Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
178
 

Tahammülsüzlük

    Tam da burada başlıyor sorun.
            Kendi düşünme sisteminizin en doğru olduğunu düşünerek; etrafınızdaki herkesin bu kendince haklılık durumunu, kabul etmesini beklemekle. Düşündüklerinizi evrensel kanun olarak kabul etmek sizinle aynı haklılık payına sahip olan kişiye haksızlık değil mi?
  Tabi ki yaşamsal düzeni sağlayan kurallar dışında kalan kişisel gerçekliklerden bahsediyorum birine duyulan öfke, farklı bakış açılarındaki çatışma hali, değer yargılarda ki değişimler, ifade ederken ki davranış biçimi, karakter farklılıkları...
.
        Ben doğrusunu biliyorum yanılgısı. Günümüz ilişkilerinin en sıkıntılı hali. Kendine duyulan sonsuz inanç, ama böyle olmalı meli malı üzerine kurulmuş gerekçeler...
        Kendini sorgulamamak, insan olduğunu unutmak, yargılamadan eleştirmeden önce karşındaki insanı sadece insan olarak değerlendirememek. Terazinin diğer kefesine kendini koymamak, empati yapamamak, karşındakine senle eşit hakkı vermemek, anlamaya çalışmamak, şartların farklı olmasının getirdiği farklı öğrenilmişlikleri kabul etmemek, düşüncelere saygı göstermemek...
        Yine de tüm bunlar birbirimizi anlamamız için neden oluşturmaz eğer esas aldığımız şey salt yaşam hakkı ise.
       Tabi ki hepimiz farklı yetiştik, farklı yollardan, farklı sınavlardan geçerek bir kimlik oluşturduk bu doğrultuda düşüncelerimiz , zevklerimiz, değerlerimiz, hayat görüşümüz, inandıklarımız oluştu. Belki şartların oluşması açısından eşit değiliz, ama asıl söylemeye çalıştığım kavramları yanlış anlayıp yanlış uygulamak, insanlığın temel unsurları söz konusu olduğunda bunun sana göresi bana göresi yok. Salt doğrular, mantığın doğru işleyişi, duyguların davranışlara yansıması ; İlişkilerimizi, arkadaşlıklarımızı , işimizi, hayat görüşümüzü bir çok şeyi etkiliyor. Yani aslında değerler insan esası üstünde şekilleniyor sen sadece ona yakınlığını tartıp, iyi yönde geliştirmek ve anlamakla sorumlusun.
     Tahammülsüzlüğün başlıca sebebi bence ego kaynaklı. Ben doğruyum, doğru düşünürüm ve etrafımdaki her şeyi bildiklerim doğrultusunda yönlendirebilirim. Esneklik payı azalan dünya görüşüyle kaskatı ve bana göre ilkel, anlayışsız bir benlik.
      Tabi altında sadece egoya bağlı bir hırs barındırmaya da bilir. İyiliğini düşünmek de zaman zaman müdahale ve ben bilirimciliğe dönüşebilir. Ama bunlar bir türlü hayatla uyum sağlayamaz, sürekli mutsuz, eleştiren, beğenmeyen, kendi gibi davranmayanları yadırgayan, ben ben ben merkezli olup bunu da kabul etmeyen insanlar olarak bence zor bi hayat yaşarlar. İnsanları belli davranış ve düşünce kalıplara sıkıştırmaya çalışan, hayal kırıklığına uğrayan, hoş görüsüz bir insan haline dönersin ve yaşam gücünden harcanır.
Oysa farklı düşünmek zenginliktir,
farklı olmak yeni şeyler öğrenebilmek
doğayla uyum sağlamak, doğadaki renkliliğin güzelliğini, şifasını kabul etmek
 neye inanırsan inan, bunun bir başkasına zarar vermemesi ya da inandığın doğruların etrafına yansıma şeklinde sınırların olursa; neyin ne şekilde olduğuyla değil, daha adil değerlendirmelerle, kendini belli şekillere kalıplara doldurmadan ben diyebilmenin içsel gücünü hissedebilirsin.
       Yoksa sorar durursun kendine...
        Sen mi doğrusun ? Yoksa doğru tek başına var olan bir kavramlar sistemiyse sende ne kadarı geçerli? Ya da her şeyin kusursuz dengesini kendi içinde bulamadığında ki her yalpalama yanlış ise kendi iç dengen sana doğruyu buldurur mu? Daha farklı düşüncede yaklaşırsak insani değerler ve doğru yönde ilerlemeler kendi mutluluğu için midir insanın?
 
     Ya yanılıyorsam? Anlam ve mana ben sorguladıkça karışırsa ? Sonsuz çukurda kaybolursam ?
   Soruların olması cevapları bulacağın anlamına gelmiyor elbette, sorgulayabiliyor ve kendi doğrularını dünyanın dengesinde hepimizin farklı düşündüğü temeline oturtarak yükseltebiliyor olmak...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 379
Kayıt tarihi
: 10.12.09
 
 

Yazmak sadece bir fiil değil, benim için yaşam şeklidir.. 5 yılı aşkın süredir çeşitli dergilerde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster