Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
555
 

Taciz mi edilelim Acun mu izleyelim?

Taciz mi edilelim Acun mu izleyelim?
 

Var mısın Yok musun adlı program ve Acun farkı:

Bu program daha önce iki kez denenmişti. İkisi de başarısız oldu.

Teknik olarak programın yapısına bakarsak;
Seyircinin katılımını sağlamıyor, yarışmacılar için bir beceriye vs. dayanmıyor, hareketi yok. Yani belirsizlikler, kaybedip kazanmalar, yol ağızları vs. yok. Sonuçta 20 civarında kutu, rastgele açılıyor ve genelde son 4-5 kutudan önce, kimse teklifi kabul etmiyor. O zamana kadar yapılan tekliflerin bir anlamı yok yani. Seyirciyi yoracak ve sıkacak bir yavaşlık bu.

Bu nedenle yarışmanın formatı gereği izlenirlik gücü pek yok. Peki ne oldu da Acun yapınca bu kadar başarılı oldu.
Cevap Acun'un karakterinde ve kişisel yetenek ve yorumunda yatıyor.

Hayatta zaten, yaptığın işe, bu üçünü kattığın zaman standart başarının üstüne çıkıyorsun. Ama bir iki şey daha olması lazım.

Acun'un yorumuyla programa bakarsak;
Seçilen kişiler, toplumun ya da doğanın insanlara sunduğu farklılıkları barındırıyor. Buna dikkat edildiği belli. Bu ilgi çekiyor. Yarışmacıların devamlı orada olmaları, yarışmanın bir hikayesini yaratıyor ve seyirciyle kontak kurdurtuluyor. Aynı şekilde, bu yarışmacılar arasında da bir geçmiş yarattığı için, izleyici bu ilişkileri de izliyor. Bunlar da ilgi çeken şeyler.

Bütün bunların yanında, Acun'un bu öyküleri ve ilişkileri belli bir perspektife oturtmuş olması. O da, insanlar arasında iyi ilişkilerin kurulmasına liderlik etmesi. Bunu bilerek yaptığını tahmin ediyorum. Çünkü istese, ortamı gerebilir, insanları birbiriyle anlaşmazlığa itebilir, bu kişiler, ekranda daha ön plana çıkacakları için, bu oyuna bilerek gelebilirler ve nihayetinde, tvlerde çok sık rastladığımız son derece rahatsız edici, izleyicinin taciz edildiği hissini uyandıran ortam oluşabilirdi.

Seyirci aynı zamanda, bu güzel iletişimi de izlenir buldu. Oradaki insanlar, bir tür hamurdur, yarışmayı yapanların niyeti ya da farkında olmadıkları tarzları o insanların nasıl davranacaklarını şekillendirir. Orada, kötü niyetli, gerilimden rayting uman biri olsaydı, kesinlikle o insanlar bu yönde davranırlardı. Bu insanın plastik doğasından gelen bir şeydir. Bizim "ah ne kadar tatlı" dediğimiz kişiler, belki de "bu ne biçim adam" diyeceğimiz kişiler olurdu. İnsanın hamurunda bu vardır, etkileşimle belirlenirler. Hani ne demişler, 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.' Acun'un tatlı dili, insanların içindeki iyi insan olma yönelimini açığa çıkarmıştır.

Bu başarıyı Acun'un karakterine ve yorumuna bağlamamın bir nedeni de, bu kişinin, önceki yıllarda yaptığı Acun Firarda isimli programdaki başarısıdır. Orada, insanlarla ilişkilerinde hep kazandığını görüyorduk. Garip bir şekilde, insanları 'ele' geçiriyordu. Bunu anlamaya çalıştığımda gördüğüm şey, Var mısın Yok musun'da da yaptığı şeyle benzerlik taşıyor. Kısaca, ilişkisinde, karşısındakine iktidarını gösterme ve üzerinde iktidar kurma amacının olmaması, ve tersine ilişkiyi, karşıdakinin lehine, program gereği eğlenceli bir tarzda biçimlendirecek şekilde yönetmesiydi. Bu programında da, hiçbir yarışmacıya ne hayır dediğini, ne iğnelediğini, ne seni takmam tarzında bir üstünlük edasıyla davrandığını ben görmedim.

Yarışmadaki Evren de, gerçekten olayları değerlendirme ve yerinde hareket etme gücü olan biri. Ancak, Onun bu derece öne çıkması Acun'un planıdır. Bu, iyi niyetli, belki kendi başarısını geri plana itecek riski taşıyan, ama aynı zamanda da programın başarısı için yapılmış bir plan. Program onunla dün tavana vurdu. Artık yeni çekimlerde, yeni öykülerin ortaya çıkartılabilmesi lazım..

Sonuçta, bu yazıyı niye yazdım. Acun övücülüğü yapmak için değil. Son yıllarda, izleyici olarak, öyle bir eğilim başgösterdi ki, televizyon karşısında, hani 'aptal kutusu' diyorlar ya, "ya bunlar bizi aptal mı sanıyorlar" dedirtecek ve mide bulantıları yaratacak yorumlar ortaya çıktığına şahit olduk. Kavga, gürültü, hakaret, çatışma diz boyu. Bütün bu yapımlar aslında, insan düşmanı. Çünkü, bunlar toplumun, hayata bakışını şekilendiriyorlar ve örnek oluyorlar, mod oluyorlar yani. Meşrulaştırıyorlar saçmalıkları.

Bu nedenle Acun'un yorumu, böyle bir dönemde, bu yapımları, hem yanlışlamıştır, hem ipliğini pazara çıkartacaktır, hem de, onlara yön verecektir. Bakın böyle de oluyor. Ve böyle olmalı!

Amacım, programın bu yanının öneminin altını çizmekti, çünkü bir izleyici olarak, ucu bana da dokunuyor. Kötü niyetli insanların yaptığı izleyiciyi taciz eden programlara bir son artık!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok haklısınız tamamen Acun'un farkı hissediliyor yarışmada. Şimdiden sonra daha da çok hissedilecek, Acun aklının yanında yüreğini d ekoymuş sanki yarışma için. Selamlar, sevgiler...

Özlem Akaydın 
 12.03.2008 16:30
Cevap :
Vaktimiz oldukça biz de izleriz artık, ama tv'nin insanın zihnini atıl hale soktuğunu da hatırlatalım. Benden de selam ve sevgiler.  12.03.2008 19:16
 

reyting olsa da, program da sosyal konuların ele alınması güzel, tşk., sevgiler

Dilek Fuçucı 
 12.03.2008 12:03
Cevap :
Nihai amaç izlenir olabilmek. Ama buraya yanlış yollardan gitmemek önemli. Tşk. yorum için. Sevgiler.  12.03.2008 12:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 973
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster