Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
362
 

Tabelayı mahkûm etmek.

Tabelayı mahkûm etmek.
 

FOTO: Yüksel ÖNAÇAN (Kapatılan Sinop Kale Hapishanesi)


Lise yıllarımda iki kez sürgün yedim.

İlkinde öğretmenlerin yakaladığı her sigara paketinin (ki; öğrencilerden günde bazen 7 paket bile yakalayabiliyorlardı, ) bana maledilmesinden, bir bayan öğretmenle olan samimiyetimin başkaları ve okul müdürü tarafından yanlış anlaşılmasından, nişanlımın babasının okula gelip nişan yüzüğünü alıp-gitmesinden;

İkinci okulumda sigara içerken yakalayan müdür yardımcısının beni döverken yorulmaması için(!) karşı koymamdan dolayı, aynı şekilde;

Prosedüre uydurulup, 'gönüllü tasdikname' verilerek, bu arada her iki lisedeki devamsızlığım 10'ar gün eksiltilerek, tertemiz birer sicille uğurlandım(!) .

Benden sonra bir arkadaşım, ondan sonra diğer bir arkadaşım 'zorunlu tasdikname' ile sicilleri bozuk bir şekilde kovuldular.

Haklarında bariz bir delil bulunmayan ama okul yöneticilerine, öğretmenlere gıcık gidenler ise fazla değil, iki sene üst üste sınıfta bırakılıp, belgelendirildiler ve tahsil hayatları sona erdi.

Önceden söz verdiğimiz halde kurallara uymadığımız için bizler, şöyle ya da böyle cezalandırıldık.

Okulun tabelası öylece kaldı…

* * *

Çeşitli ceza ve infaz evlerinde sık sık mahkûmlar isyan eder, etti de. Topyekün isyanlarda bile söz konusu olan ceza ve infaz evlerinin tabelaları mahkûm edilmedi; isyan eden mahkûmların cezaları arttırılarak başka ceza evlerine sürgün edildiler ve edilmekteler.

Ceza ve tevkif evleri şayet tamamen boşalmadıysa, tabelası yine durmaktadır.

* * *

Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarda, disiplinden uzak, rüşvetçi, görevi kötüye kullanan, yüzkızartıcı suç işleyen personel ya sürgün, ya da meslekten ihraç edilir.

* * *

Kısaca;
Parti kapatmak problemlerin çözümü değil, daha dallanıp-budaklanması demektir.

Yüksel Önaçan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yasaklar kışkırtıcıdır bu konuda sizinle hemfikirim. hatta! yakın bir geçmiş de muhafazakar kesimi temsil eden bir parti kapatılmıştı. Ne oldu? daha güçlü destekle başka isim altında yeniden örgütlendiler, üstelik bu kez tek başına iktidar olarak! Bu arada demokrasi adı altında eylemleriyle, bölücü sloganlarla terör destekleyen, iç kargaşaların da artmasına sebep olan bir parti bana göre kapatılır hocam. Çözüm mü? değil! Sadece hukuki açıdan, uyarı niteliğinde geçici adli bir çözümmüş gibi. Bu kadar farklı etnik kökenden oluşan ve yıllardır aynı sürtüşmelerin odağı olan bu milletin uzlaşmasının sağlanması da zor bir ihtimal gibi! Saygılar sunarım

Naile ASLAN 
 14.12.2009 20:27
Cevap :
Değerli Arkadaşım; -Kapatıldı da ne oldu ki dediğiniz gibi. Sadece tabelalar değişti. Şehirlerimizdeki bu terör neden Ergenekon Davası'nın görüşülüğü sürede tırmanışa geçti? Ne yazık ki bazıları hâlâ Ergenekon soruşturmalarını, "-Delinin birisi bir taş attı; uğraştırıyor. Hükümet esas sorunları gözardı etmek için uydurdu bunu," diyebiliyor. Oysa ilk karşı çıkan, hatta sorguya çekilenlerin avukatı (!) olduğunu söyleyen parti lideri bile sözlerinden çarketti. Düşüncelerinize katılıyorum; yarınlar hiç de gönül açıcı değil.  15.12.2009 17:04
 

doğası... ne kadar dışlarsan o kadar var olmaya çalışır, ne kadar dışlarsan o kadar öfke doğar, ne kadar dışlarsan o kadar intikam duygusu yükselir. bu yüzden değil midir öfkeli bir toplum olmamız?öğretmen öğrencisini, amir memurunu, anne-baba çocuğunu....vs. derken gerginlik durmuyor. saygılarımla...

Meryem Gültekin 
 14.12.2009 18:51
Cevap :
Maalesef dedikleriniz çok doğru arkadaşım.  14.12.2009 20:09
 

"Fikirler, cebir ve şiddetle, topla tüfekle öldürülemez" demişti Mustafa Kemal Atatürk. Ve fikirlere, fikirle karşı koymak esastır. Yasaklarla, parti kapatmakla sair yaptırımlarla bir neticeye varılamaz, bilakis, psikoloji ilminde geçer, yasaklara karşı daima temayül vardır. Bu gibi geçersiz uygulamalar ancak "güçlenmeyi" sağlar. Selamlarımla...Gül Alkan.

Yurdagül Alkan 
 14.12.2009 15:27
Cevap :
İşi temelli çığırından çıkardılar zannediyorum. Asla çözüm değildi parti kapatmak. Hoş; partinin kapatılıp-kapatılmaması da kimseyi bağlamıyor ya...  14.12.2009 17:54
 

Çok haklısınız Yüksel Bey... Üstelik çok güzel örneklerle anlatmışsınız. Eminim ki öğrenciyken, dışlama yolu değil, kazanma yoluna gidilseydi, sadece bir öğretmen bile sizinle ilgilenseydi, çok daha farklı olabilirdi:) Belki sigarayı bırakırdınız:) Biz hiç kazanma yoluna gitmiyoruz, bu zihniyet değişmez deyip, kendi haline bırakıp,sonra da şikayet ediyoruz. Oysa sizin iki kez sürgün yiyecek bir öğrenci olmanızın altında, mutlaka haklı nedenler yatıyor,bunu da anlamadığımızı düşünüyorum. Parti meselesi de aynı şekilde, kapatmak kimseyi düzeltmeyecek.Bunun, kazanılma yolu bulunmalı.Sevgilerimle.

SINIR 
 14.12.2009 15:24
Cevap :
Kapatmakla çok yanlış yaptılar arkadaşım. Dilerim Mersin'in uçurtma şenlikleri sekteye uğramaz bu yüzden..  14.12.2009 17:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 101
Ort. okunma sayısı
: 607
Kayıt tarihi
: 01.10.08
 
 

Eğitimci- Gazeteci-Yazar İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster