Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '14

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
349
 

Takılırız, zorlanırız, 'bozukluk' olur!

Takılırız, zorlanırız, 'bozukluk' olur!
 

Takıntı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif Kompulsif Bozukluk)


Kafamıza hiçbir şey takmadan yaşamamız mümkün mü? Ya da hiç düşünmemek?

Hepimizin ‘takılıp kaldığı’ noktalar var. Peki, takıntılarımız ne zaman ‘bozukluk’ olarak adlandırılabilecek düzeye geliyor? Ya bozukluksa, tedavisi var mı?

Her geçen gün artarak karşılaştığımız bu sorulara ışık tutabilmek adına, meslektaşım Aslı Özkan ile birlikte hazırladığımız bu yazıyı* paylaşmak istedim.

Bir parça olsun sorulara cevap olabilirse, ne mutlu bize…

TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU (Obsesif Kompulsif Bozukluk) NEDİR? 

Bazıları bir türlü emin olamazlar. Bir işi yapıp yapmadıklarından, yaptılarsa doğru yapıp yapmadıklarından, kapıyı kontrol edip etmediklerinden ya da ellerini yeterince yıkamazsa sevdiği birine zarar gelmeyeceğinden… Bu tür sıkıntı verici ve kişinin elinde olmadan aklına gelip yerleşen düşüncelerin psikolojideki adı OBSESYON’dur. Takıntı da diyebileceğimiz bu düşünce ve görüntüler kişinin kendisine de yabancıdır ve rahatsızlık verir.

Çoğu zaman ise kişi bu tür düşüncelerle baş etmek, sıkıntılarından kendilerini kurtarmak için kendince bir yol bulur. Bunlar belli bir sayıda kapı kilidini kontrol etmekten, aklından ileriye üçer üçer saymak sonra aynısını geriye doğru tekrarlamak gibi bir takım davranışlar ve düşünceler olabilir. Bunlara ise psikoloji dilinde KOMPULSİYON denir. Kişiye saçma gelse de kendini bunları yapmaktan alıkoyamaz.

Takıntı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif Kompulsif Bozukluk - OKB) ise obsesyon ve/veya kompulsiyonların bulunduğu tedavisi mümkün psikolojik bir rahatsızlıktır.

OKB kimlerde, ne sıklıkta görülür?

OKB genellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde başlasa da her yaş grubunda görülebilen bir hastalıktır. Yaklaşık olarak her 100 kişiden 2 veya 3’ünde bu rahatsızlık görülür. Ayrıca yapılan araştırmalar her 40 kişiden birinin, hayatının bir noktasında OKB kriterlerini karşıladığını göstermektedir.

Her takıntılı davranış ya da düşünce Takıntı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif Kompulsif Bozukluk - OKB) mudur?

Hayır. Bazı şeylerden emin olmamak ve güvenlik önlemi olarak tekrar kontrol etmek, düzenli ve tertipli olmak için ev içinde bazı şeylere dikkat etmek vb. davranışlar aslında herkesin zaman zaman yapabileceği şeylerdir. Ancak bu tür düşünce ve davranışlar günlük işlevleri etkileyecek, kısıtlayacak ve bozacak şekilde şiddetli ve yoğun bir hale gelmeye başladığında OKB’nin işareti olabilir. Örneğin evden çıkıp apartmanın girişine kadar gittikten sonra kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizden şüphelenip tekrar kontrol etmeye gitmek herkesin yapabileceği bir şeydir. Ancak bunu sürekli yapmak, birkaç kere kontrol etmek ve hatta bu sürenin her zaman gidilecek yere geç kalmaya neden olacak kadar uzaması OKB hastalığı olarak değerlendirilebilir.

Başlıca Obsesyon Türleri ve Bunlara Karşı Geliştirilen Kompulsiyonlara Bazı Örnekler:

Bulaşma ve kirlenme: Ter, mikrop ya da idrar gibi iğrenilen ya da hastalık bulaşması gibi korkulan durumla ilgili aşırı zihinsel uğraşmadır. Bu durumda genelde aşırı yıkama, evdeki diğer bireylerin temizlenmesi ile uğraşma gibi kompulsiyonlar ortaya çıkar.

Emin olamama: Bir şeyi doğru yapıp yapmadığından emin olamama ve bununla çok meşgul olmadır. Kapıyı, ocağı tekrar tekrar kontrol etme gibi kompulsiyonlara neden olur.

Simetri/ kesinlik ihtiyacı: Her şeyin tam ve kesin bir düzeni olması gerektiğini düşünmektir. Evdeki eşyaları simetrik yerleştirme, ayrıntılı kategoriler oluşturma gibi kompulsiyonları beraberinde getirir.

Cinsellik: Cinsel içerikli konuşma ya da cinsel fantezi kurma gibi düşüncelerden dolayı aşırı kaygılanmadır. Bakmaktan kaçınma, sohbetten kaçınma, cinsel ilişkiden kaçınma gibi çeşitli davranışları beraberinde getirir.

Başkalarına ve kendine zarar verme: Kontrolünü kaybederek yakınlarına ya da kendine zarar verebileceği gibi düşüncelerle aşırı uğraşmadır. Buna karşılık kesici aletlerden uzak durmak, çocuğunu kucağına almaktan kaçma gibi davranışlar yapılır.

Dinsel: Dinsel inanışlarla ilgili kaygı ve aşırı uğraşmaktır. Şeytanca veya günah olan şeyleri düşünmekten korkmak gibi düşüncelerle ve tekrar tekrar abdest alma, sürekli besmele çekmek gibi kompulsiyonlarla kendini gösterir.

OKB NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İlaç Tedavisi: OKB tedavisinde kullanılan ve etkili olabilen ilaçlar ‘serotonin gerialım inhibitörleri’ adı verilen ilaç grubundaki ilaçlardır. Bu ilaçların OKB semptomlarını azaltmakta etkili olduğu bilinmekle birlikte, depresif belirtileri de ortadan kaldırma etkisine sahiptir.

Bilişsel Davranışçı Tedavi: Gerekli eğitimleri almış uzmanlar tarafından yürütülen bir çeşit psikoterapi yaklaşımıdır. Hem hastalığın tedavisinde hem de özelikle nükslerin önlenmesinde başarısı birçok araştırma ile gösterilmiştir. Tedavide bazen tek başına, bazen de ilaç tedavileri ile birlikte kullanılabilmektedir.

Bilişsel Davranışçı Tedavi yöntemi OKB hastalığında bulunan sıkıntı verici düşünceler (obsesyonlar) ve bunlardan kaçınmak için yapılmaya başlanmış olan davranış/düşünceler (kompulsiyonlar)’in her ikisinin bir arada ele alındığı bir yöntemdir. Hasta ve terapist bir arada çalışarak bu düşüncelerle ilgili sorumluluk duygusunu azaltmaya çalışır. Yani bunların gerçek gibi algılanması üzerinde durulur. Diğer yandan da kompulsiyonların yapılmasını engellemek için bazı ev çalışmaları vb. verilir ve obsesyonlara karşı geliştirilmiş bu davranışların sönmesi sağlanmaya çalışılır.

Bilişsel Davranışçı Terapi, birçok yöntemin bir arada kullanıldığı, hasta ile terapistin bir arada çalıştığı bir tedavi yöntemidir.

Ne Yapmalıyım?

Bazı düşünce ve davranışların bir hastalığın belirtisi olup olmadığına karar vermek çoğu zaman çok güçtür. Ancak bu yazıda yer alan bilgiler ışığında sizde OKB olduğunu düşündüyseniz bu konuda çalışan bir psikologa veya psikiyatriste başvurmanızda fayda vardır.

 

*Bu yazı bilimsel kaynaklardan araştırılarak yazılmış olsa da, bilimsel makale niteliği taşımamaktadır.

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5838
Kayıt tarihi
: 25.07.13
 
 

Klinik Psikolog / Sarıyer Merkez İSTANBUL  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster