Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
303
 

Taksim Gezi Parkı olaylarının bir başka boyutu

Çok hızlı bir gelişme ile karşı karşıyayız.

Yapılaşma arttı, her sokakta bir veya birkaç inşaat, rant büyük, konut kredileri normal sınırların altında,

İstanbul’un bütün ilçelerinde ve benim de evimin de bulunduğu Kartal ilçesinin semtlerinde 27 daireli apartmanımızın, çevrede yapılan büyük iş merkezleri ile rezidansların gölgesinde kaybolmasına çok üzüldüm. Öğleden sonra güneş ışığı vuran evimizin sağ tarafına iki rezidans yapılıyor. Hayıflanmamak elde değil. Ancak gezi parkındaki tepkiye yakın bir duruşu biz semt sakinleri gösterme şansımız olmadı.

Gece gidip gelen beton kamyonlarının meydana getirdiği toz ve gürültü ile ilgili olarak yaptığımız hiçbir şikâyetten netice alamadık.

İnşaat yapan Büyük Sermaye Şirketlerinin, gece-gündüz demeden toz, duman ve gürültü içerisinde inşaat katlarını yükseltmesinin çevreye verdiği rahatsızlık karşısında sessiz çoğunluk olarak sadece sabrediyoruz. İstanbul korkunç bir hızla betonlaşıyor. Sınıfsal katmanlar arasındaki makas açılıyor…

30-40 yıl evvel İstanbul’a gelmiş iç ve dış göçlerle nüfusu yüz bini aşmış bu semtlerde arsa sahibi olmuş vatandaşların oğulları, torunları, arsa rantının sağladığı maddi zenginliğin tadını çıkarıyor, değeri 150 bin lira olan lüks ciplere biniyor, çevreye kötü örnek olarak algılanan, çalışmadan yaşamanın, rant ekonomisinin canlı örnekleri kulaktan kulağa yayılıyor.

Bir tarafta toprak rantı ile palazlanan, şımaran tufeyli bir kesim, diğer tarafta iki göz odada açlık sınırının altında, 850 lira ile geçinen kamunun taşeron firmasının sözleşmeli işçisinin lise çağındaki çocuğu.

İktidarı devrimle alaşağı ederek, ezilen sınıfların iktidarını vaat eden kime hizmet ettiği bilinmeyen örgütler… Örgüt elemanlarının telkinleri ile kandırılıp meydanlara sürülüp ve polisin önüne atılan yığınla çocuk…

Kim haklı kim haksız siz karar verin!

İşte Taksim Gezi parkı hikâyesinin bir başka boyutu.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazarına; elinize aklınıza sağlık. Munzevi yorumcuya; savunduğunuz konu baştan sakat... Gezi Parkı / Taksim yayalaştırma Proje/Planı Kararı İstanbul B.Belediye Meclisinde CHP de dahil (yanlış okumadı isem) oybirliği ile alınmış. Acayiplik şuradaki CHP'nin bu karara rağmen sanki Başbakan bu işi kanunsuz kuralsız dikta ile zorla hayata geçiriyormuş gibi (inadını da kabartıp) bir hava yaratıp hem sizin çocuklarınızı kullandı hem de milleti de yanıltmakla kalmayıp Türkiye'yi ateşe attı! Bunu da mı bilmiyorsunuz?! Bimek istemeyebilirsiniz ama iş çığırından çıktı ve vatanın milletin varlığı ile alakalı duruma geldi! Eğer hain değilseniz bilinizki bu iş başka bir mecraya çekildi ve gençlerin masumiyetini çoktan aştı. Taksim bahanesiyle AKP istifa ettirilirse G.Doğu ayağa kalkar... CHP-MHP ittifak... e sonra? AKP'liler armut mu toplayacak bu arada? Sessiz çoğunluk diş gıcırdatıyor bilesiniz. Sözü edilen faiz lobisi işin örtülü tarafı. RTE'yi meşguliyet... Büyük resim başka! Aman dikkat!!!

Veli Özdemir 
 13.06.2013 8:07
Cevap :
Yorumunuza teşekkürler, selam ve saygılar.  14.06.2013 13:14
 

Pek değerli yazar; yorumuma verdiğiniz cevapla, hükümetin düştüğü yanılgıya sizin de kapıldığınızı çok net görüyorum. Bu mesele sandıkta cozulebilecek bir sorun değildir. Bu sorun bir anlayış kavrayış sorunudur! Bu hükümet gelecek seçimlerde oy kaybetmez, zira kaybetmeye de tahammülü yoktur! Sandiktan nasil bir yüzdeyle çıkarsanız ciksin, asıl mesele ülkenin ve tüm halkın selametini gözeten bir yönetim olma zorunluluğunuzdur! Fakat olan olaylar incelendiğinde soz konusu hukumetin kimseyi umursamayan tavrının kazanacağı bir sonraki zafer ile daha bir pervasizlasacigin sinyallerini açıkça ortaya koymaktadır! Sandıktan farkla çıkmak size istediğiniz herşeyi yapma konusunda bir meşruiyet tanımaz! Şayet bu ülke bir hukuk devleti ise, her kurum ve görevli kendi işinin peşine düşsün! Ülkenin herhangi bir şehrine yapılacak replika binalar başbakanın ajandasinda bulunmayacagi gibi, konu o şehrin belediye baskaninin, valisinin, şehircilik ilçe müdürlüğünün görev kapsami ve sorumluluğundadır.

Tevfik Munzevi 
 11.06.2013 2:06
Cevap :
Sevgili blok dostları, sevgili arkadaş; Başbakan diyor ki; “Sandıktan çıkan sonuçlar, tartışmasız zafer işaret ettiğinde, kendimizi mağrur ve mütekebbir muzafferlerin yerine değil, kaybetmişlerin yerine koyduk, bize oy vermeyen kitleyi de anlamaya çalıştık…Kimseye dayatma yapmadığımız gibi, kimsenin dayatmasına da eyvallah etmeyeceğiz…Taksim meydanı yayalaştırma projesi, İstanbul Büyükşehir Belediye meclisinde CHP’li üyelerin de onayı neticesinde başlatılmış bir projedir….Olaylarda Türkiye ekonomisinin hedef alıldığını, faizlerin yükselmesi, borsanın düşmesi, yatırım ortamının ürkütülmesi, Türkiye’nin kötüleşmesi, Türkiye’nin imajının bozulması, sistemli bir projeyle devreye sokulmuştur….Taksim Gezi parkındakilerin, Türk bayrağını yakacak, Taksim meydanına İllegal örgütlerin paçavraları, bölücü posterlerini asılmasına müdahale etmenin nesi kötüdür…Gezi parkı kılıfıyla Türkiye’de büyük bir oyun oynanmak isteniyor, Türkiye Ekonomisi üzerine ağır tahribat yapılmak isteniyor. Ambalajın üze  12.06.2013 11:22
 

Gençlerin öfkelerinin pek çok sebebi var ve haklı oldukları konular çok. Ancak haklısınız.Artık gerçekçi olmaları gerekiyor. Ülkemiz ekonomik olarak çok zarar gördü.Gelecek senenin ekonomisini de kaybedebiliriz yoksa. AKP nin hükümeti bırakmasını, Erdoğan'ın istifa etmesini mümkün görüyor musunuz? Ayrıca böyle bir şey doğru mu?Çünkü mükemmel olmasa da en iyi yönetim biçimi demokrasi. Milyonların Erdoğan'ı başbakan görmek istediği gerçeğini unutamayız.Kaos olur o zaman. Yapılması gereken taze bir parti ile seçimlere katılıp bu protesto hareketini seçimden zaferle çıkarmaya çalışmaktır ancak. İdealizm ve protestolar gençlere hoş geliyor ancak bu konular oyun değildir.Amaç değil araçtır. Hareketler amacına ulaşmıştır. Fazlası düşman ülkeleri sevindirecek artık.

beyazışık 
 08.06.2013 15:43
Cevap :
yorumunuza candan teşekkürler, selam ve saygılar  10.06.2013 11:56
 

Beyefendiciğim siz hiç Taksim Gezi Parkı'na gittiniz mi bu gösteriler esnasında? Mahiyeti konusunda gerçekten bilginiz var mı ki bu yazıyı kaleme aldınız? Ben Cuma gününden beri orada bulunuyorum, kimden bahsediyorsunuz bilmiyorum ama o meydanlara çıkan insanların arkasında bir tane parti, bir tane siyasi örgüt yahut sivil toplum örgütü bulunmuyor. Bizler çadırların yandığının, cocukların coplandığının haberini bizzat telefonlarımızdan aldık. Mesajı çekenler ise yine bizzat bizim arkadaşlarımızdı. Her gün iş yerimizden çıkıp doğru parkta alıyoruz soluğu ve bunu kendi hayatımızı ve geleceğimizi tehdit altında hissettiğimiz için yapıyoruz. Lütfen elinizde sağlıklı bilgi olmadan birşeyler yazıp insanların kafasını karıştırmayın zira medya zaten olayları gizlemeye çalışıyor. Türkiye tarihinde bir ilktir bu! Halk kendi kendine karar verip, aynılaştırmanın ve toplum mühendisliğinin önüne geçmek için ayaklandı ve Anayasal Gösteri Yapma Hakkını kullandı ama malesef polis zulmü ile karşilandi.

Tevfik Munzevi 
 05.06.2013 12:24
Cevap :
Sevgili blog arkadaşım, siz bu yorumu yazmamış olsaydınız, güncemin, okunmamış ve ciddiye alınmadığını düşünerek bir haylı üzülecektim. Ben oğullarıma, üniversitelerde 80 evvelinden yaşanan masum yemekhane grevleri ile başlayıp yurt sathında binlerce ölümün olduğu günlerden geliyorum,demokrasilerde en kötü hükümet bile kaostan iyidir,kalabalıkların arasına girecek bir provakatörün yapacağı bir kötülük sonucu "Gezi parkında" toplanan onlarca gencimizin zarar görmesine neden olabilir, "Kalabalıkların başı çoktur, aklı yoktur" sizin binlercenizin yaptığı eylemi vatandaş bir dilekçe ile İdare Mahkemesinde durdurdu.Türkiye bir Hukuk Devleti. Aceleniz ne? 9 ay sonra seçim var, dokuz ay bekleyemeyecek olan bu insanlar annelerinin karnında nasıl bekledi... Sabredin çözüm sandıkta, Vesayet rejimlerinin son bulmasından sonra Türk baharını yaşıyoruz,içinden geçiyoruz, bu ülkemizde var olan demokrasinin sonucudur.Selam ve sevgiler  06.06.2013 13:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1306
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster