Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
44
 

Taksimde gördüklerim, duyduklarım

TAKSİM MEYDANI HABERLER-24 Mayıs 2012 Salı

Saat 09: 05 de geldim Taksim’ e.

Her zamanki gibi koşuşturmaca var.

Hava bu gün de nemli.

Her zamanki rutin işler.

Hava ısındıkça insanlar renkli elbiseye daha rağbet ediyorlar. İnsanların çoğu çiçek gibi açılmış.

Ofise geldim nemden bunaldım. Klima arızalı. Pencerenin sürgülü camını sonuna kadar açtım.

Bu arada yandan bakınca boğaz görünüyor. Denize bakmak sanki insanı serinletiyor.

Arkadaşların ofisten deniz direk görünüyor. Onlar arka cephedeler. Ben meydanı daha iyi görüyorum.

Saat 9: 57 Meydanda İstiklal Marşı okunuyor. Kalabalık bir grup anıtın önünde, ellerinde bayraklar, genelde küçük çocuklar.

Oraya bakarken, meydanda AKM tarafında, dev kedi heykelini fark ediyorum, yarısını sarmaşıklar sarmış. Kimileri önünde durup fotoğraf çektiriyor.

Bu arada meydanda, şarkılar söylenmeye başlıyor. Onuncu yıl Marşı okunuyor. Bu kalabalık grubun ne olduğunu çözemedim şu an.

Öğlende dışarı çıkınca fark ediyorum. Anıtın orada ki kalabalık dağılmış, fakat bez afişlerde okul öncesi eğitim cümleleri geçiyor. Bir yandan protestolar, bir yandan da teşvik için bakanlığın çocuklara yönelik eğlence niteliğinde toplantılar. Burası bizim ülkemiz. Her şey var bizde.

Oradan Demirören iş merkezine gidiyorum. Harici diskim arızalı, ona boş kutu almam gerekiyor. Bilgisayar bölümüne indim ve aldım.

Bu gün yemek yemem zor. Sıcak çok. İstiklal caddesinde dolaşıyorum. Tamir edilen yerlere bakıyorum. Önceki tamirler malum bozuk. Yeni tamir edilen yerler, biraz daha düzgün.

Sanırım bozuklukları görenler eleştirmiş açıkçası. Ya da yetkililer uyandı.

Meydana geldim tekrar, sıcaktan bunalanlar gezi parkına doğru gidiyorlar.

Ofise döndüm, sıcak hala devam ediyor.

Pencereden baktığımda bu seferde ilan panoları dikkatimi çekti. Kimsenin baktığı yok. Herkes işinde, gücünde.

AKM’ nin çatısında yine martılar cirit atıyor.

Saat 13: 13 ezan okunuyor.

Bende çalışmalarımı sıklaştırıyorum. Saat 15:30 sıralarında acıktığımı hissediyorum ve önceden aldığım kuruyemişlerle idare ediyorum.

Saat 17: 08 ezan sesiyle uyanıyorum, işime öyle katırmışım ki kendimi.

Bu arda meydandaki büyük bayraktan rüzgârın etkisiyle sesler geliyor. Bakıyorum dışarı hava kararmış ve hafif bir serinlik var. Rüzgâr da hırçınlaşmış, bayrağı zorluyor.

Saat 18: 50 paydos ediyorum. Dışarı çıktığımda havanın ne kadar soğuduğunu daha iyi anlıyorum.

Yolcu yolunda gerek, yarın yine işe geleceğiz.

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 346
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Ordu ilinde doğdu. İstanbul'da büyüdü. İlk ve orta, lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. Ünivers..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster