Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
367
 

Tahammülsüzlüğün sonu cinayet mi olmalı?...

Tahammülsüzlüğün sonu cinayet mi olmalı?...
 

İnsan hayatına son vermek bu kadar kolay mı?


Son günlerde gerek yazılı basında okuduğumuz gerekse görsel basında gördüğümüz haberler arasında şiddet haberlerinin hatırı sayılır oranda artmasından ne kadar tahammülsüz bir toplum olduğumuzun resmi çıkıyor ortaya. Tahammülsüzlüğümüzü sözle yansıtsak sorun bu kadar büyük olmayacak, kaba kuvvet hatta daha ileri giderek cinayetlerle sonuçlanan durumlar olunca biz nereye gidiyoruz diye düşünüyor insan. Çoğu zaman cinayetle sonuçlanan olaylar o kadar eften püften ki sırf bu sebepten dolayı cinayet işlenmesi akıllara zarar bir durum yaratıyor.

Çocukların aile içinde ebeveynlerin davranışlarından etkilenmesi kaçınılmazdır. Onlardan etkilenerek büyüdüklerinden şayet şiddet gördülerse şiddet uygulamaktadırlar. Birbirlerine saygılı, sakin bir aile ortamında yetişmişler ise büyüdüklerinde olaylara daha sağ duyulu, tartışma yaşadıkları kişilerin haklarına daha saygılı yaklaşmaktadırlar.

Trafikte beni niye solladın diye yapılan tartışmalar gibi basit konularda dahi direk olarak silaha sarılarak hiç düşünmeden ateş ederek ya da bıçakla saldırarak insan hayatları pisipisine söndürülüyor. Bunun içindir ki haklı olunsa dahi bu gibi olaylar olabileceği düşünülerek ağam sensin deyip tepki göstermemek sus pus olup ses çıkarmamak gerekir diye bir düşünce hakimdir toplumumuzda. Bu da ne derece doğrudur? İnsanların haklı oldukları durumlarda haklarını aramayıp sindirilmesi psikolojileri üzerinde olumsuz etki yaratacaktır.

Evliliklerdeki anlaşmazlıklar sonucu ayrılma kararı verilirken iki taraf da anlaşamıyoruz diye hem fikir olduğu gibi bazen de tek taraf için geçerlidir ayrılma isteği. Genellikle de kadınlar ayrılmak istediklerinde kocaların karşı çıkması sonucunda işlenen cinayetler gün geçmiyor ki görmeyelim haberlerde.

Koca karısıyla konuşmak için veya çocuklarını görmek için buluşma teklif ettiğinde, zavallı kadın adamdaki bu canilikten habersiz gider konuşma yerine. Bir de bakmışsınız ki koca hazretleri ölüm fermanı verdiği karısını kaç yerinden bıçaklayarak ya da beylik tabancasıyla ateş ederek kaç kurşunla öldürmüş. Barışmak istemiyor ya onunla yaşamayacak ya bu dünyada olmamalı düşüncesi hakim olmuştur kendisinde. Bu kadar gözü kara nasıl olunabiliyor, insan canı bu kadar kolay nasıl sona erdirilebiliyor anlamak mümkün değil.

“Allah’ın verdiği canı Allah alır” bu herkes tarafından bilinir ve kabul edilir. Nasıl bir haleti ruhiye içine girilir ki o canı almaya hak kazanılır. Nasıl bir öfkedir bu? Kadın erkek ayırdı yok aslında, kadınlar da var bu örnekler arasında. Daha geçenlerde Bolu’da yaşanan olayda CHP'li meclis üyesi Fahrettin Tanyar'ı karısı sevgilisine öldürtmüştü. Olayı düşündüğümüzde bu da bir nevi tahammülsüzlük değil midir? Kocana tahammül edemiyorsan, sevmiyorsan, bıktı isen ayrıl sonra ne halt edersen et, öldürmek de neyin nesi?

İki yıl önce beyin kanamasından öldüğü sanılan 2 çocuk babası Ayhan Albay’ın iki yıl süren araştırma sonunda künt kafa travmasına bağlı beyin kanamasından ve beyin doku harabiyetinden öldüğü ispatlandıktan sonra bu doğrultuda yapılan soruşturmalarda karate bilen karısı Filiz tarafından tekmelerle öldürüldüğü anlaşılmış. İki yıl süren soruşturma süresinde vicdanı hiç rahatsız olmadan yaşamını sürdürerek suçunu inkar eden bu kadın nasıl bir tahammülsüzlük yaşadı ki kocasını öldürme ihtiyacını duydu?

İnsanlar tahammülsüzleşmeleri sonucu canileşmeye başladılar. Eskiden de cinayetler vardı ama bu kadar çok değildi. Hayat şartlarındaki zorluklar ve insanlardaki doyumsuzluklar bu artışı tetikleyen sebeplerdendir. Burada eğitimin de rolü büyüktür kuşkusuz. İnsanların olaylara bakışlarının farklı olabileceği, çeşitli konularda farklı davranışlar sergileyebileceği, bu gibi durumlarda saygı duyulması gerektiği küçük yaşlarda eğitim yoluyla aşılanmalıdır. Bir de son yıllarda gıda üretiminde kullanılan hormonlar bu şiddet olaylarındaki artışı tetikleyen sebepler olabilir mi diye düşündüm bir an…

Umarım mübarek günlerin başladığı bu ramazan ayı sakin, sessiz, huzurlu günlerin başlangıcı olur… Ve umarım insanlar bu mübarek ayın yüzü suyu hürmetine birbirlerine daha tahammüllü davranmaları gerektiğini düşünürler…

Hayırlı ramazanlar dileğiyle…

Sevgilerimle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Birbirini tetikliyor Sema'cım. Bu ülkede insanlar yıllardır bellerinde silahla geziyor, silah yoksa bıçak var, çakı var ceplerinde. Eğitim sistemi sığ. Bunun ne kadar boş ve anlamsız olduğuna değil de silahla, kamayla, çakıyla güçlü olacaklarına inanıyorlar. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 10.09.2008 9:23
Cevap :
Kesinlikle haklısın Özlemcim... Biraz önce haberlerde tesadüfen gördüm yolda giden bir genci çekmişler, belinde tabanca görünüyordu şaşırdım kaldım... Nasıl bir rahatlık, özgürlük bu böyle... Sivil polisler bile böyle rahatça göstermiyorlar... Sevgilerimle canım...  11.09.2008 0:03
 

Bu sorun aslinda dunyayi sariyor.Orta sinifki ki dunyanin cogunlugunu temsil ediyor bireysel salt paya kazanmaya odaklanmis.Sorunlari olaylari tetikliyor.Devlet polittikalari ve toplumsal egitim ile cozumu var.Tabi bu arada genel toplumun egitim kalitesi ilede alakali malesef ulke bu yonden cok zayif.Yukselen toplum standartlariyla birlikte bu kabil olaylarin azalmasi dileklerimle... Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 06.09.2008 18:02
Cevap :
Tespitleriniz yerinde Sevgili Newyorker dileklerinize katılmamak elde mi... İnşallah diyelim... Selam ve sevgilerimle..  07.09.2008 1:26
 

Televizyonun o muhteşem dizileri, gençlerin kültürsüzlükleri, varoşların hemen para sahibi olma sevdaları insanları bilinçsizce çok şeylere itiyor. Ve onlar için katil olmak çok sıradan, maalesef.

Murat Ersöz 
 03.09.2008 23:31
Cevap :
Çok güzel tespitler Murat bey, haklısınız. Adam öldürmek o kadar basitleşti ki, sonrasında kendi hayatları da kararacak hapislerde çürüyecekler diye düşünmüyorlar hiç. Baksanıza iki gün önceki isyanda adamlar ne itiraflarda bulundular. Bazılarının da yaşam tarzı olmuş cinayet işlemek... Sevgiler...  04.09.2008 9:27
 

gerçektende artık tahammül sınırı diye birşey kalmadı. en ufak bir kelime bile insanı bir anda gözü dönmüş bir caniye çevirebiliyor. ve daha da kötüsü bu şekilde telafi edilmez hata yapanların hala kendilerini savunabiliyor olmalarını duymak. dileklerine gönülden katılıyorum...

beenmaya 
 02.09.2008 15:31
Cevap :
Özlemcim ne olacak halimiz böyle bilmem, herkes ciddi derecede agresif, kimse kimseye anlayışlı davranmıyor... Hakkımızda hayırlısı canım...  02.09.2008 17:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster