Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN

http://blog.milliyet.com.tr/yusufbayalan

02 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
656
 

Taksim ve ruhsal dünya

İnsan, tarih boyunca mekanlar (kentler, hanlar, hamamlar, camiler vb.) inşa edegelmiştir. Ve her mekana kendi ruhundan (duygu, düşünce, inanç, hayal vb.) üflemiştir! Mekanlar sadece taştan betondan yapılar değillerdir. Bilakis mekanlar "ruhtan" yapılardır. Zamanla mekanlara uğrayanlar, mekanları kullananlar kendi ruhlarından üfleyerek mekanın ruhunda değişiklik yapabilirler. Ancak bu söz konusu mekanı ruhsuz kılmaz!

Her mekan insana bir şeyler "söyler" ve dahi her mekandan insan bir şeyler "dinler". Bize uygun şeyleri söyleyen mekanlar bize çekici gelir. Söylediklerini anlamadığımız mekanlardan ise kendimizi uzak tutmaya çalışabiliriz. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir.
İnsan mekanı inşa ettiği gibi mekan da insanın inşasında söz sahibidir. Gördüklerimiz, yürüdüğümüz yollar, kokladığımız hava, aldığımız nefes ruhumuza renk verir.

Geçtiğimiz cumartesi günü Taksim'deydim. Benim için Taksim sürekli yaşanılacak değil ancak ara ara mutlaka uğranılacak bir mekandır. İstiklal Caddesindeki kalabalık, insan çeşitliliği bana kendimi unutturuyor. Umarsız hissediyorum kendimi onca insan çeşitliliğinin içinde. Ne uzun oluyorum ne kısa, ne güzel oluyorum ne çirkin, ne hızlı oluyorum ne yavaş, ne doğru oluyorum ne yanlış! Bu bir "arada kalmışlık" değil, umarsızlık.

En çok kitapçılarını dolaşmayı seviyorum Taksimin. Yeni çıkan kitaplara rastlama ümidiyle dolaşıyorum kitapçıları. Bu hafta Psikeart dergisinin son sayısına rastladım. Son sayının konusu "Gülme". Henüz tüm dergiyi okumadım. Okumam bitince blogumda sayı hakkında yazmayı düşünüyorum.
Caddenin ara sokaklarındaki çay bahçeleri sanki bir kaçışa kapı açar benim için. Kocaman karmaşa içindeki sakinlik. Ruhum İstiklalin karmaşasına çokça dayanamaz; ancak onsuz da yapamaz.
Bir danışanım için istiklal bir kaçınma mekanıydı. Evden kaçan asi çocukların uğrak alaıydı. Ruhundaki yorgunluğu unutturuyordu ona İstiklal'in barları. "Nasıl olsa unutulacak ilişkiler"e fırsat tanıyordu İstiklal. babasının her şeyi takip eden gözleri buralara ulaşamıyordu.
Başka bir tanıdığım içinse İstiklal fazla kaotikti. Ne idüğü belirsiz insanların takıldığı bir yerdi burası. Benim de burada dolaşmamı pek anlayamıyordu. Demek ki ben ona göre aslında ne idüğü belirliydim!
Not: Bu arada sosyal fobi'den muzdarip olanlar için İstiklal Caddesi'nde yürüyüş terapötik bir etki sağlayabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İstiklalde yürümek dediğiniz gibi terapi niteliğinde. Rengarenk insanları, kitapçıları, yükselen farklı müzikler, bi bakıma uzaklaştırıyor girdaptan, kaybolmuşluktan. Arada bir uğramalı, yoklamalı ne var ne yok.. Saygılarımla

ayse_gu 
 05.08.2010 17:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 964
Kayıt tarihi
: 08.01.10
 
 

Merhaba. Ben Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN. 1979 Trabzon doğumluyum. 2003 yılında KTÜ Psi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster