartların altında arsenik var. Bu sorun, kurulacak bir risale ve iyi bir arıtma tesisi ile halledilebilir. Yeter ki, hükümet ve Çevre Bakanlığı gerekli katkıyı ve ÇED raporu gibi gerekli izinleri, projesi ve kaynağı hazır olan baraj izinlerini versin.

Siyasetçiler yalnız, egolarını tatmin etmek, politik kazanç sağlamak için, bizden olmayan karşı cephededir anlayışı ile “ak’a” kara diyorsa, bazı gerçekleri örtbas edip, bilinen bazı gerçekleri abartıp, buradan siyasi prim kazanmaya çalışıyorlarsa, bu neticelerden beslenmeye çalışıyorlarsa, bu siyasetin kirlendiğini gösterir. Böyle bir kirlenmeden de Türk insanı zarar görür. İzmir’i alalımda, nasıl olursa olsun, sonuçta bizim olsun anlayışı, adil bir rekabet anlayışı değildir. Her nekadar, sonucu ve iyi bir dersi, İzmir halkının sandıkta göstereceğine inanıyorsam da, siyasetin adilce ve dürüstçe yapılmasından yanayım. Bunda İzmir’li yetkililerin ve halkının zararı ve yanlışları olsa dahi !..

Son Söz : Ayrıca, su meselesini polemik konusu haline getirmek isteyenlerin bu olayı Çernobil’e benzeterek İzmirlinin canını sıkmaya, korkutmaya, korku üzerinden siyaset yapmaya, AKP’li siyasetçilerin, İzmir halkını kendi siyasetlerine malzeme etmeye kimsenin hakkı yoktur.

Suyumuzu bize bırakın, siz kendi kapınızın önünü temizleyin !..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2468
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster