Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
584
 

Tahliye olan Ahmet Şık'ın ilginç açıklamaları...

Tahliye olan Ahmet Şık'ın ilginç açıklamaları...
 

Bu ülkede bir şeyler değişmeye mi başladı?

İktidar ile cemaat arasındaki savaş, iktidar lehine kararlar ile sonuçlanmaya başlamış gibi görünüyor. Elbette iktidar bu sonuçların sorumlusu! Ancak iktidar ile cemaat arasında yürütülen güç gösterisinde, tıpkı fillerin tepişmesi esnasında ezilen cimler misali, önüne geleni yapık yıktılar. İş sonunda iktidara gelip dayanınca, düğmeye bastılar. MİT soruşturması ile iktidarın aklı başına geldi.

Cemaate yönelik operasyon başlatıldı ve kısa zamanda meyvelerini vermeye başladı. Bildiğiniz gibi İstanbul polisinden, önce üç müdür görevlerinden alınıp, başka görevlere atandılar. Ardından aynı müdürler Ankara’ya atanıp, İstanbul’dan uzaklaştırdılar. Ardından 9 üst seviye emniyet yetkilisi görevden alınıp, yerlerine başkaları atandı. En sonunda da, kış ortasında 700 emniyet görevlisinin doğu illerine tayini yapıldı. Bu tayinlerin rutin olduğu söylense de, aslında rutin olmayan, daha önce şark hizmetini yapan polis memurlarının(polis amirleri birden fazla şark’a gidebilir) da yeni atamada yer almasıdır.

Adil yargılamaya en büyük darbeyi vuran birkaç davadan birisi de Balyoz davası idi. Balyoz davasında savunmaların bile doğru düzgün alınmadığı, çapraz sorguların hiç yapılmadığı bir aşamada, savcı mahkeme sonunda vermesi gereken mütalaa için ek süre talep edince, mahkemenin sonuna gelindiği anlaşılıyor.

Bu arada tek davacısı Nazlı Ilıcak olan Odatv davasında da ilginç gelişmeler oldu. Mahkeme heyeti tutuklu sanıklara bir sürpriz yaparak, talepleri bir gün önce alıp, 4 gazetecinin(!) tahliyesine karar verdi.

Evet, Odatv davasında haklarında 375 gün sonra tahliye kararı çıkan Ahmet Şık ve Nedim Şener dâhil 4 gazeteci cezaevinden çıktı.

Çıktılar ama yanlarında bir uyarı ile! Akşam Gazetesi yazarlarından Tuğçe Tatari’nin Twitter’den yaptığı açıklamaya göre, tahliye kararını veren Mahkeme heyetinden, 'tahliye olan arkadaşlar kanal kanal gezerse haklarında işlem başlatırım' uyarısını almışlar.

Tahliye olan gazetecilerin kanal kanal gezip gezmeyeceklerini bilemem ama cezaevi çıkışında yaptıkları açıklama ile içeride yaşadıklarını dışa vurdular!

Özellikle Ahmet Şık cezaevi çıkışında yaptığı açıklama ile birçok kişinin canına okudu!

Ahmet Şık’ın gazetecilere yaptığı ve televizyon kanallarının bazısında canlı yayınla ekrana getirilen o açıklaması:

"Eksik kalmış adalet bu ülkeye hukuk ve demokrasi getirmeyecek. Sadece benim davamda 5 tutuklu var. Onun dışında 100 civarında gazeteci hala içeride.  Ve ifade özgürlüğü meselesi bu ülkede sadece gazetecilerin sorunu değil.  600 civarında üniversite öğrencisi var. KCK davasında 6000'in üzerinde tutuklu var. Bunların hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken tutuklular. Bunun mücadelesine biz devam edeceğiz ve "burada adalet ne zaman sağlanacak" diyeceksiniz...

Bu komployu kuran, yürüten polisler; savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek. Burada ben ant içiyorum hepinizin önünde. Onlar buraya girdiğinde bu ülkeye adalet gelecek. O cemaat bağlantılı, o çete bağlantılı adamlar buraya girecek, bunu da buraya yazıyorum.

Çok net söylüyorum. Bu işin sorumluları cemaat bağlantılılar, burada cemaatçi olan herkesi suçlamıyorum ama cemaatçi olup da bir çete faaliyeti gibi çalışan emniyetteki ve yargının içerisindeki bürokratik örgütlenme içerisindeki adamlardır bunun asli sorumluları. Ama siyaseten sorumlusu da AKP hükümetidir.  Bunlara cevaz verdiği için sesini çıkarmadığı için. Ama herkes şunu bilsin, bunca baskı ve zulümden o iktidarın korktuğu ama bizim de özlemini duyduğumuz ve mücadelesini sürdürmeye devam edeceğimiz bir hayat çıkacak.

Bu açıklama ile ülkemizin adalet sisteminin kimlerin elinde olduğu açıkça belirtiliyor. Tabi bu arada kurtuluş reçetesi de yanında bonus!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tedavi için hastanın istekli olması gerekir.Kadere boyun eğmiş gidiyoruz.Zaman zaman sesini yükseltenlerin başına gelenler de tedavide isteksizliği artırıyor...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 13.03.2012 11:28
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  13.03.2012 16:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster