Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '08

 
Kategori
Doğal Tedaviler
Okunma Sayısı
3782
 

Tabiattan Gelen Tedavi Binbirdelik Otu (2)

Tabiattan Gelen Tedavi Binbirdelik Otu (2)
 

Sağlığa katkısı, güzel görü ntüsüyle, gözlerimize verdiği katkıdan daha fazla..


Herkese tekrar merhaba.. Son zamanlarda iyiden, iyiye artan bir konu oldu bu alternatif tedavi şekilleri. Özellikle, bitkisel tedavi, halk arasında oldukça yaygın. Ben de sıkça bu yollara başvuran biriyim. Ama kesinlikle bilimsel Tıbbı ötelemiyorum. Bilakis, çareyi orada arayın diyorum. Ama doğal bitkilerden de vazgeçmeyin. Özellikle yemeklerde çok fazla bitki, sebze tüketin. Çaylarını için. Bulunduğunuz ortama, güzel kokulu olanları asın.

Bu konuda daha önceden de bazı yazılar yazmıştım. Başlığı görenler, belki anımsarlar. Binbirdelik otu aslında Sarı Kantaron diye bilinen bir bitki. Zaten yazının devamını okuyanlar da bunu tanıyacaklar. Bu konuyu tekrar yazmamın sebebi ise, 2007 yılında yazığım bu konuda birçok mesaj ve mail almam. En sonuncusu daha çok taze düşmüş mesaj kutuma. Diyor ki, bu otu nasıl tüketeceğiz? Bilgilendirebilir misiniz?

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, ben bir alternatif tedavi uzmanı değilim. Bir doğa uzmanı da değilim. Eğer böyleyim dersem, bu işin ilmini yapanlara çok ayıp olur. Fakat iyi bir araştırmacıyım diyebilirim. Özellikle bu bitkilerle ilgili, bir hayli kitaplarım var. Tüm bunların haricinde zaman zaman aktarları da gezerim. Özellikle Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yaşamış insanların tecrübelerini dinlerim. Birçok bitkiyi de denemişliğim vardır. Aldığım neticelerin çok iyi olduğunu belirtmeliyim.

Gelelim Binbirdelik yani Sarı Kantaron otu’na. Bu bitki, yurt dışında oldukça fazla tanınan bir bitki ve faydaları keşfedilmiş olmalı ki, birkaç ilaç üreticileri tarafından hemen, kolay tüketimi sağlayacak draje (kapsül) olarak piyasaya sunulmuş bile..

Latince adı, Hypericum perforatum L. olan ve halk arasında Binbirdelik otu olarak da bilinen Sarı Kantaron olarak tanınan bu bitki, özellikle tarla, yol ve orman kıyılarında, tepelerde ve çayırlarda her yıl Temmuz’dan Eylül’e kadar çiçek açan ve ülkemizde, kanotu, kılıçotu, mayasılotu ve yaraotu gibi yöresel adlara da sahip oldukça şifalı bir bitkidir. Bu bitki, 25-60 cm boyunda olup, çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı, korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye Binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için, tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde, ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz. Bitkinin içeriğinde, tanen, uçucu yağlar, flavon türevleri, hipericin, karoten, Vitamin C ve resin bulunmaktadır. Avrupa ve Anadolu ‘da yaygın bir bitki olup Binbirdelik otunun Türkiye' de 70 kadar türü bulunmaktadır.


Faydaları ve Kullanım Alanları:

Binbirdelik otu çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel şikayetlerde, çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarda çok kullanılır. Ayrıca bu bitki, ishale karşı da çok etkilidir. Sinirsel yüz ağrıları, günde 2–3 bardak Binbirdelik otu çayı içip, dıştan da (haricen) ağrılı bölgeler uzunca bir süre Binbirdelik otu yağı ile ovalanarak iyileştirilebilir. Bitkinin ayrıca, sinir iyileştirici olarak adlandırılan ve sinirsel rahatsızlıklarda, nevrozlarda, uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında başarıyla kullanılan bir de tentürü (Binbirdelik otu Tentürü) hazırlanabilir. Bu tentür haricen ovarak sürme biçiminde, içten ise, günde 10–15 damla, 1 yemek kaşığı suya karıştırılarak kullanılır. Konuşma bozukluklarında, rahatsız uykularda, histeri krizlerinde, uyurgezerlikte olduğu kadar, yatağa işeme ve depresyonlarda da başarıyla kullanılabilir. Tüm bu hastalıklarda içten Binbirdelik otu çayını kullanırken, bir yandan da oturma banyolarının çok olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz. Haftanın 6 günü, arka arkaya ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir. Sinir sistemi ile ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir.

Gelişme çağındaki genç kızların, birkaç ay, günde 2 bardak Binbirdelik otu çayı içmeleri durumunda, cinsel organların gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir. Binbirdelik otu (Kantaron) Yağı’da hiç bir evde eksik olmamalıdır. Gerçekten de Binbirdelik otu yağı ; ağrı kesici, iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle, en iyi yara yağıdır. Bu yağı herkes kolayca hazırlayabilir. İyileştirme gücünü en az 2 yıl korur ve yalnızca açık yaralarda, yeni yaralanmalarda, hematomlarda (Deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde, güneş yanıklarında ve pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp, uçuklar, varisli damarlar, basurlar, sırt ağrıları, lumbago, siyatik, eklem iltihabı, romatizma ve felçli-inmeli bölgelerde de etkili bir Ovarak sürme yağı olarak kullanılabilir. Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına yatırılır. Bu yağ, güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına zeytinyağı ile hazırlanmış Binbirdelik otu (Kantaron) yağı sürüldüğünde karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erer. Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır. Korku, endişe, kaygı, umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır. Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatır. Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkilidir.

Kullanım Biçimleri :

<ı>Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitkiyi, bir cezve yada orta boy demlik içindeki, kaynamış suya ilave edin ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzün. Günde 2-3 bardak içilir. İllaki yukarıdaki rahatsızlıkların olması durumunda değil, bilakis günün stres ve yorgunluğundan kurtulmak içinde tüketebilirsiniz.

Kantaron Yağı Hazırlamak : Aydınlık havada (gündüz) toplanmış çiçekler, fazla sıklaştırmadan, bir şişeye doldurulur ve üstüne, sızma zeytinyağı eklenir. Zeytinyağı çiçekleri örtmelidir. Mayalanma süresi olan 3-5 gün süresince sisenin kapağı açık tutulur ve arada bir çalkalanarak, güneş alan bir yerde bekletilir. Daha sonra şişenin kapağı kapatılır ve 4-5 hafta boyunca, arada bir çalkalanarak yine güneşte bekletilir. Süre sonunda süzülür, çiçekler de sıkılır ve koyu renkli şişelere doldurularak saklanır. Yanık yaraları için, zeytinyağı yerine, ketentohumu yağı kullanılabilir. Yağı etkin bir maddedir

<ı>Kantaron Tentürü Hazırlamak : 1 lt konyağın içine, gündüz toplanmış ve ince olarak doğranmış 2 avuç bitki (sap, yaprak ve çiçek hepsi birlikte olmalıdır) eklenir. Karışımın olduğu şişe 14 gün boyunca güneşte bekletilir ve arada bir çalkalanır. Süre sonunda süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılarak, serin bir ortamda saklanır.

<ı>Sarı Kantaron Ekstresi: Özellikle Avrupa ve Amerika'da çay yerine, bitkinin çiçek, yaprak ve saplarından elde edilen ve kapsül şeklinde satılan ekstresi de kullanılmaktadır. Kronik yorgunluk sendromunda, menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde faydalıdır.

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok teşekkürler ederim. bu otu ben bir arkadaşımdan öğrendim. bacaklarımda ağrı,yanma vardı yağı baya iyi geliyor

Hamiye Alkış 
 18.06.2013 4:39
 

Gerçekten çok faydalı bir bilgiledirme yapmışsınız Sayın Tansel. Kutlarım ve teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle

Hilmi Polat 
 08.09.2008 23:26
Cevap :
Teşekkürler Hilmi bey !: Sizden övgü almak çok güzel.. Blog platformlarında, alakasız ve gereksiz yazılar yazmaktansa, insanları bilgilendirecek yazılar da yamanın gerekli olduğuna inanıyorum. Saygılar ve selamlar..  09.09.2008 11:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2450
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster